Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2602 E. 2023/8027 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2602
KARAR NO : 2023/8027
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/107 E., 2022/943 K.
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacının dava dilekçesi özetle; davacının 01.01.1990 – 15.06.2006 arası davalı ve yakınlarına ait, ancak davalı tarafından işletilen 34 M 705 – 706 – 1362 – 1265 – 648 plakalı minibüslerde şoför olarak çalıştığı, ancak SSK nezdinde sigortasız çalıştığı, hizmet sözleşmesini davalı ile yaptığı ve çalıştığı dönemde tüm ücretlerini davalıdan aldığı, şoförlüğünü yaptığı aracı davalıdan alıp davalıya teslim ettiği, bir işletme gibi sürekli olarak toplam 5 şoför çalıştırdığı, son aylık 1.000,00 TL/net ücret aldığı, ayrıca günlük bir paket sigara ve bir öğün yemek olduğu, haksız yere işten çıkarıldığı ve işçilik alacakları ile ücretlerini alamadığı, bu nedenle açtığı Kartal 3. İş Mahkemesinin 2007/617 E sayılı dosyada kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, genel ve hafta tatili alacaklarına hükmedildiği, Cumartesi-Pazar dahil dini ve milli bayramlarda da aralıksız çalıştığı beyan edilerek; 01.01.1990-15.06.2006 arası sigortasız çalıştırıldığının ve 1.000,00 TL/net ücreti olduğunun tespiti ile sigorta külfetlerinin 1.000,00 TL üzerinden tahmiline ve buna ilişkin işlemlerin SSK tarafından yürütülmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP
…’nın vekili özetle; davacı ile müvekkili arasında hizmet akdi değil, kira ilişkisi bulunduğunu, davacının taleplerinin tamamı hakkında kanunda öngörülen hak düşümü sürelerinin dolduğu için davacının davasının zamanaşımına uğradığını beyan ederek davacının haksız ve kötüniyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

… Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle; davalı işyerinde Kurumumuzda mevcut 2 4936 08 08 1075402 034 20-25 sicil sayılı işyeri dosyasının incelenmesinden, işyerinin ilk olarak 01.01.2005 tarihinde sigorta kapsamına alınarak sigortalı işçi çalıştırılmaya başlandığı için önceye yönelik iddiaların dinlenemeyeceği, davalı işyeri bordroları incelenmesinden, davacının çalışmadığı, davacı dışında başka kişilerin çalıştığının tespit edildiği, 34000179977983 sigorta sicil no.lu şahsi sicil dosyasının incelenmesinden ise; 1990-2006 yılları arasında davalı işyerinde hiçbir sigortalı çalışmasının bulunmadığı, 01.01.2002-01.02.2002 arası isteğe bağlı sigortalılık durumu olduğu, 2002/2 ve 2002/3 dönemlerinde başka işyerinde sigortalı çalışmasının olduğu, beyan edilerek haksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2012 tarihli ve 2010/1203-2012/781 sayılı kararıyla; Davacın sosyal fücvenlik kurumunun 2 4936 08 08 107 5402 034 30-25 sicil numarasında kayıtlı davalı işverenlikte
01/01/1990-31/07/1990 tarihleri arası 90 gün bürüt 0,020 TL ücretle
01/08/1990-31/07/1991 tarihleri arası 360 gün bürüt 0,034 TL ücretle
01,08/1991-31/07/1992 tarihleri arası 360 gün bürüt 0,068 TL ücretle
01/081992-31/07/1993 tarihleri arası 360 gün bürüt 0,068 TL ücretle
01/08/1993-31/08/1994 tarihleri arası 360 gün bürüt 0,218 TL ücretle
01/09/1994-31/08/1995 tarihleri arası 360 gün bürüt 0,341 TL ücretle
01/09/1995-31/07/1996 tarihleri arası 330 gün bürüt 0,736 TL ücretle
01/08/1996-31/07/1997 tarihleri arası 360 gün bürüt 1,473 TL ücretle
01/08/1997-31/07/1998 tarihleri arası 150 gün bürüt 3,103 TL ücretle
01/08/1998 -31/12/1998 tarihleri arası 180 gün bürüt 4,182 TL ücretle
01/01/1999-30/06/1999 tarihleri arası 180 gün bürüt 6,838 TL ücretle
01/07/1999-31/12/1999 tarihleri arası 180 gün bürüt 8,206 TL ücretle
01/01/2000-30/06/2000 tarihleri arası 180 gün bürüt 9,626 TL ücretle
01/07/2000-31/12/2000 tarihleri arası 180 gün bürüt 10,41 TL ücretle
01/01/2001-30/06/2001 tarihleri arası 180 gün bürüt 12,28 TL ücretle
01/07/2001-31/07/2001 tarihleri arası 30 gün bürüt 12,89 TL ücretle
01/08/2001-31/12/2001 tarihleri arası150 gün bürüt 14,73 TL ücretle
01/01/2002-30/06/2002 tarihleri arası 180 gün bürüt 19,46 TL ücretle
01/07/2002-31/12/2002 tarihleri arası 180 gün bürüt 21,99 TL ücretle
01/01/2003-31/12/2003 tarihleri arası 360 gün bürüt 26,83 TL ücretle
01/01/2004-30/06/2004 tarihleri arası 180 gün bürüt 37,08 T Lücretle
01/07/2004-31/12/2004 tarihleri arası180 gün bürüt 38,95 TL ücretle
01/01/2005-31/12/2005 tarihleri arası 360 gün bürüt 42,84 TL ücretle
01/01/2006-15/06/2006 tarihleri arası 165 gün bürüt 46,55 TL ücretle
TL ücret ile çalıştığın tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 25.12.2012 tarihli ve 2012/22611- 2012/26943 sayılı ilamı ile “davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; öncelikle kesinleştiğinden bahisle hükme dayanak yapılan taraflar arasında görülen işçi alacakları dosyası celp edilerek dosya arasına alınmalı, kesinleşip kesinleşmediği tereddütsüz tespit edilerek denetime imkan tanınmalı, ihtilaf konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği plakası bildirilen araçların davalılardan işverene ait olup olmadığı, hangi tarihte edinildiği, hangi tarihten beri ticari faaliyette kullanıldığı belirlenmeli, davacının söz konusu araçları kullanmaya elverişli sürücü belgesine sahip olup olmadığı araştırılmalı, dava konusu döneme ilişkin olarak davacı hakkında tanzim edilen trafik para cezalarına yönelik tüm belgeler ile davacının çalıştığını iddia ettiği araçlara kesilen ceza tutanakları getirtilmeli, davalı işverene ait araçta çalışanları gösteren taşıt tanıtma kartı verilip verilmediği Şoförler ve Otomobilciler Odasından sorulmalı, davacının Kurum kayıtlarında görünen 30 günlük isteğe bağlı sigortalılığı, ayrıca 11046300 sicil sayılı işyerinden yapılan 2002 yılı 2 ve 3 üncü dönem hizmet bildirimlerinin gerçekliği, işyerinin davalıya ait olup olmadığı, değilse işverenler arasında organik bağın bulunup bulunmadığı araştırılarak çalışmanın kesintili olup olmadığı tespit edilip hak düşürücü süre tartışılmalı, davalı adına kayıtlı araçlarda şoför olarak çalışan yada davacının çalıştığını iddia ettiği araçta davacı ile birlikte vardiyalı olarak çalışan kişi yada kişiler ve işveren bordrolarında kayıtlı kişiler ile yoksa aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ve gerektiğinde davacının çalışmalarını bilebilecek tarafsız tanıklar yöntemince gerekirse re’sen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; tanıkların Kurum kayıtlarında görünen çalışmalarına ilişkin belgeler getirtilerek şoför olarak çalışıp çalışmadıkları, çalışmışlarsa işverenlikleri araştırılarak beyanları denetlenmeli, davacının ücret talebine yönelik olarak; işçi alacakları dosyasındaki ücrete ilişkin tespitler dikkate alınmalı, davacı tarafından sunulan yazılı belgelerin olup olmadığı, buna göre davacının ücretine ilişkin belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı; davacı durumunda ve onunla aynı işte çalışanların ortalama ne kadar ücret alabileceği, davalı işyerinden davacı tarafından imzalanmış ücret bordrosu veya imzalı ücret hesap pusulası olup olmadığı, yöntemince araştırılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemenin 04.09.2014 tarihli ve 2013/225-2014/546 sayılı davanın kabulüne dair kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 03.03.2015 tarihli ve 2014/27399-2015/3584 sayılı ilamı ile “davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacı tarafından açılan işçi alacakları dosyası celp edilerek dosya arasına alınmalı, kesinleşip kesinleşmediği tereddütsüz belirlenerek denetime imkan tanınmalı, ihtilaf konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği ve davacının sürücü belgesine uygulanan ceza detay bilgilerinde plakası bildirilen tüm araçların kimin adına tescilli olduğu, davalıya ait olup olmadığı, hangi tarihte edinildiği, hangi tarihten beri ticari faaliyette kullanıldığı belirlenmeli, davacının hizmet döküm cetvelinde görünen 11046300 sicil sayılı işyerinden yapılan 2002 yılı 2 ve 3 üncü dönem hizmet bildirimlerinin gerçekliği, anılan dönemde geçen 240 günlük bildirimin dava dışı …’a mı davacıya mı ait olduğu, bahsi geçen işyerinin davalıya ait olup olmadığı, değilse işverenler arasında organik bağın bulunup bulunmadığı araştırılarak çalışmanın kesintili olup olmadığı tespit edilip hak düşürücü süre tartışılmalı, davalı adına tescilli, 01.01.2005 tarihinde kanun kapsamına alınan 1075402 sicil sayılı işyerinden verilen ve dava konusu döneme ait tüm bordrolar getirtilerek, bordroda geçen kişilerin ve dava konusu dönemde aynı minübüs hattında benzer işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler yöntemince gerekirse re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; tanıkların kurum kayıtlarında görünen, çalışmalarına ilişkin belgeler getirtilerek şoför olarak çalışıp çalışmadıkları, çalışmışlarsa işverenlikleri araştırılarak beyanları denetlenmeli, özellikle 1990-1999 dönemine ilişkin olarak davacının bildirdiği tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

…mahkemece sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın, davacının aylık ücretini asgari ücretin 2,63 katı kabul ederek yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.02.2019 tarihli ve 2015/199-2019/110 sayılı davanın kabulüne dair kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 10.11.2020 tarihli ve 2020/1174-2020/6373 sayılı ilamı ile “…Mahkemece, bozma ilamlarında dava dilekçesinde yer alan araç plakalarının tescil maliklerinin belirlenmesi gereğine işaret edilmesine ve bu kapsamda söz konusu plakaların davalı dışında ve dava konusu edilen dönemle de örtüşen biçimde dava dışı şahıslar adına satış ve devrinin yapılarak tescil edildiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu edilen dönemde dava dışı tescil malikleri tereddütsüz belirlenerek, HMK. 124 üncü maddesi kapsamında davaya katılımları sağlanmaksızın tüm dönemler yönünden talep gibi davalı hakkında karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile”…Yeniden yapılan yargılama neticesinde araç malikleri …, …, …, Kenan Kızılkaya, …, … ve … ile vefat edenlerin mirasçılarına tebligat çıkarılmış olup, taraf teşkili sağlanmıştır, araç maliklerinin aile nüfus kayıtları incelendiğinde davalı …’nın 3 üncü dereceye kadar kan hısımları olduğu görülmüş olup, yapılan devirler muvazaalı kabul edilmiş davalı taraflarca muvazaanın aksini ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı ve davacının son celseki beyanı da dikkate alınarak davacının …’ya bağlı olarak çalıştığı kanaatine varılarak davanın kabulüne dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı …’ya ait 249360808107540203430-25 sicil numaralı iş yerinde 01.01.1990 -15.06.2006 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine binaen çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, hizmet döküm cetvelinde başka işverenlerden çalışmlarının göründüğünü, yalnızca …ve … ile akraba olup diğer davalılarla akrabalık ilişkisinin olmadığını, muvazaalı satışın ispat külfetinin davacının üzerinde olduğunu, bordro tanığı dinlenmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

3.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No.351 …, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Önceki bozma ilamlarında da açıklandığı üzere, ihtilaf konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği ve davacının sürücü belgesine uygulanan ceza detay bilgilerinde plakası bildirilen tüm araçların kimin adına tescilli olduğu, davalıya ait olup olmadığı, hangi tarihte edinildiği, hangi tarihten beri ticari faaliyette kullanıldığının belirlenmesi gereğine işaret edilmiştir. Bu kapsamda bozma sonrası yapılan incelemede, çalışıldığı iddia edilen minibüslerin araç plaka bilgilerinde, belli dönemlerde dava dışı şahıslar adına şatış ve devrinin yapıldığı, tescil maliklerinin değiştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, tescil maliklerine husumet yöneltilerek yargılamaya devam olunmuş, araç devirlerindeki maliklerin nüfus kayıtlarına göre akraba oldukları dikkate alınarak satışların muvazaaya dayandığı ve davacının davalı … yanında çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Mahkemece, davacının araç plakalarının devirlerinin muvazaaya dayalı olduğuna ilişkin iddiasına yönelik davacı taraftan delillleri sorularak buna göre iddia incelenmeli, tanıkların bu hususta ayrıntılı beyanları alınmalı, vergi ve muhtasar beyannameler celp edilerek gerçek araç maliki işveren belirlenmeli, devirlerin muvazaaya dayalı olmadığı sonucuna varılması halinde davacının çalıştığını iddia ettiği minübüs plaklarının ait olduğu tescil maliklerinin her biri bağımsız işveren olarak değerlendirilerek, araç plakalarının davalılar adına tescilli olduğu tarihler ve ara verilen süreler dikkate alınarak hak düşürürücü süre irdelenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.