YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2258
KARAR NO : 2023/2450
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/108 E., 2022/250 K.
DAVA TARİHİ : 12.09.2019
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali ile tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, yurt dışı çalışma sürelerini 3201 sayılı Kanun kapsamında kuruma borçlandığını, akabinde 28.06.2012 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı tahsis talep ettiğini, 3201 sayılı Kanun’ da 2014 yılında yapılan değişiklik ile davacının yurt dışı sigorta başlangıcının Türkiye sigorta başlangıcı olara kabul edildiğini, kurumun 18.03.2017 tarihli yazısı ile davacının İsviçre’de 31.12.2015 tarihine kadar “4” kodu ile adına prim yattığını gerekçe göstererek tahsis talebini reddettiğini, en son 01.04.2017 tarihinden geçerli davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, davacıya 28.06.2012 tarihinden geçerli aylığın bağlanmasına dair yaptıkları başvurunun kurum tarafından aynı gerekçelerle reddedildiğini, kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile davacının 28.06.2012 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun, davacıya bu tarihi takip eden aybaşından geçerli yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi düşünülürse yurt dışında yatan primlerin 31.12.2015 tarihine kadar yattığı göz önünde tutularak 01.01.2016 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/251-2019/376 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; “…7247 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3 üncü maddesi ile 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesine; “(C) Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıkları bu madde kapsamında değerlendirilmez ve kesilmez. Bu maddede geçen kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelikle belirlenir.” hükmü eklenmiş ve eklenen bu hüküm 26/6/2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde, “… yurt dışında bulunan vatandaşlarımızın, zorunlu sigorta kapsamında olmakla birlikte sigorta primi ödemesinden muaf olacak şekilde kısa süreli çalışabildiği ve bu çalışmaların da hizmet belgelerinde gösterildiği, yapılan düzenleme ile bu kapsamda çalışan vatandaşlarımıza aylık bağlanabilmesi, aylık alanların ise aylıkları kesilmeksizin ödenmesine devam edilmesinin amaçlandığı, …” belirtilmiştir. 6/11/2020 tarihli ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3 üncü ve 12 nci maddeleri ile 6/11/2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin; – 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine “bulunanların” ibaresinden sonra gelmek üzere “kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiş, kısa süreli çalışmaya tabi işler ise aynı fıkraya eklenen (k) bendi ile “Yurtdışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi, Ülkemiz dış temsilciliklerince veya sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülke sigorta kurumlarınca düzenlenmiş hizmet belgesinde kayıtlı olan ve ilgili ülke mevzuatına göre elde edilen kazanç üzerinden çalışandan zorunlu sigorta prim kesintisi yapılmadığı bildirilen süreleri” şeklinde tanımlanmış, – 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “herhangi bir ülkede” ibaresi “yurtdışında kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere” şeklinde değiştirilmiştir. Yasa ve yönetmelik değişikliğini takiben, Sosyal Güvenlik Kurumunca yayınlanan 11.12.2020 tarihli ve Kısa Süreli Çalışmaya Tabi İşler konulu, 2020/51 sayılı genelgede “Kısa süreli çalışmaya tabi işler; … İsviçre hizmet belgelerinde 4 kodlu hizmet (İsviçre sigorta kurumunca hizmet süreleri bildirilirken kullanılmakta olan hizmet cetvellerinde (E-205-CH formu) kısa süreli çalışmaya tabi işlerde geçen süreler nevi belirtilmeksizin 4 kodu ile bildirilmektedir.) olarak gösterilmektedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Somut olayda; 28.06.2012 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan davacının dosya içine alınan İsviçre Hizmet cetvelinde 01.01.1997-28.02.2017 tarihleri arasında “4” kodunda prim ödemesinin bulunduğu, ancak “4” kodunda yapılan prim ödemelerinin yukarıda yazılı mevzuat ve madde gerekçesi kapsamında aylık tahsisine engel olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/108-2022/250 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile; davacının 28.06.2012 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespiti ile 01.07.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, verilen kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…