Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2446 E. 2023/3190 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2446
KARAR NO : 2023/3190
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1261 E., 2022/2447 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.10.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/596 E., 2021/4 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 15.04.2011-20.06.2016 tarihleri arasında net 2.550 TL ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının 15.04.2011-02.05.2012 ve 23.01.2013-24.08.2013 tarihleri arasında çalıştığını, kendi işini kurması nedeniyle işten ayrıldığını, hizmet tespiti talep ettiği dönemde kendi vergi levhası ile işveren olarak çalıştığını, Kuruma bildirilen ücretlerin kendisine ödenen ücretler ile aynı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihine göre hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, kurum kayıtları, davalı iş yerinde yapılan incelemeye ilişkin müfettiş raporu, komşu araştırması, taraf tanıkları ve bordrolu çalışanlar ile komşu tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre özellikle çalışma dönemleri de dikkate alınarak tanıklar …, …’ın beyanları dikkate alındığında davacının davalı işyerinde 03.05.2012-13.12.2012 tarihleri arasında 221 gün, 10.12.2013-09.04.2014 tarihleri arasında 121 gün, 27.05.2014-03.07.2014 tarihleri arasında 37 gün, 20.06.2016 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, gerçek ücret iddiasının talep edilen miktara göre yazılı deliller ile ispatı gerekip usule uygun deliller ile ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının 1166342 sicil sayılı davalı işyerinde 03.05.2012-13.12.2012 tarihleri arasında 221 gün, 10.12.2013-09.04.2014 tarihleri arasında 121 gün, 27.05.2014-03.07.2014 tarihleri arasında 37 gün, 20.06.2016 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak brüt asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , dinlenen tanık beyanları ile gerçek prime esas kazanç tespitine yönelik herhangi bir yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge olmaması karşısında davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temyizi, mahkemenin gerekçesiz şekilde fazlaya ilişkin talebini reddettiğini, davacının başka işyerlerinde sigorta kaydı görünen kısımların dışlanmasının yerinde olmadığını, bir kimsenin aynı anda iki farklı işyerinde çalışabileceğini, dinlenen tanıkların davacının sigorta primine esas kazancının kuruma bildirilenin üstünde olduğuna dair beyanları dikkate alınmaksızın bu talebin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı temyizi, davacının başka işyerlerinde sigortalı olduğunu, 01.09.2015 tarihinden itibaren müdür konumunda 4/b kapsamında sigortalı olduğunu, davacının kendi beyanı ile de tanık beyanları ile aralıklı olarak çalıştığının doğrulandığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

3.Feri müdahil SGK başkanlığı temyizi, fiili çalışmanın varlığının yazılı delille ispatının zorunlu olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ile prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un madde 86/9 uncu ve 80 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.