Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2780 E. 2023/2296 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2780
KARAR NO : 2023/2296
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3743 E., 2022/3685 K.


KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/653 E., 2022/455 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kurum, sigortalısı …’nun 10.07.2018 tarihinde işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle haksahiplerine bağlanan iş kazası ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri ve hak sahiplerine ödenen cenaze gideri ödemesi nedeni ile katlandığı Kurum zararından dava dilekçesi ile 100000,00 TL’nin, ıslahla 211218,14 TL ‘nin gelirin tahsis ve onay tarihinden ödemelerin ise sarf ve ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizleriyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı işveren vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, kazanın tamamen sigortalının kusuru ile meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısının % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmişse de, müfettiş raporundan görüldüğü üzere davalının tam kusurlu olduklarını, sigortalının kusuru bulunmadığını, Kurum zararının eksik olarak tazminine ilişkin kararın yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kısmi dava olarak açılıp görülmesine ve sonra ıslah edilmesine itiraz etiklerini, somut alacaklar yönünden kısmi dava açılmasının usule ve kanuna aykırı olduğunu, davalı tarafından müteveffanın ailesine, hak sahiplerine ödenen maddi ve manevi tazminatın, yapılan hastane masraflarının ve cenaze giderinin sorulması talebinin reddedilmesine itiraz ettiklerini, 17.06.2020 tarihli celsede tanığa soru sorma hakkının engellendiğini, oysa savunma hakkının kutsal olduğunu ve hukuki dinlenilme hakkı bulunduğunu, tanık …yeterince dinlenmiş olsa işçinin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına 30.000,00 TL ve 350.000,00 TL manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı ve diğer tüm taleplere karşılık ödeme yapıldığının anlaşılacağını, cevap dilekçesi ekinde ödeme bilgilerinin sunulduğunu, müteveffanın eşinin ve annesinin her türlü talep ve şikayet haklarından feragat ettiklerini ve zararları tamamen karşılandığı için davalıyı ibra ettiklerini, yapılan ödemelerin peşin sermaye değerinden mahsubu gerektiğini, hükme esas alınan 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan kusur değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, düzenli olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitimler veren, işyerinde alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetleyen ve üzerine düşen sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak yerine getiren davalı şirketin kusursuz olduğunu, müteveffanın tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda tanıkların birbirini doğrulayan beyanlarının göz ardı edildiğini, dava kısmi dava olarak kabul edilebiliyorsa, faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda, ilk derece mahkemesince alınan 14.06.2021 ve 20.12.2021 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporlarında, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin % 80 oranında ve müteveffa işçinin % 20 oranında kusurlu oldukları kanaatine varıldığının bildirildiği; raporların yukarıda belirtilen değerlendirme ve irdelemeleri içerdiği ve iş hukuku ilkelerine uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetlemeye elverişli olduğu, raporlarda belirlenen kusur aidiyet ve oranlarının isabetli olduğu; hak sahiplerine yapılan ödemelerin Kurum zararından mahsubunun söz konusu olmayacağı; tespit edilen faiz başlangıç tarihlerinde hata olmadığı; davanın kısmi dava olarak açıldığı, Mahkemece de bu şekilde görüldüğü, bu davanın açılmasında hukuki yararın olduğu anlaşıldığından, tarafların istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf gerekçeleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un 21/1 ve 76/1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,