Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1621 E. 2023/3819 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1621
KARAR NO : 2023/3819
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1468 E., 2022/2485 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/274 E., 2021/125 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da çalışıp yaşayan bir Türk vatandaşı olduğunu, 30.07.2019 tarihinde 11069836 sayılı dilekçesi ile Yurt Dışı Borçlanma talebinde bulunduğunu, ancak davalı Kurum tarafından talebinin reddolunduğunu beyanla; … Sıhhıye Sosyal Güvenlik Merkezinin 22.09.2020 tarih ve E.11268253 sayılı red kararının iptali ile borçlanılacak prim miktarının tespit edilerek tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2011/48 sayılı genelgesi gereğince davacının 3 aylık süre içerisinde söz konusu eksik evrakları sunmadığı gerekçesiyle yurdışı borçlanma başvurusunun 22.09.2020 tarihi itibariyle reddedildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının 30.07.2019 tarihli borçlanma talebine karşılık davalı Kurum tarafından 1992 tarihinden itibaren davacıya ait yurda giriş çıkışları gösteren belgelerin sunulması gerektiğine ilişkin davalı Kurum tarafından düzenlenen 16.09.2019 tarih ve 13406427 sayılı yazının davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususu davalı Kurum tarafından ispatlanamadığından davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında somut olayda, davacının 30.07.2019 tarihli borçlanma başvurusuna istinaden 16.09.2019 tarihli yazının davacıya tebliğ edildiği ispat edilemediği halde 22.09.2020 tarihi itibariyle reddine karşı makul süre içinde dava açılmış olduğundan, 30.07.2019 tarihli borçlanma talebine dayalı olarak yurt dışı borçlanması yapabileceğinden davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarına esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 30.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma başvurusunun süresinde ödeme yapılmadığı için reddine yönelik Kurum işleminin iptali ile yurt dışı borçlanma başvurusunun geçerli kabul edilerek tahakkuk cetvelinin tebliği istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371’inci ve 3201 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.