Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1522 E. 2023/1423 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1522
KARAR NO : 2023/1423
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/1529 K.
DAVA TARİHİ : 15.04.2019
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/304 E., 2021/419 K.

Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 1996 yılından beri süt üreticisi olduğunu, bu tarihten itibaren Ketaş süt fabrikasına süt verdiğini, 63 yaşında olduğundan emekliliğine yetecek kadar günleri borçlanarak emekli olmak istediğini ve 1996 tarihinden itibaren Ketaş süt fabrikasınca yapılan kesintiler göz önüne alınarak tarım günlerini de 29.03.2019 tarihli yazı ile istediğini, tarım Bağ-Kur olarak tescilinin yapılmasını istediğini, müvekkilin yaşadığı yerde … diye de bilindiğini, bu sebeple kayıtların … ve …olarak araştırılmasını istediğini ve talebinin değerlendirilmediğini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2926 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi gereğince sigortalı iken kuruma kayıt ve tescilinin yapılmadığını, sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle sigortalılıklarının başlatılması için kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılmakla, tarımsal faaliyetlerinin devamı halinde sigortalılığının devam ettiğini, olayla ilgili kurum kayıtları incelendiğinde kesinti listesindeki isim başkasına ait olduğundan ve davacının kimlik bilgilerini içermediğinden talebinin reddedildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlçe Nüfus Müdürlüğünün 05.10.2020 tarihli yazısında; İlçe nüfusuna kayıtlı (Tonya) …adında birinin olmadığını bildirdikleri, Tonya Kaymakamlığının 09.03.2021 tarihli cevabi yazısında; yapılan araştırma sonucu sorumluluk alanında bulunan mahallelerde …isminde kimsenin olmadığını, nüfusa … olarak kayıtlı olan kişinin halk arasında …olarak bilindiğini, bunun haricinde …diye birinin veya bu isimlerle bilinen başka kimsenin olmadığının bildirildiği, tüm dosya kapsamından …isminde kimsenin bulunmadığı, muhtar ve jandarma araştırmasındaki beyanlardan davacının süt üretimi yaptığı anlaşıldığından, “D” ve “T” harflerinin söylenişte karışma ihtimalinin de yüksekliği gözetilerek …adına yapılan kesintilerin … adına yapıldığı kabul edilerek davacının ıslahı da dikkate alınarak davanın kabulüne, 31.07.1995-31.12.1995 ve 31.05.1998-31.12.2001 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur günlerinin tespiti ile 7326 sayılı Kanun’dan faydalandırılmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının ” …” ismiyle … müstahsil numarasıyla yapılan kesintilerin kendisine ait olduğunu iddia ederek tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilini talep ettiği, kesinti listelerinde köy ve kimlik bilgisi haricinde bilgi bulunmadığı, doğum tarihi ve baba adı gibi kimlik bilgilerinin mevcut olmadığı, İlçe Nüfus Müdürlüğünden yapılan araştırmada ilçede …isimli kişi olmadığının bildirildiği, dinlenen tüm tanık beyanları ve kolluk araştırmaları ile davacının köyde …ismiyle bilindiğinin anlaşıldığı, kuruma Dairemizce yazılan yazıya kesintilerin başkasına mal edilmediği şeklinde cevap verildiği, sonuç olarak 2504 müstahsil numarasıyla yapılan kesintilerin davacıya ait olduğu kesin olarak anlaşılmakla tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak kesinti listelerine göre davacı adına 1995 yılında yapılan ilk kesinti 1999 yılı Temmuz ayında, 1998 yılında yapılan kesinti de 1998 yılı Mayıs ayında olduğundan kesintileri takip eden ay başından itibaren tespit kararı verilmesi gerekirken kesintinin yapıldığı aydan başlatılarak tespit kararı verilmiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek, bu husustaki yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından kararın ortadan kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine ilişkin hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının, Hukuk Muhakameleri Kanunu’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendinin 2 numaralı alt bendi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, davacının 01.08.1995-31.12.1995 ve 01.06.1998-31.12.2001 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur günlerinin tespiti ile 7326 sayılı Kanun’dan faydalandırılmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, mahkemenin kısmen kabul kararının yerinde olmadığı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 31.07.1995-31.12.1995 ve 31.05.1998-31.12.2001 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 7326 sayılı Kanun’dan faydalanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun’un 2,5,7,9 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.