Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1507 E. 2023/1650 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1507
KARAR NO : 2023/1650
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3065 E., 2022/2379 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 15.11.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/668 E., 2022/592 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin emeklilik başvurusunun 08.09.2020 itibariyle 60 yaş, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün şartlarını sağlayarak emekliliğe hak kazandığı halde reddedilmesi nedeniyle işbu davayı açma zaruretlerinin doğduğunu, müvekkilinin 08.09.1960 doğumlu olup doğum yılının nüfusa sehven 1965 olarak kaydedilmesi nedeniyle yaş tashihi davası ikame edildiğini ve Çat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/14 E. 1979/25 K. 11.04.1979 sayılı ilamıyla müvekkilinin nüfusta 1965 olarak kayıtlı bulunan doğum yılının 1960 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, müvekkilinin SGK’ya yaptığı 19.04.2021 tarihli emeklilik başvurusunun emeklilik hesabında ilk işe giriş tarihi olan 17.01.1977 tarihinde nüfus kütüğünde kayıtlı doğum tarihinin esas alınacağı gerekçesiyle reddedildiğini, ancak 5510 sayılı Kanuna göre 4/1-(a) ve 4/1-(b) Kapsamındaki Sigortalıların Tahsis İşlemleri konulu 2011/58 sayılı Genelgede;”sigortalıların iradesi dışında nüfus idaresince yapılan maddi hataların giderilmesi amacını taşıması nedeniyle düzeltilmesi halinde, bu hususların belgelenmesi ya da mahkeme kararında belirtilmiş olması halinde söz konusu kayıt düzeltmelerinde, düzeltilen yeni kayıt esas alınacaktır.” Denilmekle bu kararın hukuka uygun olmadığının açık olduğunu, somut olayda yaş tashihinin sigortalılığın başlangıcından önce yapılıp yapılmadığının önem arz etmeyeceğini, zira gerek talep gerekse dava tarihi itibariyle müvekkilinin yaşının SGK kayıtlarında da 1960 olarak kayıtlı olduğunu, bu açıklamaları doğrultusunda müvekkilinin emeklilik şartlarını sağladığının ve 08.09.2020 itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarının geçerli olduğunu, Kurum kayıtlarında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmemesi halinde Kurumca red cevabı verileceğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut davada davacının ilk kez 17.01.1977 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, sigortalılık süresi içinde yaş tashihi davası ile doğum tarihinin 1965 olan doğum yılının 1960 olarak düzeltildiği anlaşıldığından ve 506 sayılı Kanun’un 120 inci maddesi gereği sigortalının tescil tarihinden sonraki yaş tashihi kararlarının yaşlılık aylığı bağlanması işlemlerinde esas alınmaması nedeniyle, davacının tashih edilmiş doğum tarihine ve dolayısıyla yaşına göre 08.09.2020 itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine yasaca olanak bulunmadığının gerektiği kanaatine varıldığı, yapılan yargılama, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; 506 sayılı Kanun’un 120 inci maddesi gereği sigortalının tescil tarihinden sonraki yaş tashihi kararlarının yaşlılık aylığı bağlanması işlemlerinde esas alınmaması nedeniyle, davacının tashih edilmiş doğum tarihine ve dolayısıyla yaşına göre 08.09.2020 itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine yasaca olanak bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin gerek talep gerekse de dava tarihi itibari ile SGK kayıtlarında 60 yaşında gözüktüğünü, bu nedenle somut olayda kayıt tashihinin sigortalılığını başlangıcından önce yapılıp yapılmadığının herhangi bir önem arz etmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının ilk kez 17.01.1977 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, sigortalılık süresi içinde yaş tashihi davası ile 1965 olan doğum yılının 1960 olarak düzeltildiği ve 506 sayılı Kanun’un 120 inci maddesi gereği sigortalının tescil tarihinden sonraki yaş tashihi kararlarının yaşlılık aylığı bağlanması işlemlerinde esas alınmaması nedeniyle davacının tashih edilmiş doğum tarihine ve dolayısıyla yaşına göre 08.09.2020 itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine yasaca olanak bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi yön görülmediği gerekçeleri ile “davacının istinaf isteminin reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı kurum nezdindeki sigortalılık işlemleri yönünden doğum tarihinin 08.09.1960 olduğu ve 08.09.2020 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un maddesi 120/2 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.