Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/259 E. 2023/776 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/259
KARAR NO : 2023/776
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2740 E., 2022/2146 K.
DAVACI-BİR. DAVADA
DAVALI-BİR. DAVADA
DAHİLİ DAVALI : …
DAVA TARİHİ : 25.07.2017
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/83 E., 2022/417 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali/ itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-birleşen dava davalısı … ve davalı-birleşen dava davacısı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-birleşen dava davalısı …’un istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-birleşen dava davacısı kurumun istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-birleşen dava davalısı …, …’un marketi, çiftliği, çiftliğinde mandırası ve burada beslediği 50 tane büyükbaş 150-200 tane küçükbaş hayvanı olduğunu, davacının iş yerinde sigortalı olarak işletmesinde düzenli olarak çalıştığını, davalı kurum yetkililerinin davacıyı iş yerinde görmemeleri nedeniyle tutanak tuttuklarını, tutulan tutanağa istinaden de davcının işe başlama tarihinden 26.02.2016 tarihine kadar sigorta hizmet sürelerinin iptal edildiğini, tutulan tutanağın usule aykırı olduğunu, çalışmalarının iptaline ilişkin kurum işleminin iptalini, davacının 20.02.2013 tarihinden itibaren sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.

Mahkemenin iş bu dosyası ile birleşen 2017/337 Esas sayılı dava dosyasında davalı-birleşen dava davacısı kurum vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; “Davalı sigortalı … eşi olan yine diğer davalı …’a ait işyerinde fiili olmayan çalışmaları sonucu çalışmaları iptal edilmiştir ve kurum tarafından yapılan yersiz sağlık giderleri müteselsil sorumlu olarak davalılardan … 1. İcra Dairesinin 2016/6022 E. sayılı dosyası ile icra takibi ile istenilmiştir ancak davalılar bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettikleri belirtilerek davalıların itirazının kaldırılarak takibe kalındığı yerden devam edilmesini, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği için borcun % 20′ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davacı-birleşen dava davalısı … vekili, iptal edilen çalışmasının gerçek ve fiili olduğunu, kurum işleminin yerinde olmadığını, bu nedenle kuruma borçlu bulunmadığını belirterek birleşen davanın reddine talep etmiştir.

Davalı-birleşen dava davacısı kurum vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin 2019/559 esas sayılı dosyası da göz önüne alındığında davacının …’un eşi olduğu, müşterek çocuklarının olduğu, …’un iş yerlerinde genelde aile üyelerinin çalıştığı ve fakat dinlenen tanık anlatımları uyarınca davacının … ile aralarında işçi işveren ilişkisi kurulmadığı değerlendirilmiştir. Davacının çocukları olduğu ve aynı zamanda çocuklara bakmakla yükümlü olduğu ve bakkalın konumu, yüz ölçümü ve iş kapasitesi dikkate alındığında …, annesi ve babasının bakkalı idare edebileceği, tanık beyanlarından davacının mandırada çalıştığına ilişkin de yeterli kanaat edinilemediğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, birleşen dava yönünden ise kurumdan gelen yazı cevabı doğrultusunda davacının sağlık hizmetinden faydalanacağı bildirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı … ve davalı-birleşen dava davacısı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen davanın davacısı SGK vekili istinaf başvurusunda; asıl dava reddedildiği halde, yersiz yapılan sağlık giderlerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğunu ileri sürmüş, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı-birleşen dava davalısı … vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin …’un eşi olduğunu, dolayısıyla küçük çocuğuna bakkal dükkanında dahi bakabileceğini, müvekkilin birlikte çalıştığı kişilerin hepsinin aile üyesi olduğunu, müvekkili ile aynı şekilde hizmetleri iptal edilen davacının kayınvalidesi … yönünden Kurum işleminin iptaline dair kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, bu kararın dahi mahkemenin gerekçesinin yasal dayanağının olmadığını gösterdiğini, tanık beyanları ile davacının çalışmasının kanıtlandığını ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut olayda; davacının 140 günlük sigortalılığın sonrasında doğum yapması nedeniyle yapılan inceleme sonrası düzenlenen 26.02.2016 tarihli durum tespit raporunda; 24.10.2014, 20.01.2015 ve 23.02.2015 tarihlerinde işyerinde fiili denetim yapıldığı, … ve … dışında çalışana rastlanmadığı, mandırada yapılan denetimde de çalışan bayana rastlanmadığının bildirildiği, komşu market olan … isimli işyerinden sorulduğundan …’un nadiren geldiğinin söylendiği, fiili denetimler, yapılan çevresel soruşturma, işyerinin kapsam ve büyüklüğünün 4 kişinin çalışmasını gerektirmediği gerekçesiyle bildirilen çalışmaların fiili olmadığı sonucuna varıldığı, dosyada imzalı ücret ödeme belgelerin bulunduğu, muhtasar beyannameler ile sigorta bildirimlerinin uyumlu olduğunun anlaşıldığı, mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dinlenilen davacı tanıkları ve komşu işveren beyanlarına göre; davacının sigorta hizmet bildirimine konu dönemde doğum yaptığı ve küçük çocuğunun olduğu, aynı dönemde kurum denetmenleri tarafından yerinde yapılan tespitlerde davacının çalışırken tespit edilmediği gibi, aile işletmesi niteliğindeki işyerinde Kurumca tespit edilen …’un davacının kayınpederi olduğu ve davacının maaş almadığı yönünde beyanı ile diğer tanıkların davacının ücret aldığı yönnüde bilgi ve görgülerinin olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde Kurum denetmen raporunun aksinin ispat edilemediğine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, birleşen davanın reddine dair davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun ise kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle 6100 sayılı HMK 353/1.b maddesi uyarınca miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen dava davalısı … vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 20.02.2013-03.07.2015 dönemine ilişkin çalışmasının iptaline ilişkin kurum işleminin yerinde olup olmadığının tespiti ile davacının çalışmalarının iptali nedeniyle davacıya yapılan yersiz sağlık giderlerinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 59/2 ve 86 uncu maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı-birleşen dava davalısı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.