YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1768
KARAR NO : 2023/2551
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2409 E., 2022/2549 K.
DAVALILAR : 1-A- … İnş. Telekom. Nak. Taah. İth. İhr. San. Taah. Tek. Taş. Ltd. Şti.
2-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 07.11.2016
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/1168 E., 2021/711 K.
Taraflar arasındaki Kurumca iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili olduğunun tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012 ile 2014 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını ancak Kurumun davalı işyerinde çalışmasının sahte olduğu gerekçesiyle bildirilen hizmetlerini iptal ettiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 2012-2014 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarihli raporda davalı işyerlerinden sahte bildirim yapıldığının tespit edildiği, davacınında davalı işyerinden 2012-2014 yılları arasında yapılan bildirimlerinin gerçek çalışmaya dayanmadığı için iptaline karar verildiğini, Kurum işleminde hata bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dinlenen davacı tanıkları ile bordro tanıklarının beyanları ile dosya arasına celp edilen kayıtlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının davalı …. unvanlı işyerinde işyerindeki çalışmasının gerçek/fiili bir çalışma olmadığı, davacının fiili olarak çalıştığını ispat edemediği” gerekçesi ile davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; iyiniyetli olan müvekkilinin çalışmalarının iptalinin hukuka uygun olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Kurum denetmen memuru tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarihli araştırma inceleme ve soruşturma raporlarında, bildirimi yapılan sigortalıların davalı işyerinde hiç çalışmadıklarını, sigortalı olmak amacıyla elden para verdiklerine dair beyanları ve mahkemece dinlenilen tanıkların davacıya tanımadıkları yönünde beyanları karşısında davalı işyerlerinden davacı adına sahte bildirim yapıldığının açık olduğu, davacının sigortalı hizmet bildirimleri iptali yönündeki Kurum işlemi yerinde olduğu anlaşılmakla mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinden 01.07.2012-28.02.2014 tarihleri arasında iptal edilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespiti ile aksi kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve Kurum denetmen raporu, ilgili belediye yazıları, tanık anlatımları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…