Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2534 E. 2023/1960 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2534
KARAR NO : 2023/1960
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/337 E., 2022/486 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.03.2019
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında Kurum işleminin iptali ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.01.2010 tarihinde vefat eden, SSK emeklisi eşi … ‘den … tahsis no su ile ölüm aylığı alırken 1999 tarihinde 2926 sayılı Kanun’a tabi iken ölen babası …’dan bağlanan ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve davacıya babasından aldığı haksız maaş ödemesi adı altında geri ödettirilen miktarların da hesaplanarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile Kurumun yaptığı işlemin kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/460 Esas ve 2022/18 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile davalı Kurumun davacının yetim aylığını kesme işleminin iptaline, davacının yetim aylığının kesildiği tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına ve yasal faiziyle davacıya ödenmesine, davalı Kurum tarafından yapılan anapara ve faiz toplam 19.425,69 TL kesintinin davalı SGK dan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve 2022/597 Esas ve 2022/562 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; davacının müteveffa eşinden (506 sayılı Kanun kapsamında), müteveffa babasından (2926 sayılı Kanun kapsamında) ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmaması karşısında mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 22.09.2022 tarihli 2022/5415 Esas ve 2022/11103 Karar sayılı ilamı ile ” … dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay davacının eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” gerekçesine dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde; davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin somut olayda uygulanması için hak sahibi sıfatı ile ölüm aylığı talep edebilecek her iki sigortalının ölüm tarihlerinin de 01.10.2008 tarihinden sonra olması gerektiğini, hak sahibi sıfatı ile davacı kadının babasının 01.10.2008 tarihinden önce vefat ettiğini, farklı statüye tabi eşin ise 2010 yılında vefat ettiğini, 5510 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesine göre, ölüm aylıklarının bağlanmasında yürürlükten kalkan 1479, 506, 2926, 2925 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağından, 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yerinin olmadığını, önceye etki yasağı ve geçici madde uyarınca davacıya ölen babasından dolayı yetim aylığı bağlanması gerektiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu beyan ederek ve temyiz dilekçesinde diğer yazılı açıklamalarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 12.01.2010 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 20.09.1999 tarihinde ölen 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 saylı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.