Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2120 E. 2023/2323 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2120
KARAR NO : 2023/2323
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/435 E., 2022/2171 K.
DAVA TARİHİ : 14.10.2019
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/427 E., 2021/728 K.

Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.05.1988 ile 30.08.1990 tarihleri arasındaki ara ara ve kısa süreli ve arizi hizmet akdine bağlı çalışma süresi dışındaki dönemlere ait tarımsal faaliyetinin tespiti ile Bağ-Kur Tarım sigortası olarak geçerli sayılmasına ve aksi yöndeki kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tarımsal faaliyetinin bulunduğu dönemde prim tevfikanının yaygın olarak yapılmadığını, bu bağlamda davacının pancar kooperatifine yapmış olduğu satışlar nedeni ile tevkifat kesintilerinin yapılmadığını, her ne kadar davacı adına kayıtlı tarım araziler bulunmamakta ise de babası adına çok geniş tarım arazilerinin bulunduğunu, davacının erkek çocuk olarak köyde babasının arazilerini ekip kullandığını, davacının tarımsal faaliyetinin olduğu dönemde babasının Şiran İlçesinde esnaf olup, kahvehane ve otel işletmeciliği yaptığını, bu hususu dinlenen muhtar ve azaların ifade ettiklerini, davacının geçimini tarım ile sağlamakta iken geçimini sağlamada yaşamış olduğu sıkıntılar sebebi ile göç ettiğini, dava ettikleri tarihte davacının tarım ile geçimini sağladığının beyanlar ile sabit olduğunu, 01.05.1988 ile 30.08.1990 tarihleri arasındaki esas ve devamlı çalışmasının tarımsal faaliyet olup diğer sosyal sigortalılığının geçici ve arizi olduğunu, SGK’nın yasal hasım olduğunu, lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “somut olayda; davacının prim kesintisi veya ürün teslimi iddiası veya bu yönde ispat bulunmadığı, müstahsil makbuzu vb. evrak sunulmadığı, ziraat odası veya kooperatif kaydının dahi bulunmadığı, kolluk araştırmasında tarımsal faaliyetle uğraşmadığının bildirildiği, tanıkların da tarımsal faaliyete ilişkin bilgileri bulunmadığı, davacının kayıt ve tescil için Kuruma başvurusu olmadığı, sigortalılık iradesinden bahsedilemeyeceği, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi tarım sigortalılığının iptali veya çakışması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı; kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet bulunmadığnıdan buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitinin söz konusu olamayacağı; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesine dayalı olarak “davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek ve tanık beyanları delili dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi ve davalarının kabulünün gerektiğini beyan etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin tespiti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.