YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2697
KARAR NO : 2023/2670
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2673 E., 2022/2500 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/716 E., 2022/177 K.
Taraflar arasındaki tarım bağ-kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; 1998/4, 1999/06, 2000/04, 2002-2004/03 dönemleri arasında Tekel’e tütün verdiğini, tütünle ilgili Bağ-Kur kesintilerinin Sosyal Güvenlik Merkezi’nde sisteme yüklenmediğini, Sosyal Güvenlik Merkezi’ne de başvuruda bulunduğunu beyanla gerekli kararın verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek haksız ve yersiz olarak açılmış davanın usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; …’un 01.05.1998 – 31.12.1999 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, uyuşmazlığın davalı Kurumun yanlış işleminden kaynaklanmadığını, Tekel Genel Müdürlüğü’nün kesintileri aktarmamasından kaynaklandığını, bu nedenle Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, … Gayrimenkul A.Ş.’nin ya da Tekel Genel Müdürlüğü’nün davaya dahil edilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Sonuç itibarıyla; 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede ve özellikle; davacının TEKEL’e teslim ettiği ürünlerden 1998/4. ve 1999/6. ayda Tarım Tarım Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığı, kamu kurumu niteliğinde olan eski TEKEL tarafından tevkifatların davalı Kuruma aktarılmamış olmasından sigortalıların etkilenmeyeceği, bu nedenle ilk derece Mahkemesince belirlenen sigortalılık süresinde isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davalı Kurum vekili istinaf talebinde davanın kısmen kabul edildiğini ve bu nedenle Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan etmişse de; davacının ilk celse 1998 – 2000 yılları arasındaki sigortalılık süresinin tespitini talep ettiğini beyan ettiği, ilk derece Mahkemesince de davaya konu uyuşmazlığın tutanağa “1998/4 – 2000 yılları arasında sigortalı olduğunun tespiti” olarak geçtiği, davalı Kurum vekilinin de “Mahkemece tespit edilen uyuşmazlık konusu doğrudur” diyerek beyanda bulunduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf talebinde isabet bulunmadığı, yine davalı Kurum vekili tarafından istinaf dilekçesinde, dava dilekçesince yargılama gideri talebinde bulunulmadığı beyan edilmişse de 6100 sayılı HMK’nın 332. maddesinde; Mahkemece yargılama giderlerine re’sen hükmedileceği düzenlenmiş olup buna göre yargılama giderlerine herhangi bir talep olmasa dahi kendiliğinden karar verileceği hep birlikte değerlendirildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur” gerekçesine dayalı olarak;
“Nazilli İş Mahkemesi’nce verilen 09.06.2022 Tarih, 2021/716 Esas ve 2022/177 Karar sayılı karara yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde yer alan itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığının belirlenmesi konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2 ,3 6,
9 ve 10 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…