YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2519
KARAR NO : 2023/6220
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/61 E., 2022/2314 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/370 E., 2020/261 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, kurum sigortalısı …’in 17.04.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, kazanın davalılardan … ve …’ın kusurlu eylemi neticesinde meydana geldiğini, 2 nolu davalı … şirketinin ise kazaya sebebiyet veren …’nın kullandığı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan firma olduğunu ve poliçe limiti dahilinde tedavi giderleri hariç olmak üzere Kurum zararlarından sorumlu olduğunu, Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine toplam 126.634,37 TL gelir bağlandığını, 10.189,65 TL tedavi gideri ödeneği ödendiğini ve toplam şimdilik 136.824,02 TL Kurum zararı olduğunu, Kurumca yapılan harcamaların rücuen tahsilini talep ettiklerini beyan ederek şimdilik 13.682,40 TL’nin gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Doğa Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketinin … plaka sayılı aracı 01.02.2018-2019 tarihleri arasında düzenlenmiş 32514789 numaralı zorunlu mali trafik sigorta poliçesi ile sigortaladığını. Husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun yapılmadığını bu nedenle dava noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, aynı zamanda müvekkil şirketin yerleşim yeri itibariyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını bu yönüyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri kapsamında olması nedeniyle 6111 sayılı Kanun’un 59 ve geçici 1 inci maddesi gereği müvekkil sigorta şirketinin değil davacı … kurumunun sorumlu olduğunu. Davaya konu olayda müvekkil sigorta şirketinin üçüncü kişi konumunda olduğunu, müvekkil şirkete karşı açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava ile kurum sigortalısı …’in 17.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle ortaya çıkan kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği ancak müvekkil davalı aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkil davalı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda iddianamenin hazırlandığını, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2018/229 Esas 2019/49 Karar sayılı dosyada müvekkil hakkında isnat edilen suçtan beraat kararı verildiğini, bu beraat kararının … Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 2019/984 Esas, 2019/1008 Karar sayılı kararı ile onandığını, müvekkilin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkil davalı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …’nın cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görüldü.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47 nci, 54 üncü, 56 ncı ve 84 üncü maddelerinin ihlal etmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, diğer sürücü davalı …’ın ve sigortalı mütevefa …’in kural ihlallerinin tespit edilmediği, kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde davalı …’nın %100 kusurlu olduğu, davalı … ve mütevefa …’in kusursuz oldukları, …’nın kaza esnasında kullanmakta olduğu Honda marka, 2011 model … plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 01.02.2018-01.02.2019 tarihleri arasında 32514789 numaralı poliçe ile Doğa Sigorta A.Ş. tarafından yapılmakla sigorta şirketinin kusursuz sorumlu (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) olduğu kabul edilmiştir. 17.03.2020 tarihli hesap bilirkişi raporu aldırılmış; hak sahiplerinin davalılardan talep edebileceği miktarın gelirlerin ilk PSD miktarından fazla olduğu anlaşılmıştır. Buna göre bağlanan gelirin ilk PSD değerinin davalı …’nın kusuruna isabet eden %100’ü üzerinden davalılar … ve Doğa Sigorta A.Ş.’den tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, tedavi masrafları yönünden sigorta şirketinin yasal olarak sorumluluğu bulunmamakla yapılan tedavi giderlerinin davalı …’dan tahsiline karar vermek gerekmiş, davalı …’ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunmamış olması nedeniyle …’a karşı açılan davanın reddine karar verilerek;
Davanın kısmen kabulüne;
İş Kazası nedeniyle bağlanan gelire ilişkin 126.634,37 TL alacağın tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla gelirin onaylandığı 03.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve Doğa Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10.189,65 TL tedavi masraflarına ilişkin alacağın, ödeneklerin ödeme masrafların ise sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’ dan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı …’ a karşı açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davalılardan … yönünden davanın reddine dair verdiği kararı yerinde bulmadıklarını, müvekkili kurum müfettişi tarafından davaya konu olay ile ilgili hazırlanan tahkikat raporunda davalı …’a %25 oranında kusur izafe edildiğini, yargılama sırasında alınan kusur bilirkişi raporuna yaptıkları itiraz yerel mahkemece dikkate alınmadığını, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalılardan … yönünden eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş bu nedenlerle yerel mahkeme kararı yerinde olmadığını, müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasını da kabul etmediklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, tarafların kusur durumunun tespiti için alınan bilirkişi raporunun ehil ve konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin raporun kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, ceza yargılamasında alınan raporunda bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen rapor ile aynı sonuca ulaştığı, raporların tarafların görev ve sorumlulukları ile kusur durumunun belirlenmesi açısından birbiriyle örtüştüğü, bu durum karşısında davalı …”un sigortalının maruz kaldığı olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalı Aykutun olay nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusursuzluk durumunun tespitine ilişkin raporlara itibar edilerek bu raporların hükme esas alınmasında ve özellikle ceza yargılamasında verilen Aykut’un taksirinin bulunmadığına ve beraatine yönelik hüküm gözetildiğinde davanın davalı … yönünden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; diğer davalının da kusurlu olduğundan bahisle temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21’inci maddesinin 4 üncü fıkrası ve 76 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrası ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47, 54, 56, 84 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.