Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2209 E. 2023/3887 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2209
KARAR NO : 2023/3887
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2247 E., 2022/605 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/170 E., 2021/92 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.1998 – 23.11.2014 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur’lu olduğunun tespiti ile davacının 23.11.2014 tarihinden itibaren emekli olmaya hak kazandığının tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacının Ceyhan Ziraat Odası kaydının geçersiz sayılması nedeni ile emeklilik için gerekli koşulları sağlayamadığını, Ziraat Odası kayıtlarının hukuken geçerli olarak kabul edilebilmesi için … Kurum içi 16.12.1998 tarih 306706 sayılı talimatında, üye kayıt defteri ile yönetim kurulu defterinin noter tasdikli olması, üye kayıt defterine üyelerin sıralı yazılması, boş yer bırakılmaması, defterde daha önce yazılı üyenin ismi çizilerek yeni üye kaydı yapılmaması, meslek kuruluşları kayıt örneklerinin gerekli olduğunu, davacının 01.01.1995 tarih ve 1026 sicil numarası ile Ceyhan Ziraat Odasına kaydının yapıldığını ancak oda yönetim kurulu defterinin bulunmadığını, davacının kaydına ilişkin yönetim kurulu kararının bulunmadığını, üyenin kaydının IBM’den takip edildiğini ve bu sebeplerle üyelik kaydının geçersiz sayıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 31.12.1998 tarihinden itibaren kesintisiz olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile, 09.01.2015 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta ortaya konması gerektiğini, yapılan incelemeler neticesinde müvekkili kurumun yaptığı işlemlerin mevzuat dahilinde gerçekleştiğini, hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davacının iddialarının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
“1.1. 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 54 üncü maddesi “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu’na göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.

1.2. 4 üncü ve 7 inci maddeler ile 2926 sayılı Kanun’un 2, 5, ve 9 uncu maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31.12.2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez.” hükmüne amir davacının bu dönemde prim borcu bulunmadığı da gözetildiğinde, 01.12.1997-31.12.2010 tarihleri arası için mahkeme kabulü anılan madde kapsamında yerindedir.

1.3. İlçe Tarım Müdürlüğü yazıları, dönemde muhtar ve ihtiyar heyeti azalığı yapan kamu tanığı beyanları ve jandarma araştırma yazısına göre, davacının 01.01.2011-23.11.2014 tarihleri arasında, küçükbaş hayvancılık yaptığı, kendi arazisi olmamasına rağmen babasına ve kayınpederine ait arazilerde tarım ile uğraştığı, bir başka deyişle bu dönemde tarımsal faaliyetinin devam ettiği ispatlanmıştır. Böylece davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında 6219 gün priminin bulunduğu emeklilik şartlarınında gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davacının emeklilik talep tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığı yönündeki mahkeme kabulü yerindedir. Davalı Kurum vekilinin aksi yönü amaçlayan istinaf talebi yerinde değildir.

1.4. Dosya üzerinden, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesine dayalı olarak;

2. “Davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde yer alan itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının tarım bağ-kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri

3. 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu maddesi son fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.