YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2721
KARAR NO : 2023/3627
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI :
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin boşandığını, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra babası … … …’dan kalan maaşını alabilmek için …’ya başvurduğunu, müvekkiline maaş bağlandıktan sonra … tarafından durum tespiti yaptırılması için … … İl müdürlüğüne yazı yazıldığını, yapılan araştırma sırasında müvekkilinin evine gelen görevlilerin müvekkilini göremedikleri, komşuları ile görüştüklerini, ismini vermek istemeyen komşusu ile … isimli kişilerin müvekkilinin eşi ile birlikte yaşadıklarını beyan etmeleri nedeniyle yetim aylığının iptal edildiğini, ismini vermek istemeyen birinin beyanına itibar edilmemesi gerektiğini, komşunun boşanmadan haberdar olmayabileceğini, boşandığı eşinin evde veya evin yakınlarında tespit edilmediğini, … kayıtlarının incelenmediğini, iptal işleminin haksız olduğunu belirterek iptal edilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına ve kesilen yetim aylığının hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların hukuka, Yargıtay içtihatlarına ve kurum kayıtlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin kamu kurumu olduğunu, anlaşmalı boşanmalarda kurum zararına sebep olanların aldığı haksız aylıkların mevzuat gereğince kesildiğini, davacının aylık almak için muvazaalı olarak boşandığının tespit edildiğini, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.05.2016
tarihli ve 2014/393 Esas, 2016/614 Karar sayılı kararıyla,
Somut olay açısından, kolluk araştırma tutanakları, … kayıtları, … kayıtları, … cevabi yazıları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte yaşamadığı, kontrol memurluğu raporu dışında davacının eski eşiyle boşanma sonrası birlikte yaşadığını ispata yarar delil sunulmadığı, bu raporda ismi geçen tanık …’nın talimat mahkemesince alınan beyanları da nazara alındığında davacının boşanma sonrasında eski eşiyle birlikte yaşadığının ispat edilemediği gerekçesiyle,
Açılan davanın kabulüne,
Davacı …’nun yetim aylığının iptaline yönelik kurum işleminin iptali ile davacıya iptal edilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına,
Dava tarihi olan 04.06.2014 tarihine kadar davacıdan kesilen yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2016/17730 Esas, 2017/4740 Karar sayılı Bozma İlamında;
2.1 Yargılama konusu somut olaya gelince; Mahkemece filli birlikteliğin tespiti yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemektedir. Mahkemece öncelikle dava konusu yapılan istirdat dönemi ve tutarı kuşkuya mahal bırakmaksızın açık ve net bir biçimde belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin tespit edilen tüm adreslerinde komşularından kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, diğer delillerle birlikte değerlendirilmeli ve böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemenin 1. Bozma ilamına uyarak verdiği 16/12/2019 tarihli ve 2017/535 Esas, 2019/840 Karar sayılı 2. kararıyla;
Seçim kurulu kayıtlarının incelenmesinde davacı ile eski eşi …’nun adreslerinin farklı olduğu tespit edilmiş, bu hususun dosyada dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile teyit edildiği, yine … müdürlüğünden gönderilen mernis adres kayıtlarında tarafların adreslerinin farklı olduğu, … denetmenlerince hazırlanan tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olması nedeniyle toplanan tüm deliller ile davalının eşinden yetim aylığı almak amacıyla boşanmadığı ve hazırlanan müfettiş raporlarının aksinin ispatlandığı gerekçesiyle,
Davanın kabulüne,
Davacı Mesude …’nun yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile, iptal edilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına,
2-Yetim aylığı kesildiği tarih olan 01.12.2010 tarihinden dava tarihi 04.06.2014 tarihine kadar davalı tarafından yapılan ödemeler dışlanarak yetim aylığının kesildiği tarih 01.12.2010 tarihinden itibaren ödenmeyen yetim aylıklarının yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
A. 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarih, 2020/2874 Esas, 2021/1106 Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1.Yargılama konusu somut olaya gelince; mahkemece filli birlikteliğin tespiti yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemektedir. Davacının boşandığı eşinin tespit edilen tüm adreslerinde komşularından kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının ikamet etmekte olduğu ev kendisine ait ise tapu kayıtları getirtilmeli, yok davacı kira akdi ile oturmakta ise ev sahibinin tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, dava konusu dönem itibariyle davacı ve boşandığı eşinin medula kayıtları da getirtilmeli ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Tanık beyanlarının davacının eşini tanımadıkları ve davacının eşi birlikte yaşamadığını doğrular nitelikte olduğu, seçim kurulu kayıtlarının incelenmesinde davacı ile eski eşi …’nun adreslerinin farklı olduğu tespit edilmiş, yine … müdürlüğünden gönderilen mernis adres kayıtlarında tarafların adreslerinin farklı olduğu,eski eşi …’nun 17.08.2020 tarihinde vefat etmiş olduğu, davacının yaşadığı mahalde dinlenen kamu tanıklarının davacının eski eşinin vefatından önce ilişkileri olmadığını, birlikte yaşamaıkları, muvazaalı birlikteleri olmadığını beyan ettikleri ,tüm deliller ile davalının eşinden yetim aylığı almak amacıyla boşanmadığı ve hazırlanan müfettiş raporlarının aksinin ispatlandığı gerekçesiyle,
Davanın kabulü ile,
Davacı Mesude …’nun yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile, iptal edilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına,
Yetim aylığı kesildiği tarih olan 01.12.2010 tarihinden dava tarihi 04.06.2014 tarihine kadar davalı tarafından yapılan ödemeler dışlanarak yetim aylığının kesildiği tarih 01.12.2010 tarihinden itibaren ödenmeyen yetim aylıklarının yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili: Kurum işlemlerinin kanuna ve hukuka uygun olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ile kesildiği günden itibaren davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanunun 56 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.