Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1590 E. 2023/2449 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1590
KARAR NO : 2023/2449
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2022/432 K.
DAVALILAR : 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat … 2- … vekili Avukat … 3- … 4- … 5- … 6- … 7- … 8- … 9- … Gıda A.Ş.
10- … mirasçıları: a) … b) …
c) …
DAVA TARİHİ : 14.06.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalılardan işverenlere ait işyerinde 1980 – 1988 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının sigortalılık dosyasının incelenmesinde işe giriş ve çıkışlarının mevcut olduğunu, ancak 13927 sigorta sicil numaralı işyerine ait işe giriş bildirgesinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2012 tarihli ve 2012/416-2012/657 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.05.2014 günlü ve 2013/10204 – 2014/10840 E. K. sayılı ilamı ile; somut olayda, davacının 01.04.1980-30.06.1980 tarihleri arasında 90 gün … ünvanlı ve 11374 sicil numaralı işyerinden ve 01.07.1983-1983/3. dönem arasında 96 gün … Gıda San ve Tic A.Ş. ünvanlı ve 13927 sicil numaralı işyerinden bildiriminin yapıldığı ve 31.10.1985 tarihli ve müfettiş … tarafından düzenlenen raporda davacının ve … ‘un 01.10.1980-01.10.1981, 01.03.1982-01.12.1982, 01.06.1983-09.10.1985 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiğinin ve sigorta işlemlerinin buna göre yapılması gerektiğinin bildirildiği, dinlenen davacı tanıklarının da davacının çalışmalarını doğruladığı, tanıklar tarafından davacının çalışmalarının doğrulanmasının yanında dosyada bulunan bilgi ve belgeler de davacının çalışmalarını destekler nitelikte bulunduğundan tüm bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, yapılacak işin, davacının çalışmalarının tespiti yönünden araştırmayı genişletmek, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının 01.04.1980-30.06.1980 tarihleri arasında bildirimi yapılan işyerinin … …’ya ait olduğu ve … …’nın davalı şirketin ortağı olduğu anlaşıldığından bu durumu göz önünde bulundurmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermek olduğuna işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2014/265-2015/16 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosya içeriğine göre, davacı … …’ün 01.04.1980 tarihinde davalılardan … …’ya ait 4400311374.49.10 nolu iş yerinde çalışmaya başladığı, Yargıtay 10.H.D.’nin 2006/19694 Esas, 2007/17620 Karar sayılı ilamında de belirtildiği üzere, davacıya ait kimlik bilgilerini içeren işe giriş bildirgesi ve bu tescil ile verilen sigorta sicil numarası da dikkate alınarak 01.04.1980 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, SSK ve iş yeri kayıtları, işe giriş bildirgesiyle örtüşen tanık beyanları da değerlendirilerek, davanın kabulü ile; 11479054 sigorta sicil numaralı davacı … …’ün davalılara ait iş yerinde 1980-1988 yılları arasında hizmet akdi ile aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 21.05.2015 günlü ve 2015/7961 – 2015/11450 E.K. sayılı ilamı ile; bozmaya uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği belirtilerek, yapılacak işin, davacının çalışmalarının tespiti yönünden araştırmayı genişletmek, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının 01.04.1980-30.06.1980 tarihleri arasında bildirimi yapılan işyerinin … …’ya ait olduğu ve … …’nın davalı şirketin ortağı olduğu anlaşıldığından bu durumu göz önünde bulundurmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermek olduğu, ayrıca, davacının 1980-1988 tarihleri arasında çalıştığı tarihler net olarak belirlenip tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2015/429-2018/247 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosya içeriğine göre, davacı … …’ün 01.04.1980 tarihinde davalılardan … …’ya ait … nolu iş yerinde çalışmaya başladığı, Yargıtay 10.H.D.’nin 2006/19694 Esas, 2007/17620 Karar sayılı ilamında de belirtildiği üzere, davacıya ait kimlik bilgilerini içeren işe giriş bildirgesi ve bu tescil ile verilen sigorta sicil numarası da dikkate alınarak 01.04.1980 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, SSK ve iş yeri kayıtları, işe giriş bildirgesiyle örtüşen tanık beyanları ve davacının yargılamanın 15. Celsesinde davalılara ait iş yerinden 01.10.1988 tarihinde çıkışının yapıldığına yönelik ifadesi bir arada değerlendirilerek, davanın kabulü ile; davacının 01.04.1980 ile 30.06.1980 tarihleri arasında … …’ya ait 11374 sicil numaralı işyerinde, 01.07.1980 ile 01.10.1988 tarihleri arasında 13927 işyeri sicil numaralı … Gıda A.Ş. isimli işyerinde hizmet akdi ile aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 günlü ve 2018/5687 – 2019/6604 E.K. sayılı ilamı ile; bozmaya uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, somut olayda, dinlenen bordro tanıkları, davacının 1980-1985 arası çalışmalarını doğrulamakta ise de; davacının 1985-1988 yılları arasındaki çalışmalarına ilişkin tanık beyanı bulunmamakta olup, 31.10.1985 tarihli ve müfettiş İ. Hakkı İnan tarafından düzenlenen raporun son sayfasında beyanı alınan …’in tanık sıfatıyla dinlenmesinin gerektiği tüm bu hususların göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru olmadığı belirtilerek, yapılacak işin, davacının çalışmalarının tespiti yönünden araştırmayı genişletmek, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların davacının 1985-1988 yılları arasındaki çalışmalarına yönelik bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, 31.10.1985 tarihli müfettiş raporunun okunaklı bir suretinin getirtilerek, anılan raporda dinlenen …’in beyanının alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2020/7-2022/432 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 1985, 1986,1987 yıllarına ait dönem bordrosu bulanamadığından dönem bordrolarının celp edilemediği, 1988 yılları arasındaki dönem bordroları celp edildiği, bordro tanıkları tespit edilerek beyanları alındığı, kamu tanıklarının davacının çalışması ile ilgili somut beyanda bulunmadığ, müfettiş raporunun suretinin celp edildiği, dosya içeriğine göre; davacı …’ün 01.04.1980 tarihinde davalılardan … …’ya ait … 10 nolu iş yerinde çalışmaya başladığı, SSK ve iş yeri kayıtları, işe giriş bildirgesiyle ve hizmet döküm cetveli ile örtüşen tanık beyanları da değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.04.1980 ile 30.06.1980 tarihleri arasında … …’ya ait 11374 sicil numaralı işyerinde, 01.07.1980 ile 09.10.1985 tarihleri arasında 13927 işyeri sicil numaralı … Gıda A.Ş. isimli işyerinde hizmet akdi ile aralıksız olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, aşamalarda dinlenen tanıkların beyanları ile fiili çalışmanın varlığının ispatlanamadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işverenler nezdinde 01.04.1980 – 01.10.1988 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.