YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/192
KARAR NO : 2023/200
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/663 E., 2022/468 K.
vekili Avukat …
vekili Avukat …
2- … Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 07.06.2012
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararın taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, … İnşaat Tur. Teks. Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi iş yeri işçilerinden… ‘ın 30.07.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerine 99.170,93 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kurum müfettişleri tarafından düzenlenen 28.10.2011 tarihli rapora göre olayın iş kazası olduğunun belirlendiğini, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi gereği davalı asıl işveren ile alt işverenin müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, iş kazası nedeniyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/19589 soruşturma sayılı dosyasında olay ile ilgili soruşturma açıldığını, söz konusu iş kazası ile ilgili … 1. İş Mahkemesinin 2011/661 esas sayılı dosyası ile sorumlu işverenlere karşı dava açıldığının belirlendiğini, davanın derdest olduğunu belirterek davalı işverenlerden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla oluşan kurum zararından şimdilik 19.834,18 TL’sini gelir onay bağlama tarihi olan 29.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı kurum vekili, 12.06.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırarak 69.419,66 TL’nin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, ölen kurum sigortalısı …’ın müvekkili şirketin işçisi olmadığını, müvekkili şirketin sözleşme imzaladığı diğer davalı … İnşaat Tur. Teks. Gıda Sanayi Ticaret Ltd Şirketinin sigortalı çalışanı olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında sözleşme ile inşaatın ince işlerinin yapılması konusunda sözleşme düzenlendiğini, söz konusu sözleşmeye göre her türlü güvenlik önlem ve tedbirinin alınma yükümlülüğünün de diğer davalı şirkete ait olduğunu belirterek müvekkili hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … İnşaat Tur. Teks. Gıda Sanayi Ticaret Ltd Şirketi vekili cevap dilekçesinde, iş kazasında hayatını kaybeden kurum sigortalısına müvekkilinin iş güvenliği ile ilgili her türlü eğitimi verdiğini, müvekkilinin bu konuda üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek müvekkili hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2017 tarihli ve 2015/328 Esas 2017/193 sayılı kararıyla davanın kabulüne, 69.419,66 TL net kurum alacağının 29/11/2011 gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.01.2019 tarihli ve 2016/8129 E. 2019/549
K. sayılı ilamında; iş kazası nedeniyle açılan ceza dosyası celp edilerek incelenerek maddi olgunun belirlenmesi ve buna göre olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması, ceza davasında yargılanan sanıkların kesinleşmesi halinde mahkum olanlara az da olsa bir miktar kusur verilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyularak,bozma sonrası Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/ 461 Esas dosyası dosya içine alınmış, anılan ceza davasında 2016/85 Karar sayılı kararla sanıklar … (…), … (…) hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve … (…) hakkında beraat kararı verilmesi yönünde hüküm kurulduğu,kararın kesinleştiği, dosya üzerinden bozma sonrası bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda, haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı olmayan … (… Ltd.Şti yetkilisi) ve … (… şirketinde ustabaşı) ile hakkında beraat kararı verilen …’ın (… şirketinde şantiye şefi) davaya konu olayda kişisel kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan davalı şirketler arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisinin kurulduğu, buna göre davalıların toplamda %70 oranında kusurlu olduğunu, bu kusurun %40’ının … İnşaat Tur. Teks. Gıda Sanayi Ticaret Ltd Şirketine ait olduğunu, kalan %30 kusurun da … Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketine ait olduğunu, kazalı işçinin de olayın meydana gelişinde %30 oranında kusurlu bulunduğu belirtilerek aktüerya raporunda %70 kusura göre kurum sigortalısının hak sahiplerine bağlanan gelir sebebiyle kurumun talep edebileceği rücuya tabi miktarın 69.419,66 TL olduğu belirlenmek suretiyle, davanın kabulü ile 69.419,66 TL net kurum alacağının 29.11.2011 gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde kusura itiraz edere kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Kanun’un 21 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…