YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2008
KARAR NO : 2023/2156
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/831 E., 2022/677 K.
…
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/533 E., 2022/3 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 03.07.2002 tarihinde depo sorumlusu olarak işe başladığı, forklift operatörü olarak çalışmaya devam ettiği, son zamanlarda net 1.050,00 TL civarında maaş aldığı, iş yerinde yemek, servis, tam maaş olarak yılda 4 ikramiye, yakacak gibi sosyal hakları bulunduğu, iş yerinde kaza geçirdiğinden bahisle sonuç olarak 149.690,04 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının aldığı iş göremezlik raporunun kazadan kaynaklanmadığını, mesleki bir hastalığın söz konusu olmadığını, işverenin her hangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iş kazasında kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, olayın öngörülebilir ve alınacak önlemler ile önlenebilir nitelikte olduğu, iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirketin %20 oranında, dava dışı (ihbar olunan) işçi …’ın %60 oranında ve davacının %20 oranında kusurlu olduğu, dava konusu iş kazası nedeniyle davacının talep edebileceği net tazminat miktarının 149.690,04TL olduğu, davacının maluliyet oranının %25 olarak saptandığı, bu hususa ilişkin ileri sürülen ve bekletici mesele yapılan … 17. İş Mahkemesi’nin 2017/241 Esas 2019/157 Karar sayılı ilamının İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçeleri ile davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının mevcut maluliyetinin tamamının dava konusu iş kazası ile gerçekleşmediğini, davacının mevcut kalıtsal hastalıkları nedeniyle halihazırda mevcut bir maluliyetinin bulunduğunu, dahası kemik yapısı sebebiyle bedenen maluliyete elverişli halde olduğunu, dosya kapsamında yer alan ve tanıklarca da ifade edilen, yine iş kazasının diğer tarafı 3. kişi … tarafından ifade edildiği şekliyle 04.08.2011 tarihli olayın gerçekleşmesinde davacı ile birlikte dava dışı …’ın birlikte ağır kusurlu olduklarını, 04.08.2011 tarihinde gerçekleşen olayla meydana geldiği iddia olunan bedensel zarar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan çalışma gücü kaybında davalının herhangi bir bağı ve kusuru bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının mevcut maluliyetinin tamamının dava konusu iş kazası ile gerçekleşmediğini, davacının mevcut kalıtsal hastalıkları nedeniyle halihazırda mevcut bir maluliyetinin bulunduğunu, dahası kemik yapısı sebebiyle bedenen maluliyete elverişli halde olduğunu, dosya kapsamında yer alan ve tanıklarca da ifade edilen, yine iş kazasının diğer tarafı 3. Kişi … tarafından ifade edildiği şekliyle 04.08.2011 tarihli olayın gerçekleşmesinde davacı ile birlikte dava dışı …’ın birlikte ağır kusurlu olduklarını, 04.08.2011 tarihinde gerçekleşen olayla meydana geldiği iddia olunan bedensel zarar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan çalışma gücü kaybında davalının herhangi bir bağı ve kusuru bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371’inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyizin kapsamı ve nedenlerine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından 04.08.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasından dolayı davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %25,00 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı şirketin %20, dava dışı işçi …’ın %60 oranında kusurlu bulundukları, davacının temyiz incelemesine konu eldeki dava dosyasını 15.02.2012 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.
Temyiz edenin sıfatına, temyizin kapsamı ve nedenlerine göre ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüş ise de dava tarihi 15.02.2012 tarihi olmasına karşın ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 27.06.2013 olarak gösterilmesi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığında yer alan “Dava tarihi: 27.06.2013” ibaresinin silinerek yerlerine geçmek üzere “Dava tarihi: 15.02.2012” ibaresinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…