Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2603 E. 2023/3766 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2603
KARAR NO : 2023/3766
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulü ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili, Kurum sigortalısı …’ın 30.12.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle malul kaldığını, sigortalıya 75.034,32 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 6.802,50 TL geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini, 16,74 TL tedavi gideri yapıldığını, belirsiz alacak davası açtığını belirterek şimdilik 15.000,00 TL Kurum alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. 2019/125 Esas sayılı birleşen dava ile toplam 40.524,03 TL ilk peşin değerli gelirin, toplam 1.766,82 TL geçici işgöremezlik ödeneği ve toplam 6,72 TL tedavi giderinin tahsili ile taraflarına ödenmesi talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili taleplerin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, kazaya uğrayan işçinin müvekili şirket bünyesinde metal atölyesi biriminde hizmet verdiğini, olay günü atölyede profil bükme tezgahında makine ayarı yaparken kendi hatası ile pedala basması sonucunda eli arada kalarak ezildiğini, söz konusu kaza neticesinde davacı kurum tarafından işçiye bir takım ödemeler gerçekleştirildiğini ve dava dilekçesinde sigortalının geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak yaralanması neticesinde çalışamaması nedeniyle 75.034,32 TL ilk peşin değerli gelir, 6.802,60 TL geçici iş göremezlik bedeli ve 16,74 TL tedavi bedelinin zarara uğrayan işçiye ödendiğinin ileri sürülerek bu miktarların işveren müvekkilinden tahsilini talep edildiğini, meydana gelen kazanın işçinin kendi ihmal ve hatası nedeni ile gerçekleştiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, zarara uğrayan işçinin hali hazırda müvekkili şirketteki aynı işinde aktif olarak çalıştığını, müvekkili şirketin olayın meydana gelmesinden itibaren işçinin özel hastanede gereken tedavisinin yapılmasını sağlayarak tüm tedavi masraflarınıda karşıladığını, raporlu olduğu dönemde dahi aylık maaş ödemesinide yaptığını, haksız ve hukuka aykırı davanın davacının tüm talepleri bakımından reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2016 tarihli 2016/84 Esas 2016/537 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz, kararın temyiz edilmesi üzerine; gerçek zararın bozma ilamında açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde belirlenmesi ile düşük olan tutarın kusur karşılığına karar verilmesi gerektiği hususları belirtilerek, karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda her yıl için ayrı ayrı %5 artış ve her yıl için ayrı ayrı %5 iskontolama esasına göre hesaplama yapıldığı, kazalının sürekli iş göremezlik oranının %60’ın altında olduğundan emeklilik dönemine ilişkin hesaplama yapılmadığı, raporda davacı kurum tahsis ve sarf belgelerine göre bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirlerin toplamının 75.034,32 TL olduğu, mahkemece %70’lik kusur oranı ile hesaplama yapıldığı ve 52.524,02 TL rücuya tabi kısım olduğu tespit edilmiş, yargılama devam ederken davacı taraf ilk davadaki 15.000,00 TL’lik talebine ek olarak 2019/125 Esas sayılı dava ile toplam 40.524,03 TL ilk peşin değerli gelirin, toplam 1.766,82 TL geçici işgöremezlik ödeneği ve toplam 6,72 TL tedavi giderinin tahsili ile taraflarına ödenmesi talebinde bulunduğu, hesap raporunda hesaplanan bakiye kısmın talep edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl dava (2019/517 esas )yönünden; 1-davanın kabulü ile 12.000,00 TL peşin sermaye değerinin 08.05.2015 tarihinden itibaren, 2.995,00 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 27.07.2011 tarihinden itibaren, 5,00 TL tedavi giderinin 30.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen dava (2019/125 Esas) yönünden; davanın kısmen kabulü ile 40.524,02 TL peşin sermaye değerinin 08.05.2015 tarihinden itibaren, 1.766,82 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 27.07.2011 tarihinden itibaren, 6,71 TL tedavi giderinin 30.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyiz dilekçesinde; kazalının olayda kusurunun bulunmadığını, davalının kusurun tamamından sorumlu olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili, kaza ile işin yürütümü arasında illiyet bağının kesildiğini, kazanın işçinin tedbirsiz, dikkatsiz davranması neticesi meydana geldiğini, işçinin iş güvenliği eğitimlere katıldığını, tüm eğitim belgeleri dosyada bulunduğu halde Kurumun daha önce yaptığı kusur tespiti raporundan yola çıkarak kusur tespiti yapıldığını, eksik ve hatalı incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci ve 76 ncı maddeleri .

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.