Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/197 E. 2023/481 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/197
KARAR NO : 2023/481
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1457 E., 2022/2061 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 22.10.2014
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/597 E., 2020/342 K.

Taraflar arasında görülen ve temyiz incelemesinden geçen hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince kararın bozulması üzerine yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmiş ,bu kez Dairemizce bu karar bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının, davalı işveren nezdinde 01.01.2005-18.11.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasında bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini talep etmiş, 31.10.2019 tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile davacının çalıştığı yıllardaki primlerinin gerçek maaş tutarlarına yükseltilmesi (2005 ve 2008 yılları için 1500 €, 2009 Şubat -2010 yılları için 2000 €, 2010 Şubat-2011 yılları için 2200 €, 2012 Şubat sonrası için 2500 €) talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili; davacının 01.01.2005 tarihinde değil 21.12.2004 tarihinde işe başladığını, 03.01.2005 tarihinde taraflar arasında çıkan anlaşmazlık sebebiyle davacının kendi isteği ile işyerinden ayrıldığını, ancak bu anlaşmazlığın kısa sürede giderildiğini ve davacının 04.05.2005 tarihinden 29.02.2008 tarihine kadar müvekkilininin şirket merkezi olan Alanya/…’da, 01.03.2008 tarihinden, emeklilik sebebiyle istifa ettiği 06.05.2013 tarihinde kadar da müvekkili şirkete ait işyerinin Bodrum Şubesinde çalıştığını, davacının eksik bildirilmiş sigorta primlerinin söz konusu olmadığını, davacının çalışmalarının yasaya uygun şekilde ve zamanında bildirildiğini, davacının müvekkili şirkette çalışırken müvekkili şirketin çalışmakta olduğu otellerle olan sözleşmelerini haksız ve hukuka aykırı olarak iptal ettirdiğini ve açmakta oldukları şirket üzerinden bu otellerle anlaşma yapmaya çalıştığını öğrendiklerini, davacının emeklilik sebebi ile işten ayrıldıktan sonra eşi … üzerinden … Seyahat Acentası Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.’ni açtığını ve bu şirket üzerinden ticaret yaptığını, davacının bilgisi ve yönelendirmesiyle gerçekleşen bu eylemlerin suç teşkil ettiğini, müvekkili şirket tarafından davacının da içinde bulunduğu eski çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam etmekte olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili; dava konusu tarihler arası dönem için tescil davadan önce yapılmış bulunduğundan açılan davanın yersiz olduğunu, davacının çalışmalarının iki farklı işyerinde geçtiğini, her yeni başlangıç yeni bir hizmet akdi olduğundan önceki çalışmalar için hak düşürücü süreyi başlatacağını, bu bakımdan 5 yıllık hak düşümü süresinin geçmiş bulunduğundan 01.03.2008 tarihi öncesi çalışma iddiaları bakımından davanın reddinin gerektiğini, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda çalışma iddiasının resmi belgelerle ispat olunması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 15.01.2015 tarih ve 2014/942 esas 2015/59 karar sayılı ilamı ile “Davacı vekilince davalılar aleyhine açılan davada Mahkememizin yetkisizliğine; Alanya İş mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğuna” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2015 tarih 2015/10561 Esas – 2015/ 13138 Karar sayılı ilamında “…Yukarıda anlatılanlar ışığında; hizmet tespiti davalarında şu dört yer yetkili sayılır. Birincisi, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi gereğince işin (hizmetin) yapıldığı yer mahkemesi, ikincisi, yine İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile genel yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi gereğince işverenin (davalının) ikametgahı mahkemesi, üçüncüsü, genel yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun merkezi bulunduğundan … mahkemeleri, dördüncüsü ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 14. maddesi gereğince hizmetin geçtiği yerin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu şubesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Davacı, seçimlik hakkını kullanarak belirtilen yer mahkemelerinden herhangi birinde dava açarsa, yetkisizlik kararı verilmemesi ve işin esasına girilmesi gerekir.

Somut olayda, davacı taraf, seçimlik hakkını kullanarak işin (hizmetin) yapıldığını iddia ettiği adres itibariyle Bodrum İlçesinin bağlı bulunduğu Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (İş Mahkemesi sıfatıyla) dava açmıştır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı şirketin Bodrum şubesinde Ege Bölge Müdürü olarak çalıştığı davalı şirketin de kabulündedir. Açılan davada işin yapıldığı Bodrum Asiye Hukuk Mahkemesi de (İş Mahkemesi sıfatıyla) yetkilidir. Mahkemenin yargılamaya devamla işin esasına girmesi gerekirken, yetkisizlik kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.. ” hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.09.2020 tarih ve 2015/597 esas 2020/342 karar sayılı ilamı ile davacının davalıya ait işyerinde 21.12.2004-03.01.2005 ve 04.05.2005-29.02.2008 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı, davacının çalışma sürelerinin tümünün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen süreler dışında devamlı ve kesintisiz çalıştığına ilişkin talebini ispatlayamadığı ve yine davalıya ait işyerinde 01.03.2008-06.05.2013 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı, davacının çalışma sürelerinin tümünün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.

C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 29.04.2021 tarih 2021/1467 Esas-2021/6200 Karar sayılı ilamında “…Somut uyuşmazlıkta, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı Yargıtay 21. Hukuk Dairesince bozulmuş, Yargıtay dosyadan elini çekmiştir. Bu aşamadan sonra, yetkili mahkeme tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp karar verilmiştir.

Aleyhine Kanun yoluna gidilen kararla ilgili olarak Yargıtay’ın esas yönüyle herhangi bir denetimi söz konusu değildir.

Bu itibarla, Mahkemenin esas yönünden verdiği ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ”İstinaf” olup, görevli merciinin … Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine. ” hususlarına işaret edilerek dosya mahkemesine gönderilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, özellikle, davacının, işe giriş bildirgesi ve iş sözleşmesinde imzasının olması, yönetici konumda çalıştığı, çalışma beyanında bulunan tanıklar ile davalı işveren arasında husumet bulunması, davacının Euro hesabındaki ödemelerde açıklama bulunmaması değerlendirildiğinde, davaya konu iddialarının ispatlanamadığı dikkate alındığında, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dosyanın daha önce temyiz incelemesinden geçmiş olması nedeniyle inceleme merciinin Yargıtay olması gerektiğini, davacı tarafça yargılamanın seyri içindeki beyanlarda talebin “sigorta primine esas kazanç tutarının tespiti” olarak belirtilmiş olması nedeniyle davada verilen “red” kararı gereği Kurum lehine yargılama gideri ve vekâlet ücreti tayin edilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun’un 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.