Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2027 E. 2023/2336 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2027
KARAR NO : 2023/2336
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2326 E., 2022/1850 K.
TASFİYE MEMURU : …
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.10.2020
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/891 E., 2022/261 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı iş yerinde 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında çalışmış olmasına rağmen bildirge düzenlendiğini ancak primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin davalı işverenden SGK’ya çalışma ilişkinin bildirmesini ve hak ettiği ücretlerinin ödenmesini defalarca istemesine rağmen SGK primlerinin yatırılmadığını ve ücretlerinin ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyanla müvekkilinin 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafından açılan davada lehlerine işleyecek sürelerden vazgeçtiklerini ve davadaki tüm iddiaları kabul ettiklerini bu nedenle, davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.

Feri müdahil kurum vekili, öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup açılan davanın hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, davacının belirttiği dönemlerde 506 sayılı Kanun’un 2 nci ve 6 ıncı maddeleri anlamında fiili, sigortalı olarak adlandırılabilecek çalışmaları bulunduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden re’sen araştırılması gerektiğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının tespitini talep ettiği dönemde herhangi bir sigortalılığının söz konusu olmadığı, davalı iş yeri tarafından davacı adına 01.06.1999 tarihli sigortalı işe ilk giriş bildirgesi verildiği, işe giriş bildirgesinin süresi içerisinde verildiği, davalı şirket tasfiye memuru tarafından verilen cevap dilekçesinde de, davacının çalışmalarının kabul edildiği, her ne kadar davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle işverenin kabulü hüküm doğurmasa da, dosya kapsamında bordro tanığı ve komşu tanığı araştırması yapıldığı ve Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından yapılan araştırmada o dönemde komşu olduğu bildirilen ve Mahkememizce re’sen seçilen komşu tanığı olarak dinlenen K.T. davacının çalışmasını doğrulandığı, davacının 30.04.1982 doğumlu olduğu, tespitini talep ettiği dönemde 17 yaşında olduğu, ancak komşu tanığının beyanında belirtildiği şekilde yemek ve çay işlerine baktığı dikkate alınırsa çalışmalarının çıraklık kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gereğince söz konusu 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasındaki çalıştığı sürenin prim gün sayısı olarak dikkate alınacağı, sigorta başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu tarih olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne, davacının davalıya ait …sicil numaralı iş yerinde 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespiti ile 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gereğince sigorta başlangıç tarihinin 30.04.2000 olduğunun tespitine, tespit edilen 18 yaşını doldurmadan önceki sürelerin prim ödeme gün sayısı olarak dikkate alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eksik inceleme ve yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, çalışma olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde irdelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına yönelik iddiasının; dinlenilen tanık beyanları ve dosyada mevcut deliller ile doğrulanması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesi kararının içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalı şirkete ait işyerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı anlaşıldığından ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden fer’i müdahil Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer’i müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.