YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2840
KARAR NO : 2023/3740
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3698 E., 2022/3877 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/375 E., 2022/212 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanında…araçta şoför olarak 01.04.2017 – 31.09.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, davacı ile 23.03.2017 tarih ve 03444 yevmiye numaralı vekaletnamede belirtildiği gibi kendisi ile…plakalı aracında şoför olarak çalışması konusunda herhangi bir sözleşme söz konusu olmadığını, vekaletnamede belirtildiği gibi aracının resmi dairelerde işlerini takip etmesi ve şirketlere kiraya vermesi hususunda vekaletname düzenlendiğini, kendisi ile şifahi olarak yaptığı pazarlıkta kendisine belirli bir maaş verilmesi emekli olduğu için sigorta istemediğini, maaşının da kızı Merve Uçar’a ödendiğini ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde;davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın Kabulü ile; davacının davalıya ait işyerinde 01.04.2017 – 31.09.2017 tarihleri arasında 180 gün hizmet akdini tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Fer’i müdahil Kurum vekili, davacının eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile birlikte sigortalının çalışma gün ve sayısını kazanç durumunu çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri, 4 aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu kanıtlarla ispatlanması gerektiğini, tek başına işe giriş bildirgesi verilmesinin yeterli olmadığını, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının zorunlu olduğunu, mahkemece davacıya ait sigorta sicil dosyası, işveren nezdindeki şahsi sicil dosyası, dönem bordroları, işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları vs.belgelerin celp edilerek incelenmesi ayrıca bizzat işverenin ifadesine başvurularak davacının bu iş yerinde çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, tanıkların davacı ile aynı iş yerinde çalışan bordro tanıklarından olması gerektiğini tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, tanık beyanları, takoğraf kayıtları, davacı adına düzenlenmiş trafik ceza tutanakları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu sürede kesintisiz olarak davalıya ait…plakalı aracın şoförlüğünü yapmak suretiyle hizmet akdiyle çalıştığı anlaşılmakla davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 506 sayılı Kanunun 63/A, 79 uncu ile 5510 sayılı Kanun’un 80 inci ve 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
2.İnceleme konusu dosyada; davacı 01.04.2017-31.09.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının davalı iş yerinden bildiriminin olmadığı, davacının 01.05.2011 tarihinden itibaren 506 sayılı yasa kapsamında aylık aldığı anlaşılmaktadır.
3.506 sayılı Kanunun 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.
Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.
4.Somut dosyada, davacıya ilişkin yaşlılık aylığıyla ilgili tahsis dosyası celp edilmeli, yaşlılık aylığı aldığının tespiti halinde davacının beyanı alınmak suretiyle talebin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğu hususları açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.