YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/156
KARAR NO : 2023/808
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1502 E., 2022/2033 K.
DAVA TARİHİ : 03.09.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/15 E., 2020/68 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.08.1996 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.1996 tarihinde bağlanmış bulunan yaşlılık aylığının dikkate alınarak 6283 sayılı Kanundan yararlanma ve buna göre müvekkilinin yaşlılık aylığının 5510 sayılı Kanun’un geçici 39 uncu maddesi uyarınca güncellenmesinin yapılarak bugüne kadar oluşan birikmiş farkların, 5510 sayılı Kanun’un 42 inci maddesi hükmü gözetilerek, her bir aylığa isabet edecek fark aylıkların işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi hususunun kabulü gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya Kurum tarafından 20.08.1996 tahsis talebine istinaden 01.09.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının 09.10.2007 tarihli çalışması ile aylığının kesildiğini, 18.10.2007 tarihinde işten ayrılıp tahsis talebinde bulunması üzerine 01.11.2007 tarihinde yeniden aylık bağlandığını, son tahsis talep tarihinin 2000 yılı Ocak ayı sonrasında olması nedeni ile 6283 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmasına imkan bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;ilk kesinleşen mahkeme kararı ile istinafa konu edilen işbu davanın ve taleplerin birbirinden farklı olduğunu, ilk kesinleşen davada incelenmeyen hususun istinafa konu olan … 16. İş Mahkemesi’nin kararında incelenmesi gerekirken incelenmemesinin maddi bir hata olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkilimin yaşlılık aylığının 5510 sayılı Yasanın geçici 39. maddesi uyarınca güncellenmesinin yapılarak bugüne kadar oluşan birikmiş farkların, 5510 sayılı Yasanın 42. maddesi hükmü gözetilerek, her bir aylığa isabet edecek fark aylıkların işleyecek yasal faizleri ile birlikte müvekkiline ödenmesi hususunun kabulü gereğinin tespiti ile müvekkiline ödenmesine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Dosyadaki kayıt ve belgelere göre davacının aynı davalı aleyhine, aynı maddi vakıalara dayanarak, aynı talep sonucu ile açtığı davasının … 1 inci İş Mahkemesinin 2014/132 esas ve 2014/366 karar sayılı ilamı ile reddine karar verildiği, Yargıtay 10 uncu Hukuk Dairesinin 2014/18256 esas ve 2015/5456 karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin onanması üzerine kararın kesinleştiğini, davacı taraf kesinleşen hükmün maddi hataya dayandığı için kesin hükmün sonuçlarını doğurmayacağını iddia etmekle birlikte ilk hüküm incelendiğinde davacının iddiasının değerlendirildiği ve talebin reddine karar verildiği açık olmakla istinaf başvuru sebebinin dosya kapsamı ile örtüşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerin farklı olduğunu, kesin hüküm oluşmadığını bu sebeple kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması da (olumsuz) dava şartıdır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin (vakıaların) ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Kesin hüküm, hem bireyler için hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlilik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…