Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2692 E. 2023/2799 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2692
KARAR NO : 2023/2799
KARAR TARİHİ : 20.03.2023


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2328 E., 2022/2499 K.

HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/198 E., 2022/186 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.10.2020 tarihli tahsis talep dilekçesi esas alınarak başvuruyu takip eden 01.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin başlangıçtan itibaren salt Türkiye’de geçen çalışmaları ile yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, kuruma verilen dilekçelerinde de “müvekkilinin yurtdışında hiç çalışması olmadığı, yurtdışı borçlanma talebinin bulunmadığını “açık ve net bir şekilde dile getirdiği, davalı Kurumun her zaman için denetim yapma yetkisi bulunduğu gibi, ilgili ülkenin Sosyal Güvenlik Kurumu ile yazışma yapılarak, davacının sigortalılık durumunu araştırabilecek, yersiz ödeme yapıldığının anlaşılması halinde 5510 sayılı Kanunun 96.maddesi kapsamında kurum alacağı tahsil edilebileceği bu nedenle, Kurumun yaşlılık aylığı bağlanması için hizmet belgesi ibraz edilmesi yönündeki şartlı işleminin iptali gerektiği kanaatine varıldığı, 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu maddesinde aranan koşulların yerine getirildiği ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı, 5510 Sayılı Kanun’un 42 inci maddesi dikkate alınarak, 01.01.2021 tarihinden itibaren hak kazanılan yaşlılık aylıklarına hakediş tarihlerinden itibaren yasal faiz ile birlikte talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıya 01.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile bu tarihten sonra ödenmesi gereken aylıkların 01.01.2021 tarihi başlangıç olacak şekilde her bir aylığın hak kazanılan tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yurt dışı çalışmasının bulunmadığı, sadece tahsis talep tarihinde yurt dışında ikamet ettiği, tahsis talep tarihinde ilk derece Mahkemesi kararının gerekçesinde açıklandığı gibi yaşlılık aylığı şartlarını haiz olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkeler ile ülkemizdeki prim ödeme sürelerinin çakışması halinde, ülkemizdeki prim ödeme sürelerinin iptal edileceğini, davacıya Belçika’dan alacağı hizmet belgesini Kuruma ibraz etmemesi halinde işlem yapılmayacağının bildirildiğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 09.10.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunun Geçici 10 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi