Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1650 E. 2023/2444 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1650
KARAR NO : 2023/2444
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1059 E., 2022/2034 K.
Avukat …
DAVA TARİHİ : 30.01.2018
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/24 E., 2020/777 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı …’e ait işyerinde 17.09.1984 tarihinde 1 günlük çalışmasının sigortalılık başlangıcı olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, fiili çalışmanın ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, … Aliağa Vergi Dairesine … adlı işyerinin 17.09.1984 yılında faal olup olmadığının sorulduğu, müzekkere cevabına göre … adlı işyerinin 12.08.1983 yılında kanun kapsamına alındığı, 31.12.1985 yılında kanun kapsamından çıktığı, 25.04.2007 yılında imha edildiği yönünde bilgi verildiği, Siirt SGK İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ise işyerinin iz olduğu yönünde bilgi verildiği, müzekkere ekinde ise işveren …’in kimlik bilgilerinin yer almadığı, kimlik bilgisi kısımlarının boş olduğu, her ne kadar davacı tanıkları davacının 1984 tarihinde davalı iş yerinde çalıştığını beyan etmiş iseler de; resmi kurum kaydı niteliğindeki sosyal güvenlik kurumu kayıtlarının aksini ispat edecek başkaca bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işe giriş bildirgesi, sigorta sicil kartı ve tanık beyanları doğrultusunda fiili çalışmanın ispatlandığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içindeki kayıt ve belgelerden, 01.01.1966 doğumlu davacı adına dava dışı 16192935 işyeri numaralı …’e ait işyerinden 17.09.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin 05.10.1984 tarihinde Kuruma verildiği, davacı adına hizmet bildirimi yapılmadığı, davacının inşaat işinde çalıştığı, prim tahakkuk bordrosuna rastlanılmadığından Kurumca hizmetin kabul edilmediği, işyerinin 12.08.1983-31.12.1985 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, işyeri kayıtları iz olduğundan kayıtlı bordro tanıklarına ulaşılamadığı, davacı adına verilen sigorta sicil numarasının 1984 yılı serilerinden olduğu, tanık dinlenildiği, tanıkların birlikte çalışmayı doğruladıkları ancak tanıklar adına da hizmet bildiriminin yapılmadığı anlaşılmıştır. İşveren tarafından 506 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi gereğince verilen sigortalı işe giriş bildirgesinin davacının işyerinde 1 gün çalışmasının karinesi olduğu, davacının sigorta sicil numarasının 1984 yılına ait serilerden olduğunun bildirilmesi, davacının sonraki çalışmalarında da kullanması ve davacının işe giriş bildirgesinin veriliş tarihi itibariyle bir gün çalıştığı, işyeri kayıtlarının iz olması, yapılan işin inşaat işi olması nedeni ile komşu işyeri tanığı tespitinin zor olması, Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiği üzere işe giriş bildirgesi verilmesinin çalışmanın karinesi olduğu, buna göre davacının bir günlük çalışmasının kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, davacının 17.09.1984 tarihinde 1 günlük çalışmanın tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
I-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 nci maddesi gereğince düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerine

II-)Davanın kabulü ile,

1-Davacının 0161928 sicil numaralı işyerinde 17.09.1984 tarihinde hizmet akdine tabi olarak bir gün süreyle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 17.09.1984 tarihi olduğunun tespitine,

2-Davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 35,90 TL harcın talebi halinde iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan 348,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

III-)Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

IV-)Davacı tarafından yatırılan ve 6100 sayılı HMK 323/1-a maddesi uyarınca yargılama giderlerinden olan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının, davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,

V-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

V-)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,

VI-)Karar kesinleştiğinde harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2021 tarih ve 2021/429-2021/425 E.K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında; somut olayda uyuşmazlığın fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı belirtilerek, yapılacak işin, davacıya davası açıklattırılarak, hangi tarihler arasında nerede ve hangi inşaatta kimlerle birlikte çalıştığı, ustalarının kim olduğu, işe giriş bildirgesinin verildiği inşaat işyerinde kaç kişi çalıştıkları yönünden beyanına başvurularak bu kişilerin tespiti ile ifadelerine başvurulması, … Genel Müdürlüğünden dava konusuna ilişkin bünyelerinde bilgi belge olup olmadığının sorulması, böylelikle çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun’un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2022 tarih ve 2022/1059-2022/2034 E.K. sayılı kararı ile; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtildiği üzere, davacıya hangi tarihlerde hangi inşaat işyerinde çalıştığı hususunun açıklattırıldığı, davacının … bünyesinde … Rafineri hizmet konutları olan 340 dairelik lojman inşaatının merdiven kalıp işinde çalştığının bildirildiği, dava dışı … Petrokimya Holding A.Ş.’den davacının çalışmasını gösterir kayıtlarının olup olmadığının sorulduğu, davacının kaydına rastlanılmadığı, davacı tarafından birlikte çalıştığını söylediği tanıkların (… ve …) şahsi sicil dosyalarının dosya arasına alındığı, her ne kadar tanıkların da dava dışı … isimli işyerinden hizmetleri bildirilmemiş ise de, tanık … adına dava dışı … isimli işyerinden 14.09.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, tanığın çalışmayı doğruladığı anlaşılmakla, davacının bir günlük çalışmasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1)Davanın kabulü ile, davacının 0161928 sicil numaralı iş yerinde 17.09.1984 tarihinde hizmet akdine tabii olarak bir gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 17.09.1984 tarihi olduğunun tespitine,

2)Davalı harçtan muaf olduğundan, davacı tarafından peşin yatırılan 35,90 TL harcın talebi halinde iadesine,

3)Davacı tarafından yapılan 701,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6)Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Kanun’un 333 üncü maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; öncelikle davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, fiili çalışmanın varlığının ispatlanamadığını, dosya kapsamında davacının, dava dışı işyerinde çalıştığına dair gerekli kanaati oluşturacak somut bir delilin bulunmadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının 17.09.1984 tarihinde 1 (bir) günlük sigortalı çalışmasının olup olmadığına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesi, 6 ncı maddesi, 79 uncu maddesi, 108 inci maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.