Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2312 E. 2023/1690 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2312
KARAR NO : 2023/1690
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 E., 2022/197 K.
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, sigortalı …’un davalıya ait ecza deposu iş yerinde motorlu kurye olarak çalışırken 06.07.2012 tarihinde iş kazası geçirip sürekli iş göremez hale geldiğini, sigortalıya ödenen 18.09.2013 onay tarihli 58.358,20 TL PSDG sürekli iş göremezlik ödeneği ve sosyal yardım zammının diğer davalıların kusur durumu da dikkate alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.343.28 TL sini yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kooperatif vekili, müvekkilinin bu iş kazasında herhangi bir kusuru bulunmadığını ve kusursuz sorumluluk esaslarına göre de işverenin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … vekili, sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandığını, meydana gelen trafik kazasının bir iş kazası olduğunu, ancak bu konuda kusur raporu alınmadığını, maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2013/1022 E. 2015/86 K. sayılı kararıyla; davalı S.S. … Eczacılar Üre. Tem. ve Dağ. Koop. yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı ve davalı kooperatif vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 06.03.2017 tarihli ve 2015/11424 E. 2017/1759 K. sayılı ilamında; Mahkemece, Yüksek Sağlık Kurulu raporunda belirtilen sürekli iş göremezlik oranının Kurum yönünden bağlayıcı olduğu gözetilerek, 506 sayılı Kanun’un 109 uncu (5510 sayılı Kanun 95 inci madde) maddesinde öngörülen prosedür çerçevesinde, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi’ne sigortalının gönderilerek rapor aldırılmak suretiyle sigortalıda iş kazası sonucu meydana gelen yaralanmanın hangi oranda sigortalıyı sürekli iş göremez hale getirdiği, tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.11.2020 tarihli ve 2017/159 E. 2020/284 K. sayılı kararıyla; davalı kooperatif yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 12.04.2021 tarihli,2021/2659 E. 2021/5073 K. sayılı ilamında; ATK 3. İhtisas Dairesi ve 2. Üst Kurulunca sürekli iş göremezlik oranı %12.3 olarak tespit edildiğinden öncelikle gelir başlangıç tarihinden itibaren %12.3 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hesaplanan ilk peşin değerli gelir tutarı ve yapılan fiili ödeme miktarı kurumdan sorulmalı, kurum tarafından bildirilen gelir tutarına fiili ödeme miktarı eklenmek suretiyle rücuya konu kurum alacağı belirlenmeli, tespit edilen rücu alacağının, %30.2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan ilk peşin değerli gelirden fazla olması halinde, kurumca %30.2 iş göremezlik oranına göre hesaplanan ilk peşin değerli gelir esas alınmalı, elde edilecek miktarın kusur karşılığı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrası ilam içeriğinde belirtilen hesaplamalara esas olmak üzere davacı kuruma müzekkere yazılmış, aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacı kurumca, yazılan müzekkereye verilen cevap içeriğinde kurum tarafından farazi gelir aylık hesabı yapılamadığı beyan edilerek olumsuz cevap verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan aktüer bilirkişi …’nun rapor içeriğine göre bozma ilamı kapsamında değerlendirme ve hesaplamalar yapılmış, yapılan hesaplama mahkemece kabul edilerek davalı SS … Eczacılar Üretim Temin ve Dağıtım Kooperatifi aleyhine açılan davanın reddine, davalı … hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 14.364,66 TL peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 18.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili, davalı işverenin de kaza olayında kusurlu olduğu, hesaplamanın doğru yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 06.07.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalıya ödenen gelirin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun
olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.