YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1793
KARAR NO : 2023/4071
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurtdışı işlemlerine 29.07.2019 tarihli dilekçesinin esas alınmasını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/1-a maddesine göre sigortalı sayılmasını ve kurum işleminin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 29.07.2019 tarihinde yurtdışı borçlanma talebi müracaatı dilekçesini imza kısmı dahil olmak üzere fotokopi olarak sunduğunu, borçlanma müracaatlarında ıslak imza aranması sebebiyle 13.03.2020 tarihinde davacının borçlanma talebinin reddedildiğini, 04.08.2020 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden dilekçenin yeni bir talep dilekçesi olduğunu, 01.08.2019 tarihi itibariyle yapılan tüm yurtdışı borçlanma müracaatlarında borçlanma işlemlerinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b kapsamında sonuçlandırılması gerektiğine dair yapılan kanun değişikliği sebebiyle 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında sonuçlandırılamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 29.07.2019 tarihindeki başvurusu doğrultusunda işlem yapılması gerektiği kanaati ile davacının borçlanma talebini içeren ıslak imzalı dilekçenin teminin mümkün olması ve ilgili mevzuat gereği eksikliklerin tamamlatılması için başvurucuya iade edilmesi gerekirken davalı kurumun eksikliğin giderilmesi için talep dilekçesini iade etmeksizin reddine dair işlemin hukuka uygun olmadığına ve neticeten davacının 29.07.2019 tarihli başvurusu esas alınarak işlem yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 29.07.2019 tarihli dilekçesinin yurtdışı borçlanma müracaatlarında ıslak imza aranması sebebi ile 13.03.2020 tarih 4.488.879 sayılı kurum yazısı ile reddedildiğini, yapılan işlemin usul ve yasaya ayrıca kurum prosedürüne uygun olduğunu, dosya kapsamında alınan 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ile bu hususların gözetilmeden dilekçenin eksikliklerinin tamamlatılması için başvurucuya iade edilmesi gerektiğine dair yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının 29.07.2019 tarihli başvurusunun esas alınarak işlem yapılmasının mümkün olmayacağını, yerel mahkemece bu hususların göz ardı edildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ateşe nezdinde imzaladığı, ıslak imzalı dilekçesinin varlığı, temininin her zaman mümkün olabilmesine göre 29.07.2019 tarihli borçlanma talep dilekçesine istinaden kurumun işlem yapması gerekli olduğunu, kuruma itirazını 27.11.2020 tarihinde yaptığı ve iş bu davayı 29.12.2020 tarihinde açtığının belirgin olduğu; davacının makul sürede iş bu davayı açtığı belirlenmekle, mahkemenin 29.07.2020 tarihli borçlanma talebini kabulünün hükmünün doğru olduğu gerekçeleri ile davalı başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtilerek; davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı ………… Kanun’un Geçici 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.