YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1846
KARAR NO : 2023/4954
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/795 E., 2022/1779 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/143 E., 2021/32 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkilinin sendika üyesi olup, halen davalı bakanlık Bitlis İl Müdürlüğü emrinde çalıştığını, aynı işyerinde çalışan … isimli bir işçinin Bitlis SGİM’ne yaptığı başvuru üzerine Bitlis SGİM tarafından Bakanlık Bitlis İl Müdürlüğünde yazılan 14.09.2012 tarihli yazıdan haberdar olduğunu ve bu yazıda özetle 1992 yılının 9,10,11 ve 12 aylara ait bildirgelerin gönderilmesi ve ödemelere ilişkin belge örneklerinin istenildiğini, davalı işveren kurum tarafından diğer davalı kuruma yazılan cevabi yazıda, prim bordro ve bildirge örneklerinin gönderildiği, ödemeler ile ilgili belgelerin ise Defterdarlıkta olduğu ve bu Kurumunda belgeleri Sayıştay’a göndermiş olması nedeniyle bulunamadığının beyan edildiği, davalı SGK Bitlis İl Müdürlüğünün 23.01.2013 tarihli yazısında ise, 1992 yılı 3 üncü ay dönem bordrosunun yasal süresinde verilmemiş olmasının yanı sıra “bordroda kayıtlı işçi sayısı ve SPEK üzerinden 1992/09,10,11,12 aylarına ait aylık prim bildirgeleri de verilmediğinden bordronun bu anlamda mutabakatsız olduğu ve işleme alınamayacağına dair 17.01.2013 tarih ve 1 sayılı komisyon kararının verildiği” belirtilmek suretiyle o dönemde çalışan tüm işçilerin 4 aylık sürelerinin geçersiz sayıldığını, davalı Bakanlık İl Müdürlüğü’nün yasa hükümlerine uygun işlem yapmayarak, davacı ile birlikte birçok işçinin 4 aylık süre çalışmalarının kaybına neden olduğunu belirterek, davacının,1992 yılının son dönemi olan Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında bordrolarda görülen ücretlerle aynı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf sıfatı bulunmadığını, davacının davasını hak düşürücü sürenin geçmesinden çok sonra açtığını, davacının sigortalı işe giriş bildirgesinde de görüleceği üzere 26.12.1986 tarihinde bakanlığın Bitlis İl Müdürlüğünde görevine başladığını, sigortalılığın tespitine ilişkin olarak açılmış olan bu davada yelemli veya gerçek bicimde çalışmanın varlığının saptanması gerektiğini, somut olayda davacının, fiili çalışma olgusunu ortaya koyacak bir bilgi ya da belge sunamadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduğu, davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin tespitinde resmi belge aranması ve hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle emsal yargı kararları uyarınca çalışma iddialarının eymeli çalışma niteliğinde olup olmadığı hususunda gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini belirtmek suretiyle müvekkili Kurum davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-Mahkemece verilen kararda kurum aleyhine verilen kısmın kaldırılması gerektiği, 2-Kurumun feri müdahilliğine karar verilmemesi ve aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 3-Davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın aleyhe olan hususlar yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-Mahkeme kararının aleyhe olan hususlar bakımından kaldırılması gerektiği, 2-Kararın hukuka aykırı olduğu, 3-Davanın açılmasına müvekkil Kurumun sebebiyet vermediği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, davacının 1985 yılından itibaren mevsimlik işçi statüsüyle başlayarak her yıl davalı Bakanlığa ait Bitlis İl Müdürlüğü bünyesinde çalıştığı, 1991 yılının tamamında çalışmasının gösterildiği, 1992 yılı 1 inci dönemi için 119 gün, 2 nci dönemi için 68 gün hizmeti bildirilen davacının Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarını kapsayan 3 üncü dönemi için ek bildirge ile 14 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği, 1993 yılından itibaren çalışmalarının bildirilmeye devam ettiği, Kurumun, diğer davalı bakanlıkla yapmış olduğu yazışmalar sonucu, Bakanlıktan gelen dönem bordrosunda Kurum onayı olmaması, prim tahakkuku belgesi ve ödeme belgesi olmaması sebebiyle 17.01.2013 tarih 1 sayılı Komisyon kararı ile 3375 numaralı işyerinden 1992/3 üncü dönem asıl bildirgenin süresinde ibraz edilmediği gerekçe gösterilerek belirtilen dönem bordrosunun işleme alınamayacağına karar verildiği, yine Kurumun, bakanlıkla yaptığı yazışmalardan ücret bordrolarının Sayıştay incelemesi sebebiyle bulunmadığının bildirildiği, Dairemizin kaldırma kararı sonrası denetmen raporuna dayanılarak davacı adına 1992/3 üncü dönem hizmetlerinin kabul edildiği ve hizmet döküm cetveline işlendiği, yargılama sırasında davacının çalışmasıyla ilgili bildirimlerin davacıya ait sigorta kayıtlarına işlendiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
MADDE 331- (1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” düzenlemesi mevcuttur.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.