Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2578 E. 2023/2987 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2578
KARAR NO : 2023/2987
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1100 E., 2022/2028 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/162 E., 2021/461 K.

Taraflar arasındaki vergi indiriminden yararlanarak aylık alan davacının aylığını iptal ederek borç çıkaran Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının vergi indiriminden yaralanarak yaşlılık aylığı aldığını, ancak kontrol muayenesine tabi tutulduğunu, kontrol muayenesi sonucunda özürlülük durumunun düştüğü gerekçesiyle aylığının kesildiğini ve yersiz ödemeden dolayı borç çıkarıldığını, işlemin iptali için davacının 09.02.2016 tarihinde Kuruma yaptığı başvurudan yanıt alamadığını, Kurum işleminin mevzuata aykırı olduğunu belirterek, dava konusu kurum işleminin iptalini, davacının borçlu olmadığının tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya % 44 özür oranına göre 01.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurumun Rehberlik ve Teftiş … Grup Başkanlığınca yürütülen soruşturma esnasında kurumlarına beyan edilen raporlarda yer alan tanıların gerçeği yansıtmadığına dair bilgi ve belgelere ulaşıldığını, bu nedenle davacının Eskişehir Hava Hastanesine sevkinin yapıldığını, sevk sonucunda davacının maluliyet oranının % 5 olarak belirlendiğini, davacının aylığını kesen kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurum işleminin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının astım hastası olduğunu, hastalığının iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalık olduğunu, uzman doktorlardan bilirkişi raporu alınması gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını, dosyadaki çelişkilerin giderilmediğini, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…Somut olayda; 20.09.1969 doğumlu olan davacının 22.10.1986 – 29.01.2015 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığının 53286 tarihli, Seranit Granit Seramik San. ve Tic. A.Ş.’ye hitaben yazdığı yazıda; “davacı …’ın başvuru tarihinden (04.09.2014) itibaren (üçüncü) derece engelli hizmet erbabı için tespit edilmiş bulunan engellilik indiriminden faydalandırılması ve gereken işlemlerin yapılması gerektiğinin” belirtildiği, Bozüyük Devlet Hastanesinin 28.04.2014 tarih, 553 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, Astım + Lomber disk hernisi teşhisi konulan davacının engel oranının % 44 olduğunun” belirtildiği, bu rapora istinaden vergi indiriminden yararlandırılan davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, Eskişehir Asker Hastanesinin 19.06.2015 tarih, 25 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, “Lomber disk hernisi teşhisi konulan davacının engel oranının % 5 olduğunun” belirtildiği, bu nedenle davacının yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten itibaren kesilerek ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, 29.01.2016 tarih, 1541338 sayılı Kurum yazısında, kontrol muayenesi sonucunda davacının aylığı iptal edildiğinden hak etmediği 2015/2 ila 2016/1 inci dönem arası aylıkların borç çıkarıldığının belirtildiği, 18.02.2016 tarih, 256151 sayılı borç bildirim belgesi ile, 16.598,17 ₺ yersiz ödenen aylık + 18/02/2016 tarihi itibariyle 488,81 ₺ faiz olmak üzere 17.086,98 ₺ borç tahakkuk ettirildiği, davacının 09.02.2016 tarihinde Kuruma müracaat ederek, daha kapsamlı bir hastaneden rapor alınmasını talep ettiği, yargılama aşamasında Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan 19.06.2017 tarih, 12021 karar sayılı raporda, “davacının 31.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygulanması neticesinde; Balthazard formülüne göre % 19 olduğu özürlü sayılacağının” belirtildiği, çelişki üzerine Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 29.03.2018 tarih, 495 karar sayılı raporda; “davacının 31.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygulanması neticesinde; Balthazard formülüne göre % 48,0 oranında özürlü sayılacağına” karar verildiği, kararın Dairemizin 17.01.2020 tarih 2019/154, E.2019/2149 K. Sayılı kararı ile ” ..Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan davacının % 48,0 oranında özürlülük başlangıç tarihinin başlangıcının hangi tarih olduğunda dair rapor almak, bu tespitten sonra davacının sigortalılık durumuna göre yeniden değerlendirme yaparak sonucuna göre karar verilmelidir .” gerekçesiyle kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’nun 25.02.2021 tarih 2021/136 Karar sayılı raporunda davacının %48 oranında maluliyetinin başlangıç tarihinin 06.09.2017 tarihinde başladığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “İndirim hadleri” başlıklı 31 inci maddesinde, çalışma gücünün asgari %80 ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabının 1 inci derecede sakat, asgari %60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabının 2 nci derece sakat, asgari %40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabının ise 3 üncü derece sakat sayılacağı ve belirtilen sakatlık indiriminden faydalanacağı açıklanmış, 01.01.2004 günü yürürlüğe giren 4842 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle, anılan madde başlığı “Sakatlık indirimi” olarak değiştirilip derecelendirmeye ilişkin düzenleme korunmuştur.

Mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’nun 25.02.2021 tarih 2021/136 Karar sayılı raporunda davacının %48 oranında maluliyetinin başlangıç tarihinin 06.09.2017 tarihinde başladığı bildirildiği halde hatalı değerlendirmeyle sonuca gidilmiştir. Davacının 01.10.2017 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

O halde davacının istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut deliller hüküm kurmak için yeterli olduğundan, delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle,
“1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.3 üncü maddesi gereğince KABULÜNE, Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2020/162E., 2021/401 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
A) Davacıya 01/10/2017 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; raporlar arasında bu kadar çelişki varken ve bu çelişkiler giderilmeden yerel mahkemece hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinin 2014 tarihinde %44 oranında belirlenmişken, hastalığın iyileştiğine dair hiçbir somut olgu bulunmamasına rağmen, hastalık başlangıç tarihinin 06.09.2017 olarak belirlenmiş olması yeterli inceleme yapılmadığının göstergesi olduğunu, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun’u 31 inci ve ilgili maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre,taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İncelemeye konu somut olayda vergi indiriminden yararlanarak aylık alan davacının aylığını iptal ederek borç çıkaran Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olması ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’nun 25.02.2021 tarih 2021/136 Karar sayılı raporunda davacının %48 oranında engelli sayılacağı ve 06.09.2017 tarihinden başladığına dair karar verilmesi karşısında mahkemece davaya konu talebin gerçekte 506 sayılı Kanun’un geçici 87 nci maddesi kapsamında yaşlılık aylığına ilişkin olmasına karşın, aynı kanunun 25 inci maddesinde tanımlanan malul sayılma haline ilişkinmiş gibi yazılıp bu doğrultuda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararı düzeltilerek onanmalıdır.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2-a bendinin tamamen silinerek yerine;

“2-a) Davacıya 01.10.2017 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un geçici 87 nci maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verild