YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2371
KARAR NO : 2023/3995
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2397 E., 2022/2657 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/105 E., 2021/123 K.
Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 03.09.2016 – 23.02.2018 tarihleri arasında Alakart Şefi olarak net 2500,00 TL ücret karşılığı çalıştığını ancak ücretinin kuruma asgari ücret üzerinden bildirildiğini belirterek, kuruma eksik bildirilen sigorta primlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işyerinde asgari ücret karşılığı çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiasının HMK’nun ilgili maddeleri gereğince yazılı deliller ile ispatlanmasının gerektiğini, kurumun resmi kayıtlarının incelenerek sadece tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmemesini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka hesap ekstrelerinde davacının çalışma dönemi içerisinde 2017 yılı Ocak ayında 2653,53 TL maaş aldığı ve çalışma dönemine göre ilerleyen diğer aylarda bundan daha az miktarda maaş almasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının Milli Eğitim Bakanlığından alınan 06.07.2015 tarihli ustalık belgesinin olduğu, emsal ücret araştırması sonucu gelen yazı cevaplarından da davacının kuruma bildirilen prime esas ücretlerinin gerçeği yansıtmadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile; davacının 2016 yılının Eylül ayındaki 28 günlük çalışması karşılığında 3263,68 TL Ekim/Kasım/Aralık aylarındaki her ay 30 günlük çalışması üzerinden her ay için aylık 3496,95 TL, 2017 yılının tüm aylarında 30’ar günlük çalışması karşılığında Ocak/Şubat/Mart/Nisan aylarında her ay 3496,95 TL Mayıs ayında 3635,40 TL, Hazıran/Temmuz/Ağustos/Eylül aylarında her ay 3717,97 TL, Ekim ayında 3807,18 TL Kasım/Aralık aylarında her ay için 4.078,90 TL, 2018 Yılı Ocak ayında 30 gün karşığı 3496,95 TL Şubat ayında 23 günlük çalışması karşılığında 2.680,88 TL ücretle davalıya ait işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiasının yazılı deliller ile ispatı gerektiği, kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanları hükme esas alınmaması gerekçesi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait hesaba maaş açıklaması adı altında davalı işveren şirket tarafından 17.10.2016 tarihinde 2,623.53 TL, 14.11.2016 tarihinde 2,623.53 TL, 24.01.2017 tarihinde 2,623.53 TL, yatırıldığı görülmüş olup banka kayıtlarının davacının iddiası bakımından yazılı delil teşkil etmiş olduğu, davacının aylık net 2500,00 TL’sı ücretle çalıştığının davalı işyerinde sigortalı olarak çalışan tanıklar tarafından da teyid edildiği, taraflar arasında … 28. İş Mahkemesinin 2018/122 Esas sayılı dosyasına kayden işçilik alacakları ile ilgili olarak görülen dava sırasında da hesaplamaların davacının aylık net 2500,00 TL’sı ücretle çalışmış olduğunun kabulü doğrultusunda yapıldığı, yine davacının aşçılık meslek dalına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığından alınan 06.07.2015 tarihli 2015/154 Belge numaralı ustalık belgesinin bulunduğu, Oleyis tarafından davacı durumundaki bir işçinin ücretinin ortalama aylık net 3000,00 TL ile 3500,00 TL arasında olabileceği ve Toleyis tarafından da 2018 yılı itibariyle alabileceği aylık ortalama net ücretinin 3000,00-3200,00 TL’si arasında olabileceğinin bildirilmesinin gözönüne alınmasıyla banka kayıtları doğrultusunda, davacının 2016 yılının Ekim ve Kasım ayları ile 2017 yılının Ocak ayında 2623,53 TL’si maaş aldığı ve çalışma dönemine göre ilerleyen diğer aylarda bundan daha az miktarda maaş almasının da hayatın olağan akışına uygun olmayacağının düşünülmesi ile tüm delillerin hep birlikte değerlendirilmesinden, davacının davalı işyerinde çalıştığı 03.09.2016 – 23.02.2018 tarihleri arasında aylık ücretinin net 2500,00 TL’si olabileceği ile davalı kurum kayıtlarına yansıtılan sigorta primine esas kazançlarının da bu doğrultuda düzenlenmesinin yerinde olacağı, davacının Kuruma bildirilen prime esas ücretlerinin gerçeği yansıtmadığı kanaatine varıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tanık beyanlarına dayalı hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, kurumun fer’i müdahil kabul edilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 77 nci ve 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.