YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2841
KARAR NO : 2023/3735
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; sigortalılık başlangıç tarihinin öncelikle 01.10.1990 tarihi olduğunun, bu olmadığı takdirde 506 sayılı Kanun kapsamında 18 yaşını doldurduğu tarih olduğunun tespiti ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kuruma müracaat şartının yerine getirlimediği için davanın usulden reddini, kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “506 sayılı Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 nci madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının uyuşmazlık konusu dönemde, dava dışı işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacının çalışması, anılan Kanun kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tâbi sigortalılık hizmeti olarak değerlendirilemeyeceğinden çalışmasının geçtiği belirtilen tarihin de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü olanaklı değildir.” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin sigortalılığının tespitine konu işin, işverene ait iş yerinde işverenin denetim ve gözetimi altında ve işverene bağımlı olarak geçtiği, yapılan işin hizmet akdi niteliğinde olduğu ve uzun vadeli sigorta koluna bağlı olduğunu bu hususun da genel olarak kabul gördüğünü, müvekkilinin dava dışı iş yerinde çay ocağında çalıştığı tespit edilmiş iken, asli görevinin halı dokuma olduğu yönünde kesin ve net bir tespit bulunmamasına rağmen mahkemece tahminler üzerine karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin asli görevinin halı dokuma işi olduğu yönündeki mahkeme tespitini kabul etmemekle birlikte aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an müvekkilinin asli işinin halı dokuma olduğu düşünülse de Anayasal sosyal güvenlik ilkesinin ihlalini doğuracak şekilde verilen yerel mahkeme kararının yasalara aykırı olduğunu, tüm dosya kapsamı, kurum kayıtları, tanık beyanları, müvekkilinin işe giriş bildirgesi, müvekkiline ait sigorta sicil kartı bir bütün olarak incelendiğinde açılan davanın sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası olduğu, müvekkilince fiilen dava dışı işyerinde çalıştığının kesin ve net ortaya konulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile” anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında mahkemenin davanın reddi yönündeki değerlendirmesinin yerinde olduğu,” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2-506 sayılı Kanun’un 3 ncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 1 nci maddesiyle eklenen (D) bendi şu şekildedir.
“ Mülga 506 sayılı Kanun’un 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 – 3395/1 md.) “ El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85’inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mülga 506 sayılı Kanun’un 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 – 3395/1 md.) ” El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85’inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bölge adliye Mahkemesi tarafından sigortalının talep ettiği tarih itibariyle uzun vadeli sigorta yönünde tespitte bulunulamayacağına dair gerekçesi yerinde görülmüştür.
3- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.