YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2739
KARAR NO : 2023/5106
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/232 E., 2022/696 K.
KARAR : Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağkur sigortalılık tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 21.12.1990- 30.06.1994 tarihleri arasında vergi, 15.11.1993- 03.11.2004 tarihleri arasında limited şirket ortaklığı sebebiyle vergi kaydının bulunduğunu, 18.09.1995 tarihinden itibaren ise halen bir başka limited şirket ortaklığının devam ettiğini, 04.10.2000 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğunu, vergi kayıtlı olduğu sürelerde re’sen Bağ-Kur tescili yapılması gerekirken kurum tarafından bu sürelerde Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmediğini belirterek, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kayıt başlangıç tarihi olan 21.12.1990 tarihinden itibaren tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/78-2020/216. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2020/2221-2021/1889 Karar sayılı kararıyla; “…davacı vekili tarafından talebin başlangıç tespiti değil,tüm sürenin tespitine ilişkin olarak açıklandığı, mahkemenin davacının 21.12.1990 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verdiği,vergi ve şirket ortaklığı kesintisiz 04.10.2000 tarihine kadar devam eden davacının bu tarihe kadar Bağ-kur sigortalısı olduğu anlaşılmakla…,” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; “… her ne kadar mahkemece, “davacının 21.12.1990 tarihli itibariyle zorunlu bağ-kur sigortalısı olarak bağkurlu olduğunun tespitine” şeklinde hüküm kurulmuş ve bu kararın sadece davalı vekili tarafından istinaf edilmesi sonucu, bölge adliye mahkemesince, mahkemenin kararı, davacının vergi ve şirket ortaklığı süreleri nazarında 04.10.2000 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin reddine dair karar verilmiş ise de; sonuç olarak mahkeme hükmünün bir günlük tespit hükmü içermesi, ilgili hükmü davacı tarafın istinaf etmemesi ile temyiz edenin sıfatına göre, bir günlük tespit hükmü verilemeyeceğinin gözetilmesi gerekmektedir. …” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Mahkememizden verilen kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/1964 E. 2022/2895 K. Sayılı ilamıyla Mahkeme hükmünün bir günlük tespit hükmü içermesi, ilgili hükmü davacı tarafın istinaf etmemesi ile temyiz edenin sıfatına göre, bir günlük tespit hükmü verilemeyeceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay İlamında belirtilen gerekçeler nazarında davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, taleplerinin 21.12.1990 tarihinden itibaren sigortalılığa ilişkin olduğunu, daha önce kabul kararı verildiği için itiraz etmediklerini, bozma kararı sonrası talepleri gibi karar verilmesini istediklerini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun’un 45 ve 46 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle bir günlük Bağkur sigortalılık tespiti yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle red verilmesi gerektiğinin sonuca etkili olmamasına göre ; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.