YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2306
KARAR NO : 2023/2211
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/680 E., 2022/748 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 15.09.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ölüm aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkili … ‘nun 1999 depreminde vefat eden babasından dolayı Bağ-Kur’ dan yetim aylığı aldığını, yine aynı depremde vefat eden annesinden dolayıda kendisine 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığını ancak daha sonradan bu aylığın kesildiğinin SGK tarafından yapılan işlemin haksız olup müvekkiline annesinin ölüm tarihi olan 17.08.1999 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve biriken aylıklarında müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.07.2015 tarihli ve 2014/384 E. 2015/371 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 22.07.2015 tarihli ve 2014/384 E. 2015/371 K., sayılı ilamında; davacı hakkında, Türk Medeni Kanunu’nun 462 inci maddesinin 8 nci fıkrası uyarınca vesayet makamı tarafından husumet izni verilmesi gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 07.02.2018 tarihli ve 2017/74 E. 2018/52 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 01.11.2018 tarihli ve 2018/2150 E. 2018/8801 K. sayılı ilamında; talebin açıklattırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 20.03.2019 tarihli ve 2019/2 E. 2019/144 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 24.06.2022 tarihli ve 2019/3510 E. 2022/9813 K. sayılı ilamında; 4447 sayılı Kanun’un Geçici 5. maddesi delaletiyle 506 sayılı Kanun’un aylık bağlanmasına ilişkin hükümlerinin irdelenmesinin gerektiği, yine 506 sayılı Kanun’un 93 ncü ve 99 ncı maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 97 nci maddeleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, “… davacıya talebi üzerine 01.09.2007 tarihinden itibaren babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, bu durumda babası üzerinden aylık bağlanması için daha önce talepte bulunmuş olduğundan sonradan annesi üzerinden aynı Yasa hükümlerine dayanarak 23.09.2013 tarihinden talepte bulunmasının 5510 sayılı Kanun’un 97/1.maddesindeki düzenleme gözetildiğinde kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler düzenlemesine uygun olmadığı, kabulümüzce davacının müracaat etmemesinin haklı bir sebebe dayanmadığı, bu durumda tahsis talep tarihine kadar olan istemlerin 506 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesi hükümleri doğrultusunda zamanaşımına uğradığı, aynı Yasanın son cümlesine göre gelir ve aylığın yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılacağı hükmü doğrultusunda davacıya talep tarihi olan 23.09.2013 tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Aynı yasal düzenleme çerçevesinde talep tarihi ve uygulanacak mevzuat hükümlerinin yürürlükte olduğu dönem itibari ile olaya uygulanması gereken 506 sayılı Kanun’un 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Kanun ile gelen değişiklikten önceki 93 üncü maddesinde ise anne ve babaların ölümü halinde her ikisinden de gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanan çocuklara bunlardan intikal eden gelir ve aylıklardan yüksek olanan tümü, eksik olanın yarısının bağlanacağı hükmüne göre davacıya bu yasal düzenleme çerçevesinde tahsis talebine istinaden anne ya da babasından alabileceği aylığın yüksek olanının tümü eksik olanını ise yarısının bağlanması gerektiği kabul edilip aşağıdaki karara varılmıştır. ” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, aylığın 01.09.1999 tarihinden itibaren bağlanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya 1999 depreminde vefat eden annesi ve babası üzerinden ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı ile bağlanması durumunda bunun başlangıç tarihinin tespiti hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4447 sayılı Kanun’un Geçici 5 inci maddesi, 506 sayılı Kanun’un 68, 93, 99 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 97 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ile özellikle aylık başlangıcı yönünden 506 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesinin somut olayda uygulanmasının gerekmesine göre taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…