YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2616
KARAR NO : 2023/3619
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin 16.11.2017 tarihli ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren kendisine ölüm aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların da 5510 sayılı Kanun’un 42 inci maddesi hükmü gözetilerek her bir aylığın hak ediş tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine, aksine Kurum işlemi olan müvekkiline bağlanmış bulunan kısmi ölüm aylığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Kurumlarınca tesis edilen işlemde Kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir hususun bulunmadığını beyan ederek yersiz ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Murisin kısmi yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için Almanya’da geçen hizmet süreleri birleştirilerek toplam hizmet üzerinden Türkiye’de geçen hizmet süresi ile orantılı olarak kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı,oysa eldeki davada murisin sadece Türkiye de geçen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısına göre ölüm aylığına hak kazandığı,murisinin kısmi yaşlılık aylığı almadan ölmesi halinde-başka bir anlatımla murisin kısmi yaşlılık aylığı yönünde talebi olmasa ve kurumca da yaşlılık aylığı bağlanmadan ölmesi halinde -davacıya en az 5 yıl sigortalılık süresi ve her türlü borçlanma hariç en az 900 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödenmiş olması halinde tam ölüm aylığı bağlanma şartları araştırılarak davacıya ölüm aylığı bağlanacak olduğu, hal böyle olunca murisin kısmi yaşlılık aylığının tam yaşlılık aylığına yetecek kadar yurtdışı borçlanma bedelini ödemeden ölmesi ve tam yaşlılık aylığı bağlanmaması nedeni ile murisin almakta olduğu kısmi yaşlılık aylığına göre ölüm aylığı bağlanmasının hatalı olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının müteveffa eşinin 5 yıldan fazla (yaklaşık 56 yıl) sigortalılık süresinin bulunduğu, ancak 1392 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasının bildirildiği, bildirilen bu sürenin ölüm aylığından yararlanabilmek için gerekli olana -her türlü borçlanma hariç- 900 günden fazla olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 32/a maddesi gereğince murisin ölüm tarihi olan 16.11.2017 tarihini takip eden aybaşından itibaren tam ölüm aylığı bağlanması ve aksi yöndeki kurum işleminin iptalinin gerektiği tespit edildiği
Davanın kabulü ile,
Davacıya müteveffa eşinin ölüm tarihi olan 16.11.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2017 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında tam ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Hak sahipleri almakta oldukları kısmi aylıklarını, sigortalının yurt dışı hizmetlerinden, ölen sigortalıya kısmi aylığın bağlandığı tarihteki malullük veya yaşlılık aylığına hak kazanmaya yetecek kadar olan sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak tam aylığa yükseltebileceklerini, …’nın ölümü üzerine davacının almakta olduğu kısmi yaşlılık aylığı üzerinden 01.12.2017 tarihinden itibaren … aylığı bağlandığını, davacının 2208 gün karşılığında bildirilen borcunu ödemesi halinde tam yaşlılık aylığı bağlanabileceğini, kurum işleminde isabetsizlik olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Somut olayda davacının murisi …’nın hizmet cetveli incelendiğinde 1962-1972/11 ay arasında 4/a kapsamında toplam 1392 günlük hizmetinin bulunduğu, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısına göre ölüm aylığına hak kazandığı, kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ölüm aylığı bağlanması talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.