YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1685
KARAR NO : 2023/5437
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/906 E., 2022/1784 K.
DAVA TARİHİ : 13.03.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/126 E., 2022/69 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkette taşeron işçi olarak çalışan davalı …’in 01.03.2013 tarihinde bir iş kazası geçirdiğini, müvekkil şirkete karşı maddi ve manevi tazminat talepli olarak … 1.İş Mahkemesinin 2014/273 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davalı …’in geçirmiş olduğu kazanın bir fonksiyon kaybına bile neden olacak bir ağırlıkta olmamasına rağmen davalı …K tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak tespit edildiğini, müvekkili tarafından yapılan itiraz sonucunda bu oranın daha da yükseltilerek % 31,2 olarak tespit edildiği, her iki raporun da SGK tarafından düzenlendiğini ve raporların birbiriyle çeliştiğini, davalılardan …’in %31,2 oranında maluliyetinin mümkün olamayacağını belirterek davalı …’in ATK’ya sevkinin sağlanarak maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin maluliyet oranında herhangi bir yanlışlık olmadığını, meydana gelen kaza sonrası müvekkilinin Diyarbakır Devlet Hastanesinde ve … Selçuk Üniversites Tıp Fakültesi Hastanesinde 2 ayrı ameliyat geçirdiğini, SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda herhangi bir yanlışlık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’in 01.03.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanması sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık kurulu tarafından maluliyet oranının %31.2 olarak belirlendiği, davalı işçi tarafından … 1. İş Mahkemesinin 2014/273 esas sayılı dosyasıyla işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, … 1. İş Mahkemesinde yargılama devam ederken davacı tarafından iş bu davanın açılarak davalının maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığından bahisle maluliyet oranının tespitinin talep edildiği, mahkemece davalı …’e ait tüm tedavi evrakları temin edilmiş, yargılama sırasında Yüksek Sağlık Kurulu’ ndan 01.06.2017 tarihli alınan raporda; davalı …’in maluliyet oranında herhangi bir değişiklik olmadığından dava açılmadan önce alınan 28.12.2016 tarihli raporuna uyduklarını belirtikleri, mahkemece alınan Yüksek Sağlık Kurulu raporuna davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine ATK 3. İhtisas Kurulundan 06.02.2019 tarihli rapor alındığı ve alınan raporda davalının maluliyetinin E cetveline göre % 18.2 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Kurulu raporu ile SS Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki bulunduğundan 05.04.2020 tarihinde ATK 2. Üst Kurulundan alınan raporda davalı …’in maluliyet oranının E cetveline göre %18.2 olarak tespit edildiği, mahkemece alınan rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak kabul edildiği gerekçesiyle;
Davacının davasının kabulüne,
Davalı 15302702606 T.C. Kimlik numaralı …’in 01.03.2013 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı %18,2 oranında malul olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Hükme esas alınan Adli Tıp raporunda tespit edilen maluliyet oranın hangi olaya ilişkin olduğunun belli olmadığı, davalının %18,2 malul olduğu kabul edilse dahi hangi kazaya ilişkin olarak malul kaldığının tespit edilmediği, işçinin müvekkil şirkette geçirdiği iş kazası tarihi olan 01.03.2013 tarihinden önce ve sonra başkaca iş kazası geçirip geçirmediğinin, davacının başkaca hastalık ya da oranı etkileyecek bir durumunun olup olmadığı husuları araştırılarak hüküm kurulması gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkeme kararının kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
ATK 2. Üst Kurulun … hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler ile tespit yaptığı, davalı …’i muayene etmediği, ATK 2. Üst Kurulun eski raporlara dayanarak maluliyet oranı belirlemesinin hukuka aykırı olduğu gibi diğer raporlar arasında maluliyet oranlarında zaten ciddi farklılıkların mevcut olduğu, ATK 2. Üst Kurulunun sadece eski dayanak belgelerden maluliyet oranı hesaplaması doğru olmayıp ATK genel kurulundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 28.12.2016 tarih, 98/16883 nolu kararında …’in maluliyet oranı E cetveline göre %31.2 olduğu, ATK 2. Üst kurul raporunda ise maluliyet oranı E cetveline göre %18.2 olarak belirlendiği, 2 kurul arasındaki maluliyet oranı farkın …’in ATK 2. Üst kurul raporunda sağ diz eklem hareket kısıtlılığının saptanamamasından kaynaklı olduğu; ATK 2. Üst Kurulun, ATK 3. İhtisas kurulunun raporunda küçük değişikler yapıp raporu aynen benimsediği, ATK 2. Üst kurul raporunda davalının muayene edilmeyip sadece adli ve tıbbi belgeler incelenip karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi ve …’in bir daha muayene edilerek yeniden rapor alınması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
3.Davalı … Vekilinin İstinaf Sebepleri
Yerel mahkeme tarafından tespit edilen maluliyet oranının hatalı olduğu, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’in 01.03.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanması sonrasında Kurum tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak tespit edildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından maluliyet oranının %31.2 olarak belirlendiği, davalı işçi tarafından … 1. İş Mahkemesinin 2014/273 esas sayılı dosyasıyla işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, … 1. İş Mahkemesinde yargılama devam ederken davacı tarafından işbu davanın açılarak davalının maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığından bahisle maluliyet oranının tespitinin talep edildiği, mahkemece davalı …’e ait tüm tedavi evraklarının temin edildiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan 01.06.2017 tarihli raporda; davalı …’in maluliyet oranında herhangi bir değişiklik olmadığından dava açılmadan önce alınan 28.12.2016 tarihli rapora uyduklarını belirtikleri, yerel mahkemece alınan Yüksek Sağlık Kurulu raporuna davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan 30.01.2019 tarih ve 1509 sayılı raporda, davalı hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin incelenmesi ve davalının muayenesi sonucunda, maluliyetinin E cetveline göre %18.2 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Kurulu raporu ile SS Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki bulunduğundan dosyanın ATK’ya gönderildiği, ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 12.03.2020 tarih ve 453 sayılı raporda, davalı …’in maluliyet oranının E cetveline göre %18.2 olarak tespit edildiği, böylelikle davalı yönünden düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve davalı …’in %18,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından,
Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
Davalı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı …’in maluliyet oranının tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptaline istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95’inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.