Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/205 E. 2023/193 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/205
KARAR NO : 2023/193
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/514 E., 2020/400 K.
DAVA TARİHİ : 14.12.2009
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı kurumun … sicil nolu dosyada işlem göre iş yeri iş vereni olduğunu, kurumca 2012/10, 2003/1, 2004/1, 2004/7 ve 2004/10. ayları için 6.956 TL idari para cezası tahakkuk ettirilerek müvekkil şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun gereği icra takibi açıldığını, takibe konu idari para cezasının 5 yıllık zamanaşımına uğradığını beyanla ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu tür davalarda Borçlar Kanunu hükümleri uygulandığından 10 yıllık zamanaşımı hükmünün geçerli olduğunu, kaldı ki 5 yıllık sürenin bile dolmadığını, açılan davanın yersiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında, dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı şirketin zamanaşımı def’i nedeniyle davaya konu ödeme emrindeki borç dönemleri ayrı ayrı değerlendirilerek zamanaşımı süreleri gözetilmek suretiyle idari para cezalarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti ile zaman aşımına uğramayan dönemlerin tespiti halinde de, dava konusu idari para cezaları ile ilgili davacı şirketin … 3.İdare Mahkemesinin 2009/1786 E. ve 2009/1679 E. sayılı dosyaları üzerinden idari para cezalarının iptali istemiyle açmış olduğu dava dosyalarının incelenerek iptali istenilen ödeme emirlerine konu idari para cezalarının idari yargı yerince iptal edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin 19.12.2019 tarihli celsedeki beyanında, … 3. İdare mahkemesinin bozma ilamında belirtilen dava dosyalarının kesinleştiği, idari para cezasının iptali yönünde herhangi bir davanın bulunmadığını belirttiği, davalıdan icra dosyasının gönderilmesinin istenmek suretiyle bilirkişiden alınan ek rapor doğrultusunda ve tüm dosya kapsamına göre, … 3.İdare Mahkemesinin 2009/1786 E.kayden açılan dava sonucu verilen 7.10.2010 tarihli, 2010/1340 K.sayılı kararda; 9073,35.-TL idari para cezasına ilişkin Kurum işleminin iptaline dair verilen kararın Danıştay 15.Dairesinin 10.9.2015 tarihli, 2011/10687 E., 2015/5019 K.sayılı kararı ile onandığı, … 3.İdare Mahkemesinin yenilenen 2009/1679 E.kayden açılan dava sonucu verilen 4.3.2011 tarihli, 2011/431 K.sayılı kararda; 2959,00.-TL.lik idari para cezası ile ilgili Kurum işleminin iptaline karar verildiği ve itiraz sonucunda da karara yapılan itirazı inceleme olanağı bulunmadığı belirtilerek itirazın incelenmeksizin reddine karar verilmekle kesinleştiği, bu durumda, davalı Kurumca 2009/44038 sayılı takip dosyasından gönderilen 03.12.2009 günlü, 0283193 sayılı ödeme emrinden dolayı; (506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin yollamada bulunduğu 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca “böyle bir borcu olmadığı” seçeneğine göre) davacının 6956,00.-TL İPC, (23.11.2009 tarihi itibariyle hesaplanan) 7396,79.-TL g.zammı olmak üzere, toplam 14352,79.-TL borcunun bulunmadığı ve söz konusu ödeme emrinin iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davaya konu borcun 506 sayılı Kanun’dan kaynaklanan idari para cezası ve gecikme zammını ihtiva etmesine rağmen eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayalı hesaplama raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş olması gerekçesiyle kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirket adına işyerinin prim ve idari para cezası borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140 ıncı maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102 inci maddesi kapsamında zaman aşımı nedeniyle iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140 ıncı maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun aynı başlıklı 102 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyiz talebinde yapılan Mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu yönündeki itirazların özellikle yukarıda anılan yasa maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmeye göre, yerinde olmadığı, yukarıda anılan yasa hükümleri çerçevesinde İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.