YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1944
KARAR NO : 2023/1959
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1002 E., 2021/2157 K.
DAVA TARİHİ : 22.01.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/16 E., 2020/81 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali, kesilen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının müteveffa babası …’den yetim aylığı almakta iken 25.07.2016 tarihli yazı ile muvazaalı boşandığından bahisle davalı Kurum tarafından, almakta olduğu yetim aylığının kesildiğini, bu nedenle 23.02.2009 ile 22.07.2016 tarihleri arasında yapılan 70.299,47TL yersiz ödemenin davacıdan tahsiline karar verildiğini, davacının eşinden şiddetli geçimsizlik nedeni ile 11.04.2008 tarihinde ve de babasının sağ olduğu dönemde boşandığını, yani babası …’nin vefatının 08.10.2008 tarihinde iken boşanmanın bu tarihten daha önce gerçekleşmiş olduğunu, bir insanın babasının ölüm tarihini tahmin ettiği ve bu nedenle ölüm gerçekleşmeden boşandığı gibi gayrı insani bir anlayış ile davalı kurumun işlem tesis ettiğini, davacı …,…’in boşanmadan sonra hiçbir zaman birlikte yaşamadıklarını, davacı …’nin ev hanımı olduğunu, kendisinin babasından kalan yetim aylığı dışında başkaca geliri olmadığını, maaşının kesilmesi sebebiyle de mağdur duruma düştüğünü, bu durumun devamının telafisi imkansız zararların doğmasına neden olacağını beyan ederek davalı Kurum işleminin iptaline, davacının geçim nedeni ile acziyete düşmesine mani olmak bakımından tedbiren yetim aylıklarının ödenmesine, dava sonunda ödenmeyen yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek haksız ve yersiz olarak açılmış davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile tanık beyanlarının davacı lehine olduğunu, tanıkların denetmen raporundaki ifadelerin kendilerine ait olmadığını beyan ettiklerini, mahkeme kararının gerekçeli olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda, davacının 20.04.1981 tarihinde evlendiği eşinden 23.01.2013 tarihinde boşandığı, 13.01.2001 tarihinde vefat eden babasından hak sahibi sıfatı ile ölüm aylığı aldığı, Kurumun 04.05.2018 tarihli durum tespit raporunda; davacının 07.11.2013 tarihinden itibaren ikamet ettiğini bildirdiği adresindeki komşuların söz konusu adreste davacının ikamet etmediğini beyan ettikleri, 08.08.2019 tarihli kolluk araştırmasının da bu beyanları doğruladığı, söz konusu adreste davacının kardeşinin oğlunun ikamet ettiğinin tespit edildiği, davacının boşandığı eşinin 16.02.2015 tarihinden itibaren kayıtlı adresinde yapılan araştırmada aynı adreste ikamet eden ve esnaflık yapan komşuların beyanlarına başvurulduğu, imzalı beyanlarında esnaflık yapan …’ın davacının boşandığı halde eşiyle birlikte yaşadığını; …’in davacının boşandığı eşinin, ev sahibinin oğlu olduğunu ve maaş için boşandıklarını ve .. ve … Usta’nın davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığını, hiç ayrılmadıklarını ifade ettikleri, denetmen raporuna yansıyan ifadelerinde … ve …, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığını beyan etmişlerse de mahkemede tanık sıfatı ile alınan ifadelerinde bu beyanlarını değiştirdikleri anlaşılmış, tanık …’ın denetmene verdiği beyanında husumet yaşamamak için imzadan imtina ettiğini de beyan ettiği göz önünde bulundurulduğunda, tüm dosya kapsamından 5510 sayılı Kanun’un 59/2 inci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispatlanamadığı, davanın reddine dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir” gerekçesine dayalı olarak;
“Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli olmamakla birlikte somut olayı açıkça değerledirmekten uzak olduğunu, tanık dinletme taleplerinin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, yargılama sırasında dinlenilen tanıkların tamamının davacı lehine beyanda bulunduğunu, ayrıca denetmenlerin hazırladığı raporda yer alan ifadelerin kendilerine ait olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını ifade ettiklerini, davalı Kurumun red yazısında başvurulacak yasal yolun ve süresinin bildirilmediğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, usule ve yasaya aykırı olan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ölüm aylığının kesilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali, kesilen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56/2 ve 59/2 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…