YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1714
KARAR NO : 2023/1075
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/64 E., 2022/284 K.
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat … 2-…
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.03.2013
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalı şirkette 01.07.1994 – 31.10.2007 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalışmasına rağmen kuruma eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tüm dönemler ayrı ayrı belirtilmek suretiyle,
“Açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı … ‘nün … sigorta sicil numarası ile davalıya ait … iş yeri sicil numaralı işyerinde;
01.07.1994 – 31.10.2007 tarihleri arasında 4.768 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine” karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde tüm taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
“… 1. İş Mahkemesi’nin 28.09.2020 tarihli, 2013/259 Esas – 2020/105 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili, davalı Kurum vekili ve davalı işveren vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; “davalı işverene ait işyerinden bildirilen çalışmanın 19.03.2001 tarihinde başlayıp 20.04.2001 tarihinde son bulmuş olması ve davanın 08.03.2013 tarihinde açılmış olması karşısında, davacının 01.07.1994 – 18.03.2001 arası döneme ilişkin talebiyle ilgili, işten ayrıldıktan sonraki 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olduğu, işe giriş bildirgesi ve bildirim bulunmayan dönemin hak düşürücü süre kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın bildirim öncesi dönem yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı … ‘nün 3400018127772 sigorta sicil numarası ile davalıya ait … iş yeri sicil numaralı işyerinde;
– 21.04.2001 – 30.06.2001 tarihleri arasında 71 gün ve günlük 7,00 TL Kazançla,
– 01.07.2001 – 31.07.2001 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 7,00 TL Kazançla,
– 01.08.2001 – 31.12.2001 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 7,00 TL Kazançla,
– 01.01.2002 – 31.03.2002 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 7,40 TL Kazançla,
– 01.04.2002 – 30.06.2002 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 9,26 TL Kazançla,
– 01.07.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 10,92 TL Kazançla,
– 01.01.2003 – 31.03.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 10,92 TL Kazançla,
– 01.04.2003 – 30.06.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 13,10 TL Kazançla,
– 01.07.2003 – 31.12.2003 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 15,27 TL Kazançla,
– 01.01.2004 – 30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,32 TL Kazançla,
– 01.07.2004 – 31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 14,81 TL Kazançla,
– 01.01.2005 – 31.12.2005 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 16,29 TL Kazançla,
– 01.01.2006 – 31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 17,70 TL Kazançla,
– 01.01.2007 – 30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,75 TL Kazançla,
– 01.07.2007 – 30.09.2007 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 19,50 TL Kazançla,
– 01.10.2007 – 31.10.2007 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 126,75 TL Kazançla sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
-Davacının 01.07.1994 – 18.03.2001 tarihleri arasındaki talebi yönünden; açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
-Davacının 19.03.2001 – 20.04.2001 tarihleri arasındaki talebi yönünden; davalı tarafından Kuruma sigorta bildirimi yapıldığından bu tarih aralığı açısından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bildirim yapılması halinde önceki dönemlerin hak düşürücü süreye uğramayacağı,
Davalı işveren vekili, dosyadaki eksikliklerin giderilmediği, isticvap taleplerinin gerekçesiz reddedildiği, çelişkili tanık beyanlarından başka bir delil bulunmadığı, denetime elverişsiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiği,
Davalı SGK Başkanlığı vekili, dinlenen tanıkların 15.05.2000 ve sonrasında çalışan oldukları ve beyanlarının çelişkili olduğu, davanın ispatlanamadığı, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.1994 – 31.10.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalışıp çalışmadığı, işe giriş bildirgesi verilmeden önceki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı kanunun 79/80 ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalılar tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, …, …’nın oyları ve oy çokluğuyla
13.02.2023 tarihinde karar verildi.
(M)
…
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 19.03.2001-20.04.2001 tarihler arasında işyerinde prim günleri kuruma bildirilen davacı sigortalının bu tarihler öncesi 01.07.1994 tarihinden başlayarak 31.10.2007 tarihine kadar geçen blok çalışmasında 19.03.2001 öncesinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2.Somut uyuşmazlıkta davacının 19.03.2001 tarihinden 20.04.2001 tarihine kadar ki çalışması kuruma bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda blok çalışma ve kuruma bildirilen süreye ilişkin kayıt nedeni ile gerçekleşen çalışmadan dolayı 01.07.1994 tarihinden 31.10.2007 tarihine kadar hizmetin tespitine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3.Kararın temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi ise 19.03.2001 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek 01.07.1994- 19.03.2001 arası istemin reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası mahkemece bozmaya uyularak 19.03.2001 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek karar verilmiştir. Karar çoğunluk görüşü ile onanmıştır.
4.Daha önce 2021/7047 E, 2022/1377 Karar sayılı bozma kararına karşı yazılan karşı oy gerekçesinde açıklandığı üzere;
Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı kabul edilmelidir.
5.Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.07.1994-31.10.2007 tarihleri arası çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Zira blok çalışma bölünemez. Hizmet tespiti kamu düzeninden olup vazgeçilemeyeceğinden usulü kazanılmış hak da oluşturmayacağından, önceki bozma uymanın da sonuca etkisi yoktur. Kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden onama kararına katılınmamıştır.