Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1860 E. 2023/1686 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1860
KARAR NO : 2023/1686
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/207 E., 2022/406 K.
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat … 2-… mirasçıları; a) …
…,…,…

KARAR : Kabul
Davalı … vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum ve … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin kurumca …işyeri sicil nosu ile tescilli … bünyesinde (işyerinde) hizmet akdi ile 03.01.1988 tarihinde işe girerek, bir süre çalıştığını, müvekkilinin bu çalışması ile ilgili işe giriş bildirgesi, işe giriş bildirgesindeki tarih ve Kurum kaşesi ile sabit olduğu üzere işveren tarafından süresinde kuruma verilmiş, Kurum, müvekkiline bu çalışması sebebi ile verilen işe giriş belgesine istinaden bugün dahi kullanıldığı 18204309 sigorta sicil numarasını verdiğini, ancak işyeri sicil nosu daha sonra … olduğunu, işveren işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma vermiş olmasına rağmen, işverence verilen dönüm bordrosunda müvekkilinin adı ve çalışma gün sayısı yazılı olmadığından, Kurum, davacı müvekkilinin 03.01.1988 tarihini sigortalı işe başlangıç tarihi olarak kabul etmediğini, müvekkilinin bu işyerinde fiilen çalıştığını, bu husus, işe giriş bildirgesinden açıkça anlaşıldığını, ayrıca davacı müvekkilinin çalıştığı davacı müvekkili ile birlikte tanıkların beyanları ile de ispatlanacağını, müvekkilinin adı geçen işyerinde fiilen çalıştığını, süresinde de işe giriş bildirgesi verildiğini, Kurum, aylık prim bildirgesi, dönem bordrosu, işe giriş bildirgesi mutabakatının sağlanması bağlamında zamanında araştırma yapması gerektiğini, ne varki bu inceleme yapılmadığından müvekkili mağdur olduğunu, bu bağlamda bu mağduriyet kurumun araştırma yükümünü süresinde yapmamış olmasından kaynaklandığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davacı müvekkili …’un Kurumca … (…) işyeri sicil nosu ile tescilli …’a ait işyerinde 03.01.1988 tarihinde (1)gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili, davacı dava dilekçesinde müvekkili Kurumu davalı olarak gösterdiğini, ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğunu başlıklı 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilip, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür, hükmünü getirdiğini, bu sebeple müvekkili Kurum hizmet tespit davalarının tarafı olmayıp, dava da ancak fer’i müdahil konumunda olabilir, ayrıca davacının çalışmalarının tespiti istemi 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, sürenin geçtiğini, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2019/211 Esas, 2019/450 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/1849 Esas, 2019/1506 Karar sayılı kararıyla; toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, işe giriş bildirgesinin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin belirlenmesi, davacının 6552 sayılı Kanun gereğince Kuruma yaptığı başvuruya olumsuz cevap verilmesi, 506 sayılı Kanun’un bildirgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 9 uncu maddesinde yer alan, işverenin, çalıştırdığı sigortalıları, bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorunda olduğu yönündeki düzenlemeye göre, 4447 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi öncesinde Kuruma sunulan bildirgenin çalışma olgusunun karinesini oluşturması ve davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın Kurumca ileri sürülmemesi, işyerinin, uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması, yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin Kurumca çekişmesiz sürdürülmüş olması, bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik, ayrıca bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların da iddiayı doğrulayan aydınlatıcı ve net anlatımları, tanıklar …,…,…’nin aynı işveren aleyhine açtıkları davaların kabul edildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek onanarak kesinleştiği, davacıya verilmiş olan sigorta sicil numarasının davacının sonraki hizmetlerinde de kullanılması karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığı belirgin bulunmakla, davanın kabulüne yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu belirtilerek Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 20.06.2019 tarih, 2019/211 Esas ve 2019/450 Karar sayılı kararına yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında; somut dosyada dinlenen davacı tanıkları davacı davalı nezdinde, talep ettiği tarihte çalıştığı yönünde beyanda bulunmuşlar ise de; tanıkların sigorta başlangıcına esas çalışmaları 1986 ve 1987 yıllarında geçtiğinden, çalışmanın varlığının tespiti yönünde komşu iş yeri tanıklarının da beyanı alınmalıdır. Bu itibarla komşu iş yeri araştırması yapılmalı, tespit edilecek iş yerleriyle ilgili bilgi ve bordrolar celp edilerek bu iş yerlerinde bordrolu çalışanların veya iş yeri sahiplerinin çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 21.10.2021 tarihli ve 2021/446 E. 2021/44 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 16.05.2022 tarihli, 2022/4158 E. 2022/7192 K. sayılı ilamında; somut dosyada gerekçeli kararın talebi açıklayan ilk bölümünde talebin 03.01.1988 olduğu belirtilip devamında kısa kararda 03.01.1989 tarihinin, gerekçeli kararda 03.01.1988 tarihinin sigortalılık başlangıcı olduğunun kabul edilmesi, bu şekilde kendi içinde çelişkili hüküm kurulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne, davacı … T.C kimlik nolu …’un sigortalılık başlangıç tarihinin 03.01.1988 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum ve davalı … … vekilleri, çalışmanın ispatlanamadığı, yeterli araştırma yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 03.01.1988 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 79 ncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar kurum ve … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.