YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2259
KARAR NO : 2023/1944
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2607 E., 2022/2422 K.
…
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/268 E., 2021/598 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 40 yılı aşkın süredir Almanya’da yaşamını sürdürdüğünü, 3201 sayılı Kanun’da Temmuz 2019 tarihinde yapılan ve 01.08.2019 tarihinde yürürlüğe girecek yasa değişikliğinden olumsuz şekilde etkilenmemek için 23.07.2019 tarihinde Alman Posta İdaresine dahil olan DHL yolu ile SGK’ya Yurt Dışı Hizmet Borçlanması talep dilekçesi gönderdiğini, bu dilekçenin içindeki posta gönderisinin 1 günde (24.07.2019) Almanya’dan …’a ulaşmasına rağmen; davacının hiçbir kusuru olmadığı halde kurum kayıtlarına ancak 02.08.2019 tarihinde girdiğini, evrak girişinin 02.08.2019 tarihli olması ve yeni mevzuatın yürürlüğe girmesi nedeniyle 13.03.2020 tarihinde talebinin reddedildiğini, talepte eksik olarak kastedilen evrakın yurt dışı sigortalıık sürelerini gösterir belgenin tercümesiz belge olduğunu, dilekçenin evrak kaydına 01.08.2019 tarihinde girmiş olması halinde müvekkilinin mağduriyet yaşamayacağını beyanla müvekkilinin 23.07.2019 tarihinde DHL yolu ile göndermiş olduğu Yurt Dışı Hizmet Borçlanması dilekçesinin 01.08.2019 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafından 23.07.2019 tarihinde … aracılığı ile borçlanma talep dilekçelerini Yurt dışından gönderilen belgelerin daha sonra Yurtiçi kargo vasıtasıyla 02.08.2019 tarihinde Aydın SGK İl Müdürlüğüne intikal ettiğini, SGK İl Müdürlüğü tarafından verilen talimat gereği PTT kargo, iadeli taahhütlü PTT ile gönderilen postalar hariç diğer postalar ile gelen dilekçelerin Kurum kayıtlarına intikal tarihi dilekçe tarihi olarak alınacağının talimatlandırıldığını, 31.07.2019 tarihinden sonra yapılan tüm işlemlerin 7186 sayılı Kanun’a uygun olarak yapıldığını, Posta veya Kargo ile yapılan Başvurular ile ilgili tereddütler oluştuğundan dolayı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bu konu ile ilgili 03.01.2020 tarihli E.159645 sayılı yazısı doğrultusunda 02.08.2019 tarihinde verilen evrak kayıta göre işlemlerin gerçekleştirildiğini, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksini kanıtın aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece özetle, “… 2019/16 sayılı genelgenin 7 nci maddesi uyarınca başvuru sahiplerinin bulundukları ülkenin posta idareleri aracılığı ile taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta ile yaptıkları başvurularda kuruma başvuru tarihinin posta idaresine başvuru yapılan tarih olarak kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu haliyle davacının yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanabilmek için kuruma yaptığı talebe ilişkin başvuru tarihinin posta idaresine başvurduğu tarih olan 23.07.2019 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, başvuru tarihinin 23.07.2019 tarihi kabul edildiğinde ise davacının 01.08.2019 tarihinde yapılan yasal değişikliklerden etkilenmeyeceğinin kabulü gereceği, 01.08.2019 tarihinde yapılan yasal değişiklerden önceki düzenlemelere göre ise davacının hizmetin geçtiği ülke yetkili makamlarınca verilen hizmet belgesinin yeterli sayılacağı ve belge tercümesinin zorunlu olmadığı tespit edildiğinden kurum işleminin hukuka aykırı olduğu tespit edilmekle…” gerekçesiyle;
“1-Davanın kabulü ile;
-Davacının 23.07.2019 tarihinde DHL yolu ile gönderilen Yurt Dışı Hizmet Borçlanması dilekçesinin 01.08.2019 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; … Yurt Dışı Borçlanma İşlemleri konusunda düzenleme içeren ve Kurum tarafından gerçekleştirilen dava konusu işleme dayanak alınan 2019/16 sayılı Genelgenin 7 nci Maddesinde, “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 124 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilmektedir. Başvuru sahiplerinin bulundukları ülkenin posta idareleri aracılığıyla taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta servisi ile yaptıkları başvuru tarihi de aynı şekilde Kuruma yapılmış başvuru tarihi olarak kabul edilecektir.” düzenlemesinin yer aldığı; 01.08.2019 tarihi öncesinde yürürlükte bulunan 9 üncü madde hükmünde ise, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkede geçen sürenin borçlanılması açısından, hizmetin geçtiği ülke yetkili makamlarınca verilen hizmet belgesinin yeterli sayıldığı ve belge tercümesinin 01.08.2019 tarihi sonrasında bu gruptaki ülkeler yönünden zorunlu hale getirildiği dikkate alındığında, Yedieylül Sosyal Güvenlik Merkezinin 27.12.2021 tarihli yazısında belirtildiği üzere, davacının bulunduğu ülkenin posta idaresi aracılığı ile taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta servisi ile bir başvurusunun bulunmadığı görülmekle davacının davasının reddine… ,” dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairece; “…davacının yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanabilmek için kuruma yaptığı talebe ilişkin başvuru tarihi olarak, Alman Posta İdaresine dahil olan DHL yolu ile posta idaresine başvurduğu tarih olan 23.07.2019 tarihinin kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir,” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kararda özetle: “…1-Davanın kabulü ile; -Davacının yurt dışında geçen hizmet süresini borçlanma konusunda yaptığı başvuru tarihinin Alman Posta İdaresine dahil olan DHL yolu ile posta idaresine başvurduğu tarih olan 23.07.2019 tarihinin esas alınması ve başvurusunun 01.08.2019 tarihi öncesi mevzuat uyarınca değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline,” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…