YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1709
KARAR NO : 2023/1609
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1693 E., 2022/1751 K.
DAVALILAR : 1- …Makina San. Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
2- …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 26.06.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/192 E., 2022/138 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 10.06.2005-10.09.2005 tarihleri arasında … Makine Operatörü yardımcısı pozisyonunda sigortasız çalıştığını, davacının 20.07.2005 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti ile 27.01.2015 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı … vekili özetle, iş kazasının 20.07.2005 tarihinde meydana geldiği ileri sürülmüş ise, 818 sayılı Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin olarak zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükârda 10 yıl olarak emredici hükmü ihtiva ettiğini, bu sebeple iş kazasından dolayı tazminat talebinin iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davanın açılma tarihinin 26.06.2019 olduğu göz önüne alındığında zamanaşımı süresinin aşıldığını, davacının müvekkili iş yerinde çalıştığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili özetle, 20.07.2005 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia eden davacının 27.01.2015 tarihli dilekçesi ile Müdürlüklerine müracaat ederek yaşadığı olayın iş kazası olarak tespitini talep ettiğini, Kurumlarının 18.07.2019 tarihli cevabi yazısı ile davacının olay tarihinde sigortalı çalışmasının bulunmadığından sigortalılığının tespiti yönünde Kurum denetmenliği servisinden 14.02.2017 tarih ve 840566 sayı ile denetim talebinde bulunulduğunu ve bu talebe istinaden düzenlenen 27.03.2017 tarih ve 2017/AYÇ-032 sayılı raporda davacının söz konusu işyerinde çalıştığına dair bir belgenin tespit edilemediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; “Tüm dosya kapsamı ile …’un davalı Davalı … Makina San. Tic. Ltd. Şti. adına işçi olarak çalışmakta olduğu sırada İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen olayın davacının işçisi olup işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana geldiği anlaşılmakla, davalı iş yerinde 20.07.2005 tarihinde davacı …’un davalı işyeri imalat sahasında yer alan borverk tezgahında görev yapmakta iken yine aynı tezgahta çalışan ustabaşı …’e yardım ederken, makinadan çıkan metal parçayı vincin kancasına bağlı halat ile kaldırdığı sırada bu parçayı kaldıran halatın kopması sonucu parçanın …’un ayağına düşerek yaralanması olayının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 11 maddesinin A fıkrasının “a” bendi gereğince iş kazası olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ” gerekçesine dayalı olarak, “Davacının davasının kısmen kabulüne; Davalı … Makina San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait işyerinde 20.07.2005 tarihinde meydana gelen ve davacı …’un geçirmiş olduğu olayın iş kazası olduğunun tespitine; fazlaya ilişkin istemin reddine” dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının kazanın gerçekleştiği tarihte müvekkili iş yerinde işçi sıfatının olmadığını, davacının babasının 2005 senesinde vefat etmesi üzerine psikolojik açıdan oldukça buhranlı bir döneminde annesinin düzenli ısrarlarına kayıtsız kalamayan müvekkili şirket yetkililerinin fabrikada görülen işi gözlemlemesi açısından işyerinde yalnızca bulunmasını kabul ettiklerini, olayın gerçekleştiği tarihte 15 yaşındaki bir kişinin eğitim ve ustalık gerektiren bir makinenin başına çalışmak üzere geçirmesinin ticari hayatın gerçeklerine ve mantığa aykırı olduğunu, davacının kendi kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle davanın çoktan zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, bu nedenle … 12.İş mahkemesinin 2019/192 Esas, 2022/138 ayılı kararın kısmen kabulüne yönelik kararın davacının kabul edilen talebi yönünden ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, Davacının 12. İş Mahkemesinde açtığı hizmet tespit davasında 2017/51 Esas, 2018/248 Karar sayılı karar ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, karar kanun yoluna başvurulmadığından kesinleştiğini, bu itibarla davacının yaşının 15 olduğu, çalıştığı işyeri ve yaptığını iddia ettiği iş dikkate alındığında sigortalılık niteliğinin bulunup bulunmadığı Yargıtay kararları uyarınca araştırılmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı ile Kurumun mecburi dava arkadaşı olup yargılama giderlerinden müşterek ve müteselsil sorumluluk mevcut olmadığından aleyhe hükmedilen yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu yönünde hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…