Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2080 E. 2023/2254 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2080
KARAR NO : 2023/2254
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/881 E., 2022/1923 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 07.09.2018
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/277 E., 2020/159 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işveren şirkette 24.11.2017 tarihinden itibaren 31.07.2018 tarihine kadar çalıştığı dönemlere ait hizmetinin tespiti ile maaşının 4.000,00-TL üzerinden tespitine Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında hiçbir şekilde işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasında bir adi ortaklık sözleşmesi olduğunu, davacının ustabaşı olarak 4.000 TL ücret ile çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, düzenli işi olmayan herhangi bir vasfı olmayan biri olduğunu, davacının müvekkiline dışarıdan iş bağlayacağını söylemesine karşın herhangi bir iş getiremediğini, davacının 24.11.2017-31.07.2018 tarihleri arasında 8 ay ücret almadan çalışmaya devam ettiği iddiasının hayatın normal akışına aykırı olduğunu, zaman zaman işyerine adi ortaklık gereği iş görüşmesi amacıyla geldiğini, müvekkili ile davacının tanışıklığının adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığını, ortaklık kurulduğu günden bugüne kadar ortaklık içerisinde herhangi bir iş yapılmadığını, müvekkilinin davacıya iyi niyet ile cep harçlığı niteliğinde ödeme yapmış ise de bu tamamen ileride adi ortaklık hesaplarında mahsuplaşmak üzere ve borç niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının doğru olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; somut olayda davacı tarafça davacının davalıya ait işyerinde aylık 4.000 TL net ücret ile çalıştığı iddia edilmiştir. Davacı tarafça iddia edilen 4.000 TL net ücret; 5.595,10 TL brüt günlük brüt 186,50 TL’dir. Davacı tanığı …; davacının 4.000 TL ücret aldığını beyan etmiştir. Buna göre, davacı tarafça tespiti talep ve iddia edilen ücretin, ispat sınırının üstünde olduğu da dikkate alındığında davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlayamadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile, davacının 24.11.2017-25.03.2018 tarihleri arasında … sicil sayılı davalı şirkete ait işyerinde 5510 sayılı Kanun’a tabi olarak hizmet akdiyle günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının imzalı bordroları bulunan 01.01.2008-31.03.2010 dönemi ile 01.01.2015-30.09.2015 döneminin prime esas kazanç tespitinde eksik pirime esas kazançların ayrık tutulduğu, bu dönemlere ilişkin imzalı bordroların bulunduğu, aksinin yazılı bir delil ile kanıtlanmadığı, imzalı bordro ya da yazılı imzalı belge bulunmayan 13.04.2007-31.12.2007, 01.04.2010-31.12.2014 ve 01.10.2015-23.11.2015 dönemine ilişkin olarak davalı işveren tarafından düzenlenen antetli ve kaşeli belgede, davacının 1.500,00 TL ücretle çalıştığına ilişkin olarak düzenlenen belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilerek dosya kapsamında toplanan deliller ile tanık beyanları kapsamında eksik prime esas kazanç tutarlarının belirlendiği, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; salt tanık beyanlarına dayalı hüküm kurulamayacağını, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun’un 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.