Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2729 E. 2023/4137 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2729
KARAR NO : 2023/4137
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

Esas No : 2023/2729
Karar No : 2023/4137

¸
MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketlerde işe başladığı tarihinin 15.10.1996 tarihi olduğunu, işe başladığında şirketin isminin …olduğunu,18.10.2011 yılında…Tekstil olarak değişen aynı firmada işe başladığını, 1996 yılının 10. ayı ile 2001 yılının 7 inci ayına kadar olan ve 2004 yılı 10 uncu ayı ile 2008 yılı 6 ıncı ayına kadar çalışmasında eksik olarak bildirilen çalışmasının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.11.1996 tarihinde çalışmaya başladığını ve 30.11.1998 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, bu süre zarfında 506 gün çalışmasının olduğunu, davacının daha sonra 12.01.2000 tarihinde … A.Ş. de tekrar işe başladığın ve 13.03.2008 tarihine kadar kesintili olarak çalıştığını, bu süre zarfında 1204 gün çalışmasının mevcut olduğunu, …Tekstil de 14.07.2010 tarihinde işe başladığını, 18.10.2012 tarihine kadar kesintili çalıştığını, bu süre zarfından 424 gün çalışmasının bulunduğunu, 01.11.1996 tarihinden önceki dönemin hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının çalışmasının kesintili olduğunu, 12.01.2000 tarihinden önceki döneminde hak düşürücü süreye uğradığını, davacının çalışmasının kesintili olup olmadığı çalışmasının gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tanık dinlenecekse tanıkların beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, muarazanın kurum tarafından çıkarılmadığını, kurum aleyhine yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiğini, çalışma olgusunun varlığının ispatlanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.12.2015 tarihli ve 2013/286 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne; 01.10.1996 – 03.12.2004 arası dönemdeki çalışmaları için hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle reddine, davacının 04.12.2004 – 13.03.2008 tarihleri arası dönemde davalılardan 1009448 sicil nolu iş yerinde asgari ücretle tam gün süreyle süreli ve kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 29.03.2016 tarih ve 2016/2319 Esas, 202016/4472 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan ilkeler ışığında öncelikle, davalı şirketlerin Kurum, Ticaret Sicil, Oda nezdindeki dosyaları, kayıt ve bilgileri celp edilerek iki şirket arasında devir, intikal yada unvan değişikliği olup olmadığı irdelenerek aralarındaki hukuki ilişki belirlenmeli, davalı …’in Kurum tarafından ibraz edilen dosyasının, muhtemelen nakil sonrası yeni sicil numarasına ilişkin olduğu zira adı geçen şirket tarafından 1996 yılından itibaren bildirimde bulunulduğu nazara alınarak mevcut tüm belgeler araştırılmalı, bu kapsamda gerekirse her iki davalı işverenlerin yetkili kılınan yöneticileri, talep dönemi itibariyle bordrolara geçmiş kişiler de dinlenerek fiili durum itibariyle de işverenlik belirlenmeli, bu husustaki tereddüt giderildikten sonra, davacıya davalı işverenler ve dava dışı işverenler tarafından ibraz olunan işe giriş bildirgelerindeki imzaları sorularak, fiilen dava dışı işyerlerinde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli; yine mevcut tanık beyanlarının red edilen dönem yönünden hüküm kurmaya yeterli olmadığından hareketle, re’sen seçilecek bordro tanıkları ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ilgili kolluk ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu ile davacıya ödemelerin nasıl yapıldığı, çalışma gün ve saatleri titizlikle araştırılmalı; ardından gerek ibraz olunan belgeler gerekse alınan beyanlar birlikte değerlendirilerek bu kez hak düşürücü süre, talep ve bildirim tarihleri ile dava tarihi esas alınarak, davacının kesintili yada sürekli çalışma durumuna göre, her dönem yönünden ayrı ayrı değerlendirilmeli, bu anlamda tüm delillerden elde edilecek neticeye göre, davacının hizmet bildirimleri esas alındığında 01.11.1996-01.12.1998 yada 04.10.1999-13.03.2008 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kesintisiz çalışması ihtimalleri dahilinde hak düşürücü süre yeniden irdelenmeli; böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Kabule göre de; davacı yanca davalı olarak husumet yöneltilen … Tekstil Ltd.Şti ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamış olması ve davacı ile davalı işverenler vekil ile temsil edilmedikleri halde, lehlerine avukatlık ücreti tayini usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.12.2020 tarihli ve 2016/288 Esas, 2020/458 Karar sayılı kararıyla; … Tekstil Gıda Nak. İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve …A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; davacının 15.10.1996 – 01.11.1996 arası dönemdeki çalışmaların tespiti talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının 01.11.1996 – 30.06.2001 ile 03.10.2004 -13.03.2008 tarihleri arası dönemde davalı 1009448 sicil nolu işyerinde asgari ücretle tam gün süreyle kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

C.Bozma Kararı:
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 29.09.2021 tarihli 2021/5434 Esas, 2021/11221 Karar sayılı ilamı ile; “…1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-İnceleme konusu davada, davacı davalı işverene ait işyerinde 15/10/1996-2001/7, 2004/10-2008/6 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak, davacının “… Tekstil Gıda Nak. İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve …yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının 15/10/1996-01/11/1996 arası dönemdeki çalışmaların tespiti talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının 01/11/1996-30/06/2001 ile 03/10/2004-13/03/2008 tarihleri arası dönemde davalı …sicil nolu işyerinde asgari ücretle tam gün süreyle kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş ise de, talep konusu dönem içerisinde davacının dava dışı “…sicilli işyerinde” 01/12/1998-15/03/1999, “ … sicilli işyerinde” 15/03/1999-04/10/1999” tarihleri arasında bildiriminin bulunması karşısında, dava dışı işverenlere HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan ve gerekli tüm soruşturma yapılıp, uyuşmazlık konusu yönler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 04.11.2022 tarihli 2022/10 Esas, 2022/297 Karar sayılı kararı ile … Tekstil Gıda Nak. İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve …A.Ş .yönünden açılan davanın kabulü ile davacının 15.10.1996 – 01.11.1996 arası dönemdeki çalışmaların tespiti talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının 01.11.1996 – 30.06.2001 ile 03.10.2004 – 13.03.2008 tarihleri arası dönemde davalı 1009448 sicil nolu işyerinde asgari ücretle tam gün süreyle kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarındaki kadar çalışmasının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1-Dava, davacının davalı işverenler nezdinde 15.10.1996-2001/7, 2004/10-2008/6 arası dönemlerde önce davalı …ardından isim değişikliği yapıldığını iddia ederek … Tekstil şirketindaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2-Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

3-Eldeki davada ise, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere; “…sicilli işyerinde” 01/12/1998-15/03/1999, “… sicilli işyerinde” 15/03/1999-04/10/1999” tarihleri arasında bildiriminin bulunması karşısında, dava dışı işverenlere HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan ve gerekli tüm soruşturma yapılıp, uyuşmazlık konusu yönler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” şeklindeki bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Mahkeme, davacının bildirimi yapılan işverenleri davaya dahil etmiş, buradaki çalışmalara ilişkin inceleme ve araştırma yapılmamıştır.

5- Mahkemece yapılacak iş; bozma ilamı doğrultusunda davacının kesintisiz çalışma iddiası irdelenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

6-Davalılardan …A.Ş.’nin karar başlığında isminin “…” olarak yazılması da hatalı olmuştur.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine, gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.