Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1731 E. 2023/2442 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1731
KARAR NO : 2023/2442
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/622 E., 2022/865 K.

KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/512 E., 2021/587 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum kayıtlarında 12.02.1974 olarak görünen davacının doğum tarihinin 12.02.1968 olarak tashihine ve davalı Kurum kayıtlarına bu şekilde tesciline karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1987 tarihi olduğu, Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.05.1987 tarih ve 1987/68 -1987/144 E.K. sayılı kararı ile davacının 12.02.1974 olan doğum tarihinin, 12.02.1968 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın kesinleşme tarihinin 20.05.1988 tarihi olduğu, davacının sigortalılık başlangıç tarihi olan 01.10.1987 tarihinden sonra 22.05.1988 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinin kesinleşme şerhinde yer almadığı, dosyanın da fiziken mahkemesinde mevcut olmadığı, sigortaya ilk tescil tarihinden sonra kesinleşen mahkeme kararı ile yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı, bu hallerde mahkeme kararının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiği, yukarıda yer alan ilke ve açıklamalar uyarınca, sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihinin esas alınacağı, her ne kadar dava ve karar tarihi sigortalılık başlangıç tarihinden önce olsa da, nüfus müdürlüğünce kararın kesinleşme tarihi olan 22.05.1988 tarihinden sonra davacı sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra söz konusu kayıt değişikliğinin nüfus kayıtlarına işlendiği, sigortalılık başlangıç tarihinde davacının nüfus kaydındaki doğum tarihinin 12.02.1974 tarihi olduğu ve davalı Kurum tarafından bu kayda göre işlem yapıldığı anlaşılmakla, davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yaş tashihine ilişkin kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini, ilk derece Mahkemesince yaş tashihi kararının nüfus kaydına alındığı tarihte kesinleştiğine dair kabulün yasal gerekçesinin gösterilmediğini, kararın kesinleşmesine ilişkin yazıda yasal sürede Kanun yoluna başvurulmadığının belirtildiğini, Kanun yoluna başvurulmadığı için kararın kesinleşme şerhinin yazıldığı ve nüfusa tescil edildiği tarihin kesinleşme tarihi olarak kabulünde yasal gerekçe bulunmadığını, ilk derece Mahkemesince kararın kesinleşme tarihi olarak kabul edilen 20.05.1988 tarihinin kesinleşme şerhinin yazıldığı tarih olduğunu, ancak bu tarihin kararın kesinleştiği tarih olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kayıtlarda 12.02.1974 olarak görünen doğum tarihinin 12.02.1968 olarak düzeltilmesi için açılan yaş tashihi davasında Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 22.05.1987 tarihinde karar verildiği, taraflarca yasa yoluna başvurulmadığı ve karar tarihi itibariyle davacının yaşına ilişkin durumun belirlenmiş olduğu, mahkemece kesinleşme şerhinin ve nüfus idaresine bildirimin geç yapılmasından sigortalı aleyhine sonuç çıkarılamayacağı, bu itibarla ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kabulünün isabetsiz olduğu kanaatine varılarak, belirtilen hatanın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nce verilen 06.12.2021 Tarih, 2020/512 Esas ve 2021/587 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile; davacının davalı Kurum kayıtlarında 12.02.1974 olarak görünen doğum tarihinin 12.02.1968 olarak tashihine ve davalı Kurum kayıtlarına 12.02.1968 olarak tesciline,
3- Davalı Kurum harçtan bağışık olduğundan harç alınmasına yer olmadığına; davacı tarafından dava açılırken yatırılan 108,80 TL harç ile istinaf kanun yolu aşamasında yatırılan 301,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4- 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından karşılanan 92,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- 6100 sayılı HMK’nın 333 üncü maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve kalan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; gerek kurum kayıtları, gerek ilgili düzenlemeler ve gerekse emsal Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırarak davanın kabulü yönündeki kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum nezdindeki sigortalılık işlemleri yönünden doğum tarihinin 12.02.1968 olduğunun tespiti ile kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle yaş tashihine ilişkin karar tarihinin ve tebliğe göre kesinleşme tarihinin işe giriş tarihinden önce olmasına ve ayrıca yaş tashihinin sehven ve idari karar niteliğinde olması sebebiyle, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.