YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2800
KARAR NO : 2023/4755
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/189 E., 2022/2548 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/96 E., 2020/100 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı işveren vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Sultanköy Halıköyü Çamlık-Selçuk/… adresindeki 252186 nolu işyerinde 10.02.1991- 09.06.1995 arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz ve sürekli çalıştığını ancak gerçekte olması gereken sigortalı süresinin gösterilmediğini, çok az bir süre gösterildiğini, kontrol ve denetim görevini hakkıyla yerine getirmeyen Kurumun yasal ve objektif sorumluluğunun bulunduğunu, davacı …’ın 10.02.1991- 09.06.1995 tarihleri arasında geçen gerçek hizmetlerinin tespitini talep etmiş, 29.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı …’ın tespitini talep ettikleri hizmet süresini 12.02.1992 ile 03.07.1995 tarihleri arasında geçen süreler olarak belirlenmesi yönünde ıslah talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davanın usule ilişkin itirazları yönünden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın, Egenet Turizm ve Tic. A. Ş’ne karşı açılmış olduğunu, Çağrı Turizm Tic. A. Ş.’nin, Egenet Turizm ve Tic. A. Ş’ni, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte 26.03.2004 tarihinde devraldığını, yetki itirazında bulunduklarını, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davada fiili çalışmanın varlığının ispatı külfetinin davacıya ait olduğunu, müvekkili şirket kayıtları kapsamında, müvekkil ile davacı arasında bilinen mevcut bir hizmet sözleşmesi ilişkisi olmadığını, çalışmanın tespiti istenen tarihlerin 10.02.1991 – 09.06.1995 yılları aralığına ilişkin olması ve davacının kurumu “davalı” göstermesi nedeniyle, Mahkemece, davacıya, talep sonucunun açıklattırılması ve huzurdaki davanın, sigortalılık gün başlangıcının tespiti mi yoksa sadece hizmetlerin tespitine ilişkin mi olduğunun belirlenmesi zorunluluğu bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait hizmet döküm cetvelinde kuruma bildirilen süreler açısından dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen unvan ile Kurum kayıtlarındaki işveren ünvanın örtüşmediğini, davacının hangi işyerinde çalıştığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlamak zorunda olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirilen davalar olduğu ve bu sebeple iddianın resmi ve yazılı kayıt ve belgelerle ispatlanmasının gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalı Egenet Tur. Tic. Aş tarafından dahili davalı … Tur. Tic. A. Ş.’ne devrolunan ve Enet Sosyal Medya İnternet ve Yayıncılık A.Ş. ile birleşen … sicil nolu işyerinde hizmet akdine istinaden asgari ücretle sürekli ve kesintisiz 12.02.1992-09.06.1995 tarihleri arasında 1198 gün çalıştığı, 423 günlük çalışmasının kuruma bildirildiği, 775 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde işe başlayış ve işten ayrılış tarihlerinin sehven farklı yazıldığını, 29.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 12.02.1992-03.07.1995 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti olarak düzeltildiğini, iki bilirkişi raporunda da 12.02.1992 ile 03.07.1995 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istenen gün sayısının 799 gün hesabı yapılmasına rağmen davalının itirazı ile ikinci kez hazırlanan bilirkişi raporunda 12.02.1992 ile 09.06.1995 tarihine itibar edilmesi ve 775 güne karar verilmesinin adil olmadığını, yargılama süresince toplanan deliller, bordro tanıkları ve kamu tanığının beyanları ışığında; davalı tarafın itirazlarına itibar edilmemesi, iki bilirkişi raporunda da 12.02.1992 – 03.07.1995 tarihleri arasındaki hizmetlerin tespiti istenen gün sayısının 799 gün olarak belirlenmiş olmasının esas alınarak gerçek hizmetlerinin tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkemece davacının müvekkili şirkette 12.02.1992 – 09.06.1995 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığına ilişkin tespitinin dava dosyasındaki deliller ile uyuşmadığını, dava dosyasına sundukları delillerin yerel mahkemece incelenmediğini, yeterince araştırma yapılmadığını, emsal gösterilen dava dosyaları celp edilmeden husumetli tanık beyanları ve hatalı tanzim edilen bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, 20.06.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine eklenen 3-D maddesine göre el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ve meslek hastalıkları ile analık ve hastalık sigortası kollarının uygulandığını, hatalı ve yanlı tespitlere dayalı tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ileri sürmüştür.
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; hukuka uygun düzenlenmeyen bilirkişi raporuna ve gerçeği yansıtmayan tanık anlatımlarına dayanılarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… 12. İş Mahkemesi’nin, 23.06.2020 tarihli, 2017/96 E, 2020/100 K. sayılı kararına yönelik davacı vekili, davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 12.02.1992 ile 03.07.1995 tarihleri arası dönemde davalı işveren yanında kesintisiz olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 57 nci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.
3. Değerlendirme
Somut davada, davacı 12.02.1992 ile 03.07.1995 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının 12.02.1992-09.06.1995 döneminde davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde 506 sayılı Kanun’un 3/D bendi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.