YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2436
KARAR NO : 2023/2408
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/898 E., 2022/1821 K.
…
HÜKÜM/KARAR :Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/517 E., 2020/16 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı SGK Başkanlığı vekili, davalının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit edildiğinden, davalıya bağlanan ölüm aylığının kesildiğini ve 01.11.2008 – 31.03.2011 döneminde yersiz olarak aldığı aylıklar için borç kaydı oluşturulduğunu, … 1. İcra Müdürlüğünün 2012/126-E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun haksız itirazı ile takibi durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulü ile … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/126 takip sayılı dosyasına ilişkin olarak davalı borçlu …’in yapmış olduğu itirazın iptali ile, sözkonusu davalı borçlu yönünden takibin kaldığı yerden aynen devamına, takibe konu alacak likid ve bilinebilir nitelikte olmadığından, davalı- borçlu tarafın yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davacı taraf lehine inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Kurum alacağının likit ve bilinebilir olduğu, borçlu-davalının itirazının da haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak %20’den az olmamak üzere Kurum lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının iddia ettiği alacakların zamanaşımına uğradığı, boşanma sonrasında davacının eski eşiyle birlikte yaşadığı iddiasının da mesnetsiz olduğu, müvekkilinin eski eşi ile boşanmadan çok sonra yeniden görüşmeye başladığı, bu süreçte de eski eşin evde ikamet etmediği, sadece velayetleri annede olan müşterek çocukları ile şahsi ilişkinin kurulması amacıyla ziyaretlerde bulunduğu, ceza davasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın onandığı, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, Ilgın AHM’nin 2001/348-287 E.-K. sayılı kararı ile eşi …’den anlaşmalı olarak boşandığı, bu kararın 04.02.2002 tarihinde nüfus kayıtlarına tescil edildiği, boşanma kararından sonra eski eşi … ile birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespitinden sonra davacı Kurumca davalıya yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla … 1. İcra Müdürlüğünün 2012/126 esas (yenileme ile 2022/68 esas) sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, yapılan takibe borçlu-davalı tarafça 13.03.2002 havale tarihli dilekçe itiraz edildiği, bu itiraz sonucu takibin durduğu, takip dosyasında borçlu-davalının itirazının alacaklı-davacıya tebliğine ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, bu nedenle İİK’nın 67. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre davalının, 11.01.2008-31.03.2011 tarihleri arasında, boşandığı eşi … ile… :4/1 Ilgın/… adresinde fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiği, bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesi uyarınca davalıya yapılmış olan yersiz ödemelerin iadesinin gerektiği, davalı-borçlunun itirazında haksız olduğu ve davalı-borçlunun … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/126 esas sayılı dosyasına yönelik yaptığı itirazın iptalinin gerektiği, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, alacağın likid ve borçlunun itirazının haksız olduğunu, davacı Kurum lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
Davalı … vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının eski eşiyle boşanmalarından çok sonra çocukların ısrarı üzerine yeniden evlendiğini, ceza dosyasında davacı hakkında beraat kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yersiz ödenen aylıkların iadesi için Kurum tarafından yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ve 96 ıncı maddeleri , İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67 inci maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
3. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, davacı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 1 numaralı paragrafının 2 inci bendinde yer alan “Takibe konu alacak likid ve bilinebilir nitelikte olmadığından, dolayısıyla davalı- borçlu tarafın yaptığı itiraz haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davacı taraf lehine inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, ” ibarelerinin silinerek yerine, ” … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/126 takip sayılı icra dosyasında takip konusu alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…