Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2149 E. 2023/7498 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2149
KARAR NO : 2023/7498
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/5 E., 2022/418 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta başlangıcının tespiti ve aidiyetin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bir kısım talebin reddine, bir kısım talep yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının işe girdiği tarihin 14.08.1978 tarihinin tespiti ile davalı … adına gözüken hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli ve 2013/63-2014/288 sayılı kararıyla; “1- Davacının ilk işe giriş tarihinin 14.08.1978 tarihi olduğunun tespitine, Kurum kayıtlarından dava dışı … adına gözüken sürelerin davacı … …ye ait olduğunun tespitine,”karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 01.06.2015 tarihli ve 2014/27598-2015/10565 sayılı ilamında; hükmün infaza elverişli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 22.01.2020 tarihli ve 2015/257-2020/17 sayılı kararda; “1-Açılan davanın kabulü ile, davacının ilk işe giriş tarihinin 14.08.1978 olduğunun tespitine, (Kurum kayıtlarında dava dışı … adına gözüken süreler davacı …’ye ait olduğunun Tespitine)

(14.08.1978 – 28.05.1985 tarihleri arasında ki 6236 sicil numaralı iş yerinde dahili davalı … adına kayıt edilen sürelerin davacıya ait olduğunun tespitine,” karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili ve davalı … temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairenin 10.11.2021 tarihli ve 2020/3109-2021/13957 sayılı ilamında; hangi sürelerin davacıya ait olduğu tereddüte sebebiyet vermeyecek şekilde belirlenip hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, “…eldeki uyuşmazlığın 6326 işyeri sicil numaralı ve … Orman İşl. Müd. unvanlı işyerine ait 14.08.1978 işe giriş tarihli ve 9 günlük sigorta bildirimine konu çalışmanın kime ait olduğunu tespit etmek noktasında toplandığı, bu bağlamda yapılan değerlendirmede, dosyaya celp edilen tüm bilgi ve belgeler, davacı asilin 06.12.2022 tarihli celsede (şeklinde) ileri sürdüğü beyan, bozma öncesi celp edilen ve hükme esas almak için yeterli görülen grafolog bilirkişi raporunda 6326 iş yeri sicil numaralı ve … Orman İşletme Müdürlüğü’nce davalı adına tanzim edilen iş giriş bildirgesindeki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edilmesi ve dinlenen davacı tanıklarının…iş yeri sicil numaralı ve … Orman İşletme Müdürlüğü’nden değil dava dışı işyerlerinden sigorta bildirimlerinin olması bir bütün olarak gözetildiğinde “6326 işyeri sicil numaralı ve … Orman İşl. Müd. unvanlı işyerine ait 14.08.1978 işe giriş tarihli ve 9 günlük sigorta bildirimine konu çalışmanın davacıya ait olduğu iddiasına dayalı” eldeki davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, yukarıda izah edildiği üzere, dava dilekçesinde ileri sürülen sair istemler yönünden kurum tarafından gerekli düzeltmenin yapılması nedeniyle söz konusu istemlerin konusuz kalması ve eldeki uyuşmazlığın konusunu oluşturmayan davacı tarafın 07.07.2022 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü fazlaya ilişkin istemler hakkında karar verilemeyecek olması gözetilerek Dava dilekçesi ile davacı tarafa ait 07.07.2022 tarihli dilekçede ileri sürülen fazlaya ilişkin istemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.” gerekçesiyle

“1-Davacının ilk işe giriş tarihinin 14.08.1978 olduğunun, kurum kayıtlarında dahili davalı … adına gözüken “6326 iş yeri sicil numaralı – … Orman İşl. Müd.” unvanlı iş yerinden yapılan 14.08.1978 işe giriş tarihli, 9 günlük sigorta bildirimine konu çalışmanın ve sigorta bildirim sürelerinin davacı … Çifçi’ye ait olduğunun tespiti istemine yönelik ileri sürülen davanın reddine,

2-Dava dilekçesi ile davacı tarafa ait 07.07.2022 tarihli dilekçede ileri sürülen fazlaya ilişkin istemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına,” dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulü kazanılmış haklara dikkate edilmediğini, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davalı Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiğini, davalının ağır kusurunun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aidiyet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 ncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler yerinde görülmekle birlikte, davalı Kurum’un dahili davalıda gözüken bazı hizmet sürelerini yargılama safhasında davacıya mal ettiği, yine askerlik borçlanmasını da davacıya mal ettiği belirgin olup, bu hususlarda dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin paylaştırılması gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 5 ve 6 nolu bentlerin silinerek yerine,

“5-Davalı SGK tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 116,50 TL’nin, 58,25 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalanının davalı Kurum üzerinde bırakılmasına

6-Davalı SGK kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.’ne göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı SGK’ya verilmesine, 9.200,00 TL vekalet ücretinin de, davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine ” ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.