YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1598
KARAR NO : 2023/3988
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1975 E., 2022/1701 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/211 E., 2022/175 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı …. vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı …. vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili müvekkili …’ in gazeteci olduğunu davalının işyerinde Mart 2009 yılında muhabir olarak işe başladığını Haziran 2014 yılında İşverence müvekkilinin işine son verildiğini müvekkilinin 2014/Temmuz ayında İş Bankasına Merkez Şubesine aylık ücretinin yatmaması üzerine işine son verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin yıllarca sigortasız çalıştırıldığını, bu sebeple müvekkilinin davalı … Medya Karadeniz Bölge Müdürlüğünde Mart/2009-Haziran 2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitinin yapılarak yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 14.01.2020 tarihli dilekçesi ile hasmın …. olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile …. Arasında 01.01.2012 tarihli Eser sahipliğinden Doğan Hakların Devir Taahhüdü ve Devrine İlişkin Çerçeve Sözleşme kapsamında bağımsız olarak haberlerini gönderdiğini ve karşılığında telif ücreti aldığını, aralarında hizmet sözleşmesi olmadığını, davacı vekilinin talebinin HMK 124 hükümleri çerçevesinde iradi taraf değişikliği mi, müvekkili şirketin davaya dahil edilmesi mi istenildiği hususunun açıklanması gerektiğini, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı asil vefat ettiğinden kendisi adına düzenlenen vekaletname ile yapılan işlemlerin hatalı olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde davacıya yapılan ödemelerdeki meblağların değişken olduğu, telif ödemesi açıklaması ile ödendiğini, dolayısıyla bu ücretlerin ödeme olarak değerlendirilemeyeceği, bunun da aradaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığını açıkça gösterdiğini, davacının çalışmasını iddia ettiği tarihte başka bir şirket nezdinde sigortalı olarak çalışmasının bulunduğunu, 01.01.2012 tarihinden önce Habertürk Gazetesinin yayıncısı olmayan müvekkili şirketin bu tarihten öncesine tekabül eden döneme ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, ödemelerin telif ödemesi ile yapıldığının da dikkate alınarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; müteveffanın 01.03.2009 – 30.06.2014 tarihleri arasında davalıya ait 1086065 sicil numaralı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitine, bu sürelerde başka işyerlerinden yapılan bildirimlerinin iptaline, çalıştığı tespit edilen sürelere ait prim ödemelerinin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …. vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı …. vekili istinaf dilekçesinde; davanın, davacının “… Medya Karadeniz Bölge Müdürlüğü’nde” muhabir olarak çalıştığı iddiasıyla açıldığını, davanın başından bu yana, davacının … Medya TV Hizmetleri A.Ş.’de çalıştığını iddia eden davacı vekilinin, tarafta yanıldığını belirten bir dilekçe bile yazmadan, herhangi bir delil ortaya koymadan, 14.01.2020 tarihini taşıyan “davaya dahil talebi” konulu dilekçesi kendilerine tebliğ edilmiş ise de, bu dilekçenin üzerinde havale olmadığı gibi, UYAP’ta kaydının olmadığını, harcının da yatırılmadığını, dolayısıyla bu dilekçenin usulen yok hükmünde olduğunu, Yerel Mahkemenin, davacının “dahili dava” talebinde bulunduğunu gözardı ederek, talebi olmadan re’sen “iradi taraf değişikliği” hükümleriyle davalı olarak kabul etmesinin yanlış olduğunu, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin göz ardı edildiğini, davacının başka bir şirkette sigorta kaydının bulunduğu dönem için şirkette çalıştığının kabul edilmesi hatalı olduğu gibi, bu dönemi dışlayarak verilen ilk kısmen kabul kararı davacı tarafından istinaf edilmediği halde kaldırma kararından sonra tam kabul kararı verilmesinin yanlış olduğunu, 03.11.2011 tarihinde kurulan ve 01.01.2012 tarihinde Habertürk Gazetesi’nin yayıncısı olan davalı aleyhine 2012 yılı öncesi için hüküm kurulması yanlış olup hükmün infazının mümkün olmadığını, hizmet tespitine ilişkin olarak açılan davaların, tespiti istenen dönemdeki işverene yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu edilen tarihlere ilişkin olarak husumet yöneltilmeyen işverenlere ait dönem/dönemlerin, hizmet tespit davasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2021 tarih ve 2021/1589 Esas, 2021/2023 karar sayılı kararında davacının hangi tarihte hangi şirkete hizmet verdiğinin tespit edilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, Yerel Mahkemenin ise bu kararı görmezden gelerek, Ticaret Sicilinde tescil edilerek kurulan ve 01.01.2012 tarihinde Habertürk Gazetesi’nin yayıncısı olan, bu tarih itibariyle davacı ile eser sözleşmesi imzalayan müvekkili aleyhine, 01.01.2012 tarihinden önceki tarihler için hüküm kurulmasının yanlış olduğunu, davacı ile arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığını, … ile davalı arasındaki ilişkinin “telif” ilişkisi olduğunu, Yerel Mahkemenin davalı ile … arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğuna dair kabulünün, sektördeki uygulamalar ve … ile kurulan ilişkinin mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda hatalı olduğunu, davacıya ödenen meblağların değişkenliği, bazı aylarda düşük, bazı aylarda yüksek yapılan ödemelerin sonra tekrar yükseldiğini, dolayısıyla yapılan ödemelerin ücret olarak değerlendirilemeyeceğini, aradaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür.
Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın çalıştığını iddia ettiği dönem aralığında Haber Türk Gazetesi ve … Holding arasında fiili ve organik irtibat olsa da müteveffanın telif çerçeve sözleşme kapsamında çalıştığını, yani hizmet akti ile çalışmadığını, yaptığı haber başına ücret aldığını, bağımlılık ve süreklilik esasının olmadığını, gerekçeli kararda sadece … ve …’ın beyanlarının baz alındığını, başkaca bordro tanığı ve komşu işyeri tanıkları dinlenilmeden dosya tekamül etmişçesine delil eksikliği ve ikamesi yapılmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine,
Davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.02.2011-05.06.2014 tarihleri arasında davalı ….’de sürekli asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …. vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …. vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacılar murisinin Mart/2009-Haziran/2014 tarihleri arasında davalı şirketin Karadeniz Bölgesinde gazeteci olarak Basın İş Kanununa tabi olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı …. vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.