Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2801 E. 2023/4742 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2801
KARAR NO : 2023/4742
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/276 E., 2022/2524 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/273 E., 2020/300 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili ve fer’i müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı , davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.05.2001 ile 10.08.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarında bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin feshedildiğini, şirketin her tür kaydının kapatıldığını, davacının çalışmış olduğu işten 10.08.2009 tarihinde ayrılmış bulunduğunu, davacının istihdamının sürekli çalışma niteliğinde olmadığını, işyerinin, meyve-sebze kasası imalatı yapan bir firma olduğunu, davacının Aydın 2. İş Mahkemesi’nde 2009/327 E. ve 2012/459 K. sayılı işçi alacağı konulu dava açtığını, bu davanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu dosyada davacının çalışma günlerinin eksik gösterildiğinden hiç bahsetmediğini belirterek; davanın reddini istemiştir.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı …’in, davaya konu dönemde 1053303 sicil sayılı işyerinde toplam 1438 gün kesintili olarak hizmetinin kuruma bildirildiğinin anlaşıldığını, diğer davalıya ait işyerinin, 03.01.2001 tarihinde kapsama alındığını, 30.06.2011 tarihi itibariyle yasa kapsamından çıkartıldığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1053303.09 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işveren Perkoğulları şirketine ait işyerinde davacı …’in, 18.05.2001 ile 10.08.2009 tarihleri arasında 2963 gün çalıştığı, 1463 gün çalışmasının bildirildiği, 1500 gün asgari ücretli çalışmasının diğer davalı kuruma bildirilmediğinin tespitine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; davacı 15907069 sigorta sicil nolu … ‘in Aydın Sosyal Güvenlik İl müdürlüğünde 1053303.09 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işveren Perkoğulları Ambalaj Kutu Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait işyerinde 18.05.2001 ile 10.08.2009 tarihleri arasında 2963 gün çalıştığı, 1463 gün çalışmasının bildirildiği, 1500 gün asgari ücretli çalışmasının diğer davalı kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde, tasfiye memuru olarak atanan kişilerin ticaret sicilince tescili ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanının kanuni zorunluk olduğunu, kesinleşen ihya kararına istinaden tasfiye memuru olarak tayin edilen … ve …’e doğrudan tebligat çıkartılmasının geçersiz olduğunu, geçersiz bir şekilde tasfiye memuru sıfatını kazanan tasfiye memurlarının kendini ifade etme ve vekille temsil etme imkanı sağlanmadığını, münfesih şirkete dava açılamayacağından ve tasfiye sürecinde mevcut bir dava ve alacak bulunmadığından tasfiye sürecinin tamamlanmasından ve şirket kaydının terkininden sonra açılmış bir dava bakımından ek tasfiye işlemi bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, hak düşürücü süre itirazının değerlendirilmediğini, mahkemenin hak düşürücü süreyi, kesinleşen işçi alacakları davasını güçlü delil kabul etmesine rağmen kesin delil olarak kabul ederek çeliştiğini belirterek , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı … Berk vekili, tasfiye memuru olarak atanan kişilerin Ticaret Sicilince tescili ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanının kanuni zorunluk olduğunu, kesinleşen ihya kararına istinaden tasfiye memuru olarak tayin edilen … ve …’e doğrudan tebligat çıkartılmasının geçersiz olduğunu, geçersiz bir tebligatla tasfiye memurunu davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, geçersiz bir şekilde tasfiye memuru sıfatını kazanan müvekkili Mustafa Berk’in kendini ifade etme ve vekille temsil etme imkanı sağlanmadığını, tensip kararı ve duruşma günü tebliğ edilmeden yokluklarında yapılan yargılamanın yok hükmünde kabul edilmesi gerektiği ve eski hale iade taleplerine karar verilmediğini, münfesih şirkete dava açılamayacağından, müvekkilinin de temsilciliğinin hukuki zemine dayanmadığından, şirketini ve şahsını savunmasını ortaya koymada sınırlandığını ve adil yargılanma ile hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığını, hak düşürücü süre itirazının değerlendirilmediğini, mahkemenin hak düşürücü süreyi, kesinleşen işçi alacakları davasını güçlü delil kabul etmesine rağmen kesin delil olarak kabul ederek çeliştiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

3. İstinaf kanun yoluna başvuran fer’i müdahil vekili, mahkemenin sadece tanık beyanlarını esas aldığını, kurum kayıtlarının aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ücret bordroları ve puantaj kayıtları ile hizmet bildirimlerinin paralellik içinde olduğu, davacının, davalı işverene yönelik işçilik alacaklarına ilişkin Aydın 2 inci İş Mahkemesi’nin 29.08.2012 günlü, 2009/367 Esas ve 2012/459 Karar sayılı kararında, ücret bordroları ve puantaj kayıtlarının matbu olması ve tanık beyanları esas alınıp, davacının, davalı işveren şirkete ait işyerinde 18.05.2001 ile 10.08.2009 tarihleri arasında 8 yıl 2 ay 22 gün çalıştığının kabul edilmek suretiyle işçi alacaklarının kabulü yönünde kurulan hükmün Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği gerekçesi ile istinaf başvurularının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama safhasında tanık olarak dinlenen …, …, …’ın anlatımlarından, imza içeren ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtlarının, işten çıkartılmaya dair manevi ikrah altında imzalandığının anlaşıldığını, bu nedenle haklı olan davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ıncı maddesi , 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.