Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/268 E. 2023/1163 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/268
KARAR NO : 2023/1163
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/239 E, 2022/361 K.
2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.05.2017
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcı tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … iş yeri kurumu nolu … Halıcılık San. Tic. A.Ş. işveren şirkette 11.09.1989 tarihinde işe başladığını, işveren şirket tarafından 09.10.1989 tarihinde kuruma bildirimde bulunulduğunu, bu durumun maddi kayba uğramasına neden olduğunu ve emeklilik işlemlerinin gecikmesine sebep olduğunu, bu nedenlerle sigorta başlangıç tarihinin 09.10.1989 olarak

tespitine, bu hizmetinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ile dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının işe girişinin bildirildiğini ancak her hangi bir çalışma bildirimi yapılmadığını, sigortalılığının oluşumu yönünden çalışma olduğunun varlığının zorunlu olduğunu, çalışmanın mevcudiyeti yönünden tek başına kanıt olmadığını, açılan davanın haksız olduğunu reddini savunduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/494 Esas, 2021/108Karar sayılı kararıyla; davacının 16.05.2017 havale tarihli dava dilekçesi ile … sigorta sicil numarası ile … işyeri kurum numaralı işyerinde 11.09.1989 tarihinde işe başladığını beyan ettiği, 09.10.1989 tarihinde işyeri tarafından işe giriş bildirgesi verildiği, ancak primlerinin ödenmediği, 1017797 kurum numaralı işveren tarafından 2004 yılından itibaren primlerinin ödendiği, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 09.10.1989 tarihi olarak tespitini talep ettiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının tespitini istediği tarihteki çalıştığı işveren tarafından 11.09.1989 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiğinden davacının dava açması için hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, tanıkların davacının iddiasını doğruladığı, davacının işe giriş tarihinin 10.09.1989 olduğu ancak sigortalılık başlangıç tarihinin davacının 18 yaşını doldurduğu 10.04.1991 tarihi olması gerektiğinden davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10.04.1991 tarihi olarak tespitine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/1033 Esas, 2021/1604 Karar sayılı kararıyla; davacının 11.09.1989 tarihinde 22963 sicil sayılı … Hal. San. Tic. A.Ş. isimli işyerinde işe başladığına ilişkin giriş bildirgesinin 09.10.1989 tarihinde Kurum kayıtlarına işlendiği, davacının Kuruma müracaatının reddedildiği, tanıklar … ‘nin davacının çalışmalarını doğruladıkları, tanıkların 1989/3 üncü dönem bordrolarında ismlerinin bulunduğu, 10.04.1973 doğumlu davacının 18 yaşını 10.04.1991 tarihinde doldurduğu, davacının çalışmalarının dinlenen kayıtlı tanıkların beyanları ile ispatlandığı, giriş bildirgesi verilmesinin çalışmalarına karine teşkil ettiği, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davalı Kurumun istinaf isteminin reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.03.2022 tarih 2022/976 E. 2022/3328 K. sayılı bozma ilamı ile uyuşmazlık konusu 11.09.1989 tarihinde, anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” olduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu 11.09.1989 tarihinde, anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” olduğunun anlaşılması karşısında Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçmediğini, davacının hizmet akti ile davalı işverene bağlı çalıştığını, emsal kararlarda verilen kabul kararlarının onandığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcı tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davanın Yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 57 inci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından

bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.